BAŞKENT’DE VE YAŞAMDA SANAT Cer Modern’de Picasso, Akademi’nin 131. Yılı ve Gülsün Karamustafa

HATİCE KUMBARACI GÜRSÖZ

Cer Modern’de Picasso

Ünlü İspanyol sanatçı Picasso’nun, 20. yüzyılın ilk yarısına ait en önemli gravür dizisi 06 Mayıs – 20 Temmuz 2014 tarihlerinde Ankara’da Cer Modern’de sergileniyor. Ben, 20. yüzyılın en önemli sanatçısı İspanyol Ressam Pablo Picasso’nun “Doğduğu Evden Gravürler ve Seramikler” isimli sergisine 5 Mayıs’ta ön açılış kokteyline yağmurlu bir günde gittim. Sergi’de Picasso’nun Malaga’daki evinden seçılmiş 56 gravür, 8 seramik ve çocukluk yıllarına ait değerli eşyaları sergileniyordu.

Sergide, tema ve teknik açıdan ilginç bir çeşitliliği yansıtan gravürlerde genel olarak, aşk, çıplaklık, erotizm, tutku, kaos, portre, mitolojik temalar ve yaşam öyküsel göndermeler görülüyordu. Eugéne Delacroix ve Lucas Cranach’ın eserlerini yeniden yorumlayarak San Fernando Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki yıllarına geri dönüşüne şahit olduğumuz sanatçının, özel hayatına da yer vererek, sevgilisi François Gilot ve iki çocuğunu tasvir eden gravürleri de dikkati çekiyordu.

Geçtiğimiz yüzyıldan itibaren tüm zamanların görme biçimlerine damgasını vuran sanatçının üslupsal geçiş örneklerini sunan ve Mario Virgilio Montañez Arroyo küratörlüğünde derlenen seçki, sonsuz arayışlarla dolu dünyasının bir yansıması niteliğinde. Picasso Vakfı, Picasso Evi Müzesi Koleksiyonu’ndan derlenen gravürler, sanatçının klasisizm, kübizm ve gerçeküstücülüğü birleştirdiği ve dönüştürdüğü yarım asırlık ışıltılı yaratım serüveninde, 1923 ve 1969 yılları arasında kullandığı kalıpları, tekniği ve tarzı panoramik bir bütünlük içinde sunuluyor.

Geleneğe mal olan temalar, Picasso’yu, 20. yüzyılın en büyük sanatçısına dönüştüren durmak bilmez arayışını, sanatçı özgürlüğü ve özerklik savunusunu yansıtan altı bölüm aracılığıyla tartışılıyor. Farklı konuların gerçekçi betimlemelerinden kübist ve sürrealist yorumlarına uzanan gravür ve seramiklere, Picasso’nun çocukluğunda sahip olduğu kişisel eşyaları da eşlik ediyor.

Sanatçının yaptığı gravürlerde bakır üzerine aside yedirme ve taşa aktarılmış kağıt üzerine litografi kalemi, fırça, lavi ve kazıma bıçağı ile yapılan teknikleri gördüğümde, Akademi’de Sabri Berker Hoca’nın atölyesindeki baskı çalışmalarımı hatırladım

Yurtdışında Melburn, Paris, Atina, Basel ve Köln gibi bir çok şehirde Picasso sergisi izledim. Bu sergilerin tamamı pentür ağırlıklıydı. İlk defa bu kadar graviürü bir arada gördüm. Küratör
Arroyo haklı olarak eserlerin ışıktan etkilenmemesi için büyük bir hassasiyet göstererek galeride özel bir ışıklandırma yaptırmış. Ancak düşük tutulan ışık seviyesi ve ayrıca tavanın da çok yüksek oluşu nedeniyle galeri oldukça karanlıktı. Bu nedenle eserlerin tanıtım yazıları okunamadığı gibi eserleri izlemekte bile güçlük çekiliyordu. Oysa Avrupa müzelerindeki ışık tekniği burada da uygulanabilirdi.

PET Holding’in 40.yıl kutlaması çerçevesinde sporsonluğunu üstlendiği Picasso Sergisi’nin CER Modern ve İspanvol Büyükelçiliğinin katkılarıyla Ankara’ya getirilmiş olması ve hazırlanan zengin katalog Ankara’daki sanat çevresi için Picasso’yu tanımak açısından bulunmaz bir fırsat oldu. Bu serginin, Picasso’nun1932 de tamamladığı “Kurtarma” isimli eserinin New York’ta 31.5 milyon dolara satılmasından hemen sonra açılması sergiye ayrı bir özellik kattı.

Akademi’nin 131. Yılı

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin kuruluşunun 131. yılı kutlamaları çerçevesinde, Mimar Sinan Üniversitesi ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mezunları Derneği Ankara Şubesi ile Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nin ortak projesi olarak 02-18 Mayıs 2014 tarihleriinde Plastik Sanatlar Sergimiz açıldı.

Baharın müjdelendiği Mayıs ayında, özgürlüğü, umudu ve sevinci yarattıkları eserlerle yakalama çabasındaki sanatçılar, Atatürk sevgisi ve ilkelerini bir kere daha yüreklerinde hissediyorlar.

Değerli profesörlerin, ünlü ressam, heykeltıraş, mimar, grafiker ve seramik sanatçılarının üyesi olduğu bu dernek, ülkemizdeki ilk resmi sanat kurumu olan Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ile birlikte 131 senedir Türk kültür ve sanat hayatına artan bir şekilde hizmet vermektedir.

Hatice Kumbaracı Gürsöz, Bahattin Gürsöz

Sergiye aşağıdaki sanatçılar değerli esrleriyle katıldılar: Azimet Karaman, Birsen Salahi Görbil, Canan Deliduman, Cavidan E. Yegül, Faruk N. Erkal, Gencay Kasapçı, Gülnur Varol, Gür Dalkıran, Güzin Göker, Hatice Kumbaracı Gürsöz, Himmet Gümrah, İdil Ayçe Aba, İlknur Kazak, Lütfü Günay, Mete Demirbaş, Nazan Sönmez, Nuran Altıata Kuzulugil, Sabahattin Gündoğdu, Semra Doğan, Serpil Akyıl, Turan Erol, Ülkü Bartınlıoğlu, Yüksel (Boz) Öcal.

Basın, sanat eleştirmenleri ve sergiyi gezen sanatseverler, sergimizi bu sezon Ankara’da açılan Karma Plastik Sanatlar Sergileri arasında en çok ses getiren olduğunda birleştiler. Bu değerlendirme biz sanatçıları çok mutlu etti.

Gülsün Karamustafa

Ankara’da Garanti Bankası’nın sanat galerisi olan Salt Ulus’ta Gülsün Karamustafa’nın “Vadedilmiş Bir Sergi”sine giitim. 22 Nisan’da açılan sergi 21 Haziran’a kadar sürecek.


Gülsün’le Akademi’de aynı dönemde okuyup mezun olduk. Ben Neşet Günal, o Bedri Rahmi atölyesindeydi. Nazari derslerde ise aynı sınıftaydık. Sergilerini hep takip ettim. İlk defa, 70’li yılların sonundan günümüze kadarki eserlerinden bir kesiti topluca gördüm.

Sergide işlenen göç, yeniden edilme, gecekondu yaşamı gibi temalar ile video enstalasyonundaki Batı-Doğu ayrımında kendisini nasıl konuşlandırdığı kırk yılı aşkın sanatsal pratiğinin döngüsel özelliğine işaret ediyor. Yeşilçam’ın baygın bakışlı kadınları, Arabesk şehrin manzaraları, Anadolu kadınının gecekondudaki hayatı, süslü danteller, plastik şişe ve çiçekler, panter desenli İsa, Elvis’in patchwork portresi ve Son Akşam Yemeği halısı gibi eserlerin sergide bir araya getirilmesi yadırgatıcı olmayıp bütünleyici bir görünüm oluşturuyor.

Sergiyi heyecanla izledim. Görülmeye değer bir sergi…

Ankara’dan şimdilik bu kadar… Mutlu, sağlıklı, sanat dolu günler dilerim.

Not: Bu yazı Sanat Tasarım Gazetesi’nin Mayıs 2014 sayısında yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın