Naif Resim ve Fatma Eye Resmi

Ümit Gezgin

Naif Resim, bir duygu resmidir daha çok. İçten gelen duyguların, resmin akademik disiplinlerini zaman zaman hiçe sayarak ortaya koyma, tuvale veya kağıda aktarma biçimidir. Sonunda resim şiir gibidir, özellikle naif resim.. içindekini anlatma sanatı.. naif resim belki diğer birçok resimden farklı bir kimlik geliştirir bu yüzden…

Fatma Eye

Fransa’da 1790’dan sonra meydana gelen taş baskılar, Habeşistan resim sanatının büyük bölümü, Romanya’da taş üstüne işlenen dini resimler naif tutumun ilk örnekleri olarak kabul edilir.


Avrupa’da 1950’lerle birlikte bir kavram ve izlenen bir tutum olarak tartışılmaya başlanan naif resim, kendiliğinden ve doğaçlama yoluyla ortaya konan resim anlamında kullanılmaktadır. Naif sanat, herhangi bir teorik temelde kuramsallaşmış ya da herhangi bir akıma tepki olarak ortaya çıkmamıştır.

Zaten Fatma Eye’nin resmi de böylesi güçlü, kendiliğinden bir kimliğin, anlamın resmi olarak karşımıza çıkar. İçten gelen dürtüler, kendi resimsel kontrolünü kendisi yapan ve resme tutkuyla bağlı bir sanatçının resimleri olarak Fatma Eye’nin resimleri karşımızda yerini alır…


Naif, Fransızca’da yer almakta ve etimolojik kökenleri bakımından Latince nativus kelimesine dayanmaktadır. Bu kelime ise doğuştan kazanılmış anlamı taşımaktadır. Görsel sanatlar alanına 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında soyut sanatın dünyaya yayıldığı bir dönemde giriş yapan naif sanat, Jean Jacques Rousseau’nun etkisiyle başlamıştır.

Naif resimlerde kurgu zamandan bağımsızdır. O kadar ki zaman kurgusu tamamen evrenseldir. Bu resimlerde hangi tarihe ve hangi döneme gönderme yapıldığı çoğu kez belirsizdir. Herhangi bir tarihteki bir pazar yeri, belki bin yıl önce ya da bin yıl sonra oluşacak bir orman göze çarpar. Algılayıcı, çoğu kez zamanı olmayan bir manzara karşısında hayale kapılır. Zaman kurgusunda gece ve gündüzün dışında bir belirleme yapmak oldukça zordur.

Naif resimde mekan ise gerçekliğin ötesinde abartı, deformasyon ve hayal üzerine kurgulanmıştır. Sanatçı doğayı olduğu gibi çizme kaygısından uzak, hissettiği ve imgelediği gibi çizme eğilimindedir. Bu nedenle, mekan kurgusu hayali ve imgeseldir.

Naif resimde zaman ve mekanda olduğu gibi konu seçiminde de ortak benzerlikler göze çarpar. Bu resimlerde konu seçimi her ne kadar yöresel gibi görünse de algılayanlar açısından evrenseldir. Çünkü naif resimlerde yer alan evler, ağaçlar ve doğa, artık gerçek bir köyün ya da şehrin gerçek ağaçları değil, naif ressamın hayal ürününün ağaçlarıdır ve bu anlamda tüm insanların ağaçlarıdır. Konu seçimi genellikle doğadır. Görünüler, vahşi hayvanlar ve insanlar, çiçekler, pazar yerleri, köyler en çok kullanılan konuları oluşturur. Bu yönüyle de Fatma Eye de, Türk naif ressamları içinde, dünya çapında bir yere ve özelliğe sahiptir…


Fatma Eye
1920 Çorlu doğumlu sanatçı 1976 yılında TCDD’den emekli oldu.1977 yılında desen çalışmalarına İzmir resim heykel müzesinde başladı. DYO Resim Yarışması 1979’da ödül aldı. Yurt içi ve yurtdışında birçok sergilere katıldı ve kişisel sergiler açtı.


1988 yılında Prens Pierre vakfının Montecarlo uluslararası çağdaş resim sergisinde Türkiyeyi temsil etti.
1989 yılında İsviçre de uluslararası sanat merkezinde primitifler sergisine davet edildi ve mansiyon aldı.
1993 yılından sonra kızı Güzin Eye Dündar’la kişisel sergiler açan sanatçı resim çalışmalarına son vermiştir.

Bir Cevap Yazın