Mekanlar ve Zamanlar: Feneryolu ve Fenerbahçe Semtleri

ÜMİT GEZGİN
Güneşli bir gün.. apartmanlar arasına sıkışmış Feneryolu ve Fenerbahçe eski zamanların sakinliğine bu koronalı günlerde bile ulaşamıyor.. insanların zorunluluktan dışarılara çıkamadığı ve evde kalmanın daha güvenli ve huzurlu olduğunu, dışarıya zorunlu hallerde çıktıklarında daha iyi anladıkları bu zamanlarda.. aslında keyifli, güzel ve huzurlu bir ortamla da karşılaşmıyorlar…

Feneryolu’nun en eski binası: Feneryolu sitesinin Bağdat Caddesi’nden görünümü Mayıs 2020
Fenerbahçe pilajı 1950’li yıllar


Eski güzel günlerden bir şeyler kalmamış geriye.. o eski güzel günler.. eski köşkler, eski bahçeli evler, sakin yollar ve birbirine düşmanmışcasına değil, mutlulukla, huzurla bakan insanlar…Bu insanların ve mekanların arasında yaşamış şimdinin yaşlıları için dışarısı, hiç de güvenli ve güzel olmayan bir dünya demek.. dünyadan ziyade, karmaşa, güvensizlik, güzellik dışı ve endişe…
Bir zamanlar niye güzeldi etraf.. ağaçlar, yollar.. insanların birbirlerine tebessümleri.. o zamanlar gözleri, dudakları.. yüzleri genel olarak görülüyor, anlaşılıyordu duygular.. ama şimdinin yarı kapalı yüzleri, artık anlaşılamıyor.. duygular, ruhların aldığı hal.. karakterler, bakışların gizli-açık anlamları.. yüzlerin gizlediği ve gözlere sirayet eden düşünceler, duygular.. bunlar artık ortaya çıkmıyor.. bu nedenle yazarların bile anlatacağı şeyler sınırlı kalmaya başladı… Orhan Veli’nin dediği gibi; kelimelerin kifayetsiz kalması durumu.. Anlatamama durumu..
Ahmet Hamdi Tanpınar ne diyor; “İstanbul mahalleleri yirmi, otuz senede bir çehre değiştire değiştire yaşarlar ve günün birinde park, bulvar, yol, sadece yangın yeri, ‘hali arsa’ geleceğe ait çok zengin ve iç açıcı bir proje olmak üzere birdenbire kaybolurlar..”

Feneryolu sitesinden, şimdinin Bağdat Caddesi üzerindeki Dünya Göz’ün tarihi binasına bakış.. Mayıs 2020
1950’li yıllar Bağdat Caddesi, Feneryolu


Güzellikler böyle kayboldu.. anılar, umutlar, gelecek hayalleri, güzel günler özlemi.. çünkü bunların hepsi mekanla da bağlantılıdır.. yaşanılan mekanlar.. parklar, bahçeler, evler.. yollar, köprüler.. eğer bunlar yok edilir veya tarihsel kimliği ortadan kaldırılırsa.. boşluk ve anlamsızlıktan başka bir şey kalmaz.. şimdilerde insanların yaşadıkları da bu.. boşluk ve anlamsızlık durumu.. içeride yaşamak zorunda kalan milyonlar.. yaşadıkları sanal gerçeklikten, gerçeğe, dışarı çıktıklarında, aslında her şeyin ne kadar anlamsız ve mutsuzluklarını çoğaltan şeyler yumağı olduğunu hissederek, kahroluyorlar.. bir de yarım insan olmanın, yoksun bir varlığa dönüşmenin sıkıntılı halleri var üzerlerinde…

Bağdat Caddesi, Feneryolu, Mayıs 2020

Koronalı günler.. herkesi yoksun yaptı.. yarım varlık haline getirdi ve kötürüm bıraktı… Ruhlarda daha derin açmazlara dönüşen bu travmalar, nasıl bir dünyayı önlerine serecek bundan sonra.. bir de çevrenin, evlerin, bahçelerin ve tarihin yok edildiği çevrede yaşadıklarının bilincine daha derinden vardıkları şu zamanlarda…

Feneryolu’ndan Fenerbahçe’ye
İstanbul Kadıköy’de bir mahalle. İstasyonu vardır ve Bağdat Caddesi üzerindeki nezih semtlerden biridir. Kızıltoprak ile Selamiçeşme arasında yer almaktadır. Ahmet Mithat Efendi ve Cemil Topuzlu caddeleri ile Minibüs Caddesi arasında kalan kısımdır.

Ahşap köşklerden biri

1870’te Haydarpaşa-İzmit demiryolunun tamamlanması ile sahilde ve istasyon civarlarında banliyöler oluşmuş, buralarda büyük bahçeler içinde konumlanmış ahşap köşkler inşa edilmiştir; Feneryolu da bu alanlardan biridir. Mahallede yerleşim ilk olarak büyük bahçeler içinde yer alan ahşap köşkler ile başlamış, zamanla kent yönetimince ahşap kullanımına geltirilen kısıtlamalar ve çağdaş malzemelerin de yaygınlaşması ile kagir ya da betonarme yapım tekniği ile müstakil konutlar inşa edilmeye başlanmıştır. İstanbul’a olan yoğun göçten önce buradaki evler genelde yazlık olarak kullanılmaktaydı, 1960’lardan sonra ise apartmanlaşma başladı ve müstakil aile evleri yerlerini ortalama 4 katlı olan apartmanlara bıraktı. Feneryolu Mahallesi, son yüz yılda gerçekleşmiş tüm mekânsal kırılmaların okunabildiği ve bu kırılmaların ortaya çıkardığı farklı dönemlerin örneklerinin eş zamanlı görülebildiği bir kentsel mekândır. Her şeye rağmen bazı sokakları hâlen yemyeşildir. Günümüzde nüfusu yoğun olarak öğrenciler ve emeklilerden oluşmaktadır.

Feneryolu aynı zamanda çok az kişinin bileceği eski bir demiryolu hattına da ev sahipliği yapmıştır. Açılışı Eylül 1872’de yapılan bu hat; Feneryolu tren istasyonundan başlar, Sabit Pazar’da bir kavis çizip Bağdat Caddesi’ni geçer, büyük Fuat Paşa Bahçesi’nin duvarına bitişik ilerler, bahçeler ve köşkler arasından Fenerbahçe’ye ulaşırdı. Bu hat, özellikle I. Dünya Savaşı’nda askerî amaçlı kullanıldı. 1934’te Fenerbahçe’ye yapılan cephaneliğe nakliyat için arada sırada sadece askerî amaçlarla bu hattan yararlanıldı. Mart 1970’te üzücü bir biçimde 98 yıldan beri mevcut olan tren rayları, hattın artık çalışmadığı gerekçesiyle sökülerek kaldırıldı. Rayların üzerinde bulunduğu ve cadde kotundan bir miktar daha yüksek olan dolgu şerit ise, tıraşlanarak caddeyle aynı hizaya indirildi.

Fener’e giden demir yolu, Feneryolu’ndan geçerdi..


Fenerbahçe
Fenerbahçe, İstanbul’un Anadolu yakasında, Marmara Denizi kıyısında, Kadıköy ve Moda’nın güneyinde, Kızıltoprak ve Çiftehavuzlar semtleri arasında kalan tarihi semt. Fenerbahçe Spor Kulübü adını bu semtten almıştır.

Bir zamanların Fenerbahçe’sindeki köşkler
Fenerbahçe Parkı, Nisan 2020

Fenerbahçe, Marmara Denizi’ne doğu-batı yönlerinde uzanan bir yarımadadır. Yarımadanın batısı, kuzeyinde Kalamış, güneyinde Fenerbahçe koyları olmak üzere bir berzahla karaya bağlanan ve batı ucunda fenerin yer aldığı bir diğer küçük yarımada şeklindedir. Bu yarımadanın güneybatısındaki burun Fenerbahçe Burnu; Fenerbahçe Koyu’nun doğusunda kalan ve Fenerbahçe Koyu ile Dalyan Koyu’nu birbirinden ayıran burun ise Laz Burnu adını alır. Tarihi çekirdeği bugünkü Fenerbahçe Feneri’nin ve çeşitli spor kulüpleri ile Yelken Kulübü tesislerinin bulunduğu küçük yarımada üzerinde olan semt, günümüzde kuzeybatı sahili boyunca uzanan Kalamış’ı ve güneydoğudaki Dalyan Koyu çevresindeki Dalyan’ı da kapsayan bir yerleşme olarak düşünülmelidir. Güneyinden ve kuzeybatısından Marmara Denizi ile çevrelenen semt, Kızıltoprak, Feneryolu, Çiftehavuzlar, Caddebostan semtleriyle çevrilidir. Lüks cafeleri ile göze çarpan bir semttir.

Fenerbahçe semti bugünkü adını yarımadanın batı ucundaki fener kulesinden almıştır. Osmanlı kaynaklarında Kelemiç (Kalamış) yöresi olarak geçen bölgenin Fener Bahçesi (Bağçe-i Fener) adıyla anılmaya başlaması, 1562’de burada bir deniz feneri yapılmasından sonradır.

Bir Cevap Yazın