Özgün Bir Dilin Ressamı: Şefik Bursalı


Ümit Gezgin

Resim hayata filozofça bakma sanatıdır. Görsel olduğu kadar da düşünsel bir sanattır resim. Yoksa bazılarının sandığı gibi çala fırça yapılan bir sanat değil. Şairlerle yakın temas halindedir ressam. Duygularını, düşüncelerini, hislerini aracısız fırçayla, kalemle, yüzeye aktarır, yansıtır ve yorumlar ressam. Kendi üslubunun izinde kendi kişisel varoluşunun hikayesini anlatır her bir ressam.

Şefik Bursalı


Her resim yapana ressam denmez. Kendi üslubu olmayan da keza ressam olarak nitelendirilmez. Ressamın kendi üslubu, kendine ait bir kozmosu olması gerekir ki, Türk resmi içinde yer alan önemli ressamlarımızdan biri, bu kişisel dünyasını kurmuş Şefik Bursalı’dır.

Bursa, Yeşil Türbe


Doğduğu kent olan Bursa’yı tarihi, estetik gerçekliğiyle kendi ruhunda harmanlamış ve özgün üslubu içinde yeniden estetik olarak tanımlamış bir insandır rahmetli Şefik Bursalı.. Hocası İbrahim Çallı’nın onun üzerinde büyük etkisi vardır. Hocasının olumlu tavrı ve yolgesterici kimliği sanatını bulması ve üslubunu geliştirmesi noktasında büyük katkılar sağlamıştır Bursalı’ya.. Avrupa’daki sanat merkezlerinde bilgi ve görgüsünü geliştirmesi de, yine pentür duyarlılığının gelişmesine sebep olmuştur.


Rahat, zorlamasız bir tuş zenginliği, empresyonist kimlik içinde gelişen, doğaya, çevreye, insana ve kültürel dokuya karşı hassasiyet vardır sanatçıda.. Özellikle Bursa’nın şimdilerde nostaljik olan o klasik, naif dönemini görsel bir şölen olarak tuvallere aktarmıştır sanatçı. Yeşil Türbe, doğa içindeki insanlar.. Bursa’nın sevimli, cana yakın, tarih ve insan kokan nostaljik gerçekliği, onun görsel birer estetik zirve olan resimlerinde belirginlik kazanmıştır..

Şefik Bursalı’nın başka bir eseri
Bursa’dan


Elbet sadece Bursa’yı çizmemiştir ressam.. Konya, İstanbul da yine onun tuş zenginliği içindeki tuvallerinde kendi kişisel anlamlarını, görsel derinliklerini, insan ve mekan sıcaklığını bulmuştur. Resim öğretmeni olarak bulunduğu Konya ve İstanbul da yine sanata hem eğitsel hem görsel olarak bakan büyük bir sanatçının zorlamasız, lirik düzlemde ve kendi kişiliğini bulmuş üslubu içinde yansımıştır. İçten bir coşku ve yalınlık vardır onun resimlerinde. Bütün tablolarında aynı zamanda insan olmanın naif içtenliği gezinir.. Renklerde, biçimlerde, doğa, çevre ve kent manzaralarında.. Bu duyarlılık ve derinlik, manzaralarının yanında, natürmortlarında da gezinir.. Tarihsel yapıların işlendiği kompozisyonlarında da yine, tarih olanca kimliği ve bize has değer zenginliğiyle ortaya çıkar. Bu toprakların ressamıdır Şefik Bursalı.. Onun pentür düzeyine ulaşmak zor olsa da.. o ve onun gibi resimsel ögeleri sanatının merkezine yerleştirmiş ve bir lirizm içinde resim üreten bütün ressamlar, insani duyarlılık ve varoluş realitesi üzerinden kişisel hikayelerini; kah manzara, kah natürmort ve çevre, tarihi doku ve insan sıcaklığıyla ortaya koymaya devam ediyorlar…

Şefik Bursalı

1903 yılında Bursa’da doğdu. O zamanki adı Sanayi-i Nefise Mektebi olan İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde İbrahim Çallı Atölyesinde öğrenim gördü. Okulu, birincilikle bitirdi. 1923’ten itibaren Galatasaray ve Akademi sergilerine Bursa manzaraları ile katıldı. Bir süre Avrupa’daki sanat merkezlerinde resim çalıştı. Yurda döndükten sonra İzmir, Konya ve İstanbul’da resim öğretmenliği yaptı; 1936’dan itibaren Ankara Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğretim üyesi oldu. 1987’de Mimar Sinan Üniversitesi tarafından kendisine profesörlük unvanı verildi. 20 Nisan 1990’da hayatını kaybetti.

Tablolarında genellikle Konya, Bursa ve İstanbul’un tarihi ve turistik görünümlerini ele alan ressam, doğduğu kent Bursa’yı ölümsüzleştirmeyi başarmıştır. Konya’da öğretmenlik yaptığı dönemin etkisi ile yaptığı Selçuk, Mevleana temalı resimleriyle ün kazanmıştır. Eserleri Atatürk’ün isteği üzerine 1937-1938 yıllarında Sovyetler Birliği ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinde sergilenmiştir.

Ankara’da yaşamış oldugu ev ressamın vasiyeti üzerine Kültür Bakanlığı tarafından Şefik Bursalı Müze Evi olarak düzenlenmiştir. Bu müze-ev, resim alanında ilk özel müzedir.

Bursa’da yaşadığı sokağa ve bir sanat galerisine adı verilmiştir. Ayrıca yine Bursa’daki Kültürpark’ta büstü bulunur.

2000 yılından bu yana her yıl Kültür Bakanlığı tarafından ressamın adına resim yarışması düzenlenmektedir.

Bir Cevap Yazın