Fenerbahçe’deki Köşklerin İlham Veren Gizemi

Köşkler, özellikle lüks ve pahalı semtlerdeki köşkler.. Fenerbahçe gibi.. Tarihten günümüze sadece zenginliğin göstergesi olarak değil.. aynı zamanda estetik ve doğayla uyumun da mekanları olarak karşımıza çıkıyor.. Burada, hemen Fenerbahçe Yat Limanı karşısında ve kıyısında bulunan köşklere bile bakıldığında, bu estetiği, görkemi ve zenginliği görüp, duyumsamamak elde değil.. Hem tarihi, hem de güncelin içinden süzülüp gelen estetik görkemin yaşayan numuneleri olarak onları anmak ve düşünmek gerekiyor…

Jean Botter (solda) ve kızı Louisa’nın köşkü


Jean Botter’in Köşkü
Jean Botter Köşkü; Fenerbahçe’de, Kalamış Caddesi’ne cepheli olarak dört köşk olarak inşa edilmiştir. Bu köşklerden yalnızca iki tanesi günümüze kadar gelebilmiştir. Diğerlerinin yerinde artık apartmanlar yer alıyor. Köşklerin yapım tarihi tam olarak belli değil. Yapının mimarı Raimondo D’Arranco‘dur.
Sultan II. Abdülhamit’in terziliğini yapan Jean Botter, kendisi ve kızları için dört adet olarak yaptırmıştır. Binalardan biri tanesi kagir ve üç tanesi ahşap köşklerdir. Bu köşkler her biri ayrı tarzda olan dört sayfiye köşküdür. Bugüne ulaşan köşkler Jean Botter’in ve kızı Louisa’nın köşkleridir. Marie ve Josephine için yapılanlar günümüze ulaşamamıştır..

Botter köşkünün günümüzdeki hali


Köşklerin en büyüğü ve aynı zamanda ilk yapılmış olanı Jean Botter’in köşküdür. Beyaz rengin hakim olduğu köşkün giriş katı kagirdir. Tüm köşklerde ilk kat salon ve yaşam alanı, üst katlar ise yatak odası olarak dizayn edilmiştir. Giriş katının tamamı bir veranda ile çevrilidir. Buranın manzarasına bakıldığında, karşısında Fenerbahçe Yat Limanı ve yine bir sıra halinde yat limanına karşı dizilmiş açık hava çay bahçeleri vardır.. Yapının önündeki giriş kapısının en üst katı üçgen bir çatı alınlığı olan bir konsol mekandır. Burası köşkün bir çeşit cihannümasıdır. Bir zamanlar köşkün bahçesinde mitolojik tanrılara mahsus heykeller bulunmaktaydı…

Louisa’nın köşkü

Jean Botter’in Kızı Louisa’nın Köşkü
Jean Botter köşkünün hemen yanındaki köşk kızı Louisa’nın köşküdür. Bu köşk kagir kürsü katı üzerine üç ahşap katlıdır. Botter köşkü gibi yapı kaloriferlidir. Louisa’nın köşkünün yanında olan ve günümüze ulaşamayan köşklerden ilki Josephine’e aitti. Bu köşk dik çatılı, dağ köşklerine andıran kemerli pencereleri olan bir yapı idi. Josephine köşkü 1929 yılında sattıktan sonra aralarında Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Dahiliye vekili Şükrü Kaya gibi isimlerin olduğu birçok kişi arasında el değiştirdi. 1981 yılında sebebi bilinmeyen bir yangın sonrasında yerine apartman inşa edildi. Dördüncü ve günümüze ulaşamayan bir diğer köşk ise Marie Botter’in köşküdür. Bu köşk de kagir bir kürsü katı üzerine üç kat ahşap bir yapıydı. Zamanında, bahçesinde insan boyunda mitolojik heykeller bulunmaktaydı. Neden yıkıldığı bilinmiyor ama yıkıldıktan sonra yerine apartman yapılmıştır.

Louisa Botter’in köşkü restore edilirken…

Çıngırlı’nın Bahçesi ve Kırmızı Köşk
Fener-Kalamış caddesini kesen Münir Nurettin Selçuk sokağının üstünde yükselen bu aşı kırmızı renkli güzel bina Çıngırlı’nın Bahçesi imiş. Alan aile levanten ve soyadları Cingria.. Köşkün içinde bulunduğu 40 dönümlük arazi Yavuz Sultan Selim Vakfı‘na aitmiş ve 1873-74 tarihli bir temessük senediyle (o zamanlar kadastro olmadığından satış muameleleri temessük senediyle yapılırmış) Madam Anna Cingria‘ya satılmış. 1986’da köşkü Sakıp Sabancı almış…

Madam Anna Cingria’nın kırmızı köşkü…


2001 yılında köşk yeniden el değiştiriyor.. Ve, restorasyonlarla aslına uygun hale getirilip, çevresi düzenleniyor ve rengi parlak kırmızı şekilde ortaya çıkarılıyor… Şimdi yanından geçenler ve Munir Nurettin Selçuk sokağına sapanlar, hemen köşe başında bu parlak kırmızı köşkü görerek hayran oluyorlar…

Bir Cevap Yazın