Ümit Gezgin’in Resimleri

Mekanı estetik bir gerçeklik doğrultusunda algılamak Ümit Gezgin’in temel yaklaşımı olarak karşımıza çıkmaktadır. Çevresel gerçekliği kendi özgün süzgecinden geçirirken ressam, Monet’in yaptığı bir duyarlılıkla, görüntüyü yansıtma değil, görüntüye anlam katma çabası içine girer..

Dahası o, bazı naturalistlerin yaptığı ve Aristo’nun sanatı tarif ederken; “..bir ayna al kendine tut çevreye, yaptık gitti, dağı, denizi, ağacı..” demesi gibi, bir yaklaşımla çevreye bakmaz; bu duyarlılık görsel veya optik gerçekliğe birebir sadık ve bağlı olmayı gerektirirken; Gezgin; duygu ve düşüncelerini de devreye sokar ve spontane bir yaklaşımla görüntü ve duygu arasındaki bağlantıyı olabildiğince kişiselleştirir ve özgün bir şiirsel yapı kurmaya çalışır..

Zaten kendisi de resimleri hakkında şunları söyler: “..resim benim için bir algılama ve mekanı dönüştürme biçimidir.. şairler gibi, duygularımı, sezgilerimi devreye sokmak isterim.. nasıl şairler ilhamla, sevgiyle şiire yönelir ve kelimelerle duygu, düşünce, his ve var oluş avına çıkarlarsa.. ben de çizgi ağırlıklı resimlerimle, spontane gelişen gözlem ve o gözlemlere eklemlenen duygu ve düşüncelerimle, şiirsel katlar, şiirsel olabilen çizgi, kompozisyon ve renk alanları oluşturmaya çalışırım… bunu yaparken de olabildiğince perspektife, derinlik algılamasına ve duygusuna dikkat ederim.. çünkü derinlik, uzam; benim için adeta yaşam olgusu demek… derinliksiz resimler beni çekmediği gibi, derinlik olgusunun adeta yaşama bilincini tetikleyen bir olgu olduğunu görür ve düşünürüm.. resimlerimde de özellikle bunu oluşturmaya çalışırım.. en soyut resimlerimde bile derinlik ve perspektif oluşturmaya çalışırım…”

Gezgin’in resimleri içinde; gökyüzü, ağaçlar, binalar, çevre ve insanlar var.. bunlar çizgisel ve ona eşlik eden renklerle var oluyor.. özgünlük, yani kendine göre bir anlatım gerçekliği onun resimlerinde önemli bir öge.. sanatın var oluşu, onu algılamayla da ilgili.. Gezgin’in resimlerinde gelişen yapı, sürekliliği olan, değişkenliği olan, çizgi ağırlıklı bir yapı..

Kısacası; Ümit Gezgin mekanı estetik bütünlüğü içinde kavrıyor. Bütün resimleri göz önünde tutulduğunda, nostaljik mekan gerçekliğinin onun resminde belirgin bir öge olduğunu pekala söyleyebiliriz..  O nostaljik, yani geçmişe ait olanda yüksek bir duyarlılık alanı, giderek şiirsellikte bulduğunu bütün resimlerinde gösteriyor…

Bir Cevap Yazın