BAŞKENT’TE VE YAŞAMDA SANAT

Sevme Sanatı, Erkenci Kuş, Veda Etmesini Bilmek

Hatice Kumbaracı Gürsöz

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mezunu

 Ressam

hkgursoz@gmail.com

inwww.haticekumbaracigurso

İnsanları sevmekten daha sanatsal bir şey olmadığını düşünüyorum

Vincent Von Gogh

Sevme Sanatı

Erich Fromm’un “Sevme Sanatı” isimli kitabını, liseyi bitirip İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademesi Yüksek Resim Bölümü’ne başladığım yıl ağabeyim bana hediye etmişti. Şimdiye  kadar kitabın on beş baskısı olmuş. Bu yıl tekrar okuduğumda, aradan geçen  yıllarda yaşadığım deneyimler ve edindiğim birikimler nedeniyle kitabı çok farklı buldum. Sevgi, insanoğlunun gelişmesinin ilk dönemlerinden başlayarak günümüze dek yaşanabilen, vazgeçilemeyen bir duygu ve anlam dolu bir sözcüktür. İnsanların doğumundan ölümüne kadar istedikleri, özledikleri ve elde etmek için herşeyi göze aldıkları bir duygudur.

Galerilerin, müzelerin ve sanat hareketlerinin rölantide olduğu şu günlerde, sevmenin de önemli bir sanat olduğuna inandığım için, insanoğlunun çok ihtiyacı olan bu duyguyu sizlerle paylaşmak istedim. Medyaya baktığımızda sevgisizliğin ne denli kötü boyutlara ulaştığını görüyoruz. Oysa ki, ufak bir sevgi sözcüğü toplumları peşinden sürükleyecek hale geldi. “Herşey çok güzel olacak” gibi bir sevgi umudunun filizlenmesi, insanların barışa, sevgiye duyduğu hasreti ifade ediyor.

Eser: Hatice Kumbaracı Gürsöz; ‘Aşk ve Güzellik’

Bence aşkı çocukların ulaşamayacağı bir yere kaldırmalıyız, yoksa oyuncak ediyorlar. Artık seyrettiğimiz dizilerin korku ve nefret içermesi nedeniyle, sanat içeren bir belgesel veya  örneğin tutkulu bir aşkın ve saf sevginin, arkadaşlığın çağdaş bir pencereden sunumu olan  “Erkenci Kuş” dizisi öne çıkıyor.

Erkenci Kuş

Erkenci Kuş”, senaryosunu Aslı Zengin ve Banu Zengin Tak‘ın yazdığı, Çağrı Bayrak’ın yönettiği, Faruk Turgut’un yapımcısı olduğu, baş rollerini Demet Özdemir, Can Yaman, Özlem Tokaslan, Cihan Ercan, Anıl Çelik, Öznur Serçeler, Birand Tunca ve Berat Yenilmez‘in paylaştıkları aşk ve komedi dizisidir. 45. Altın Kelebek Ödülleri’nde En İyi Romantik Komedi Dizisi ödülünü aldı. Dizi; Yunanistan, İspanya, Hırvatistan, Arnavutluk, İsrail, Litvanya, İtalya, Irak ve Ukrayna gibi birçok ülkede yayınlandı. “Erkenci Kuş” 6 Ağustos 2019 tarihinde final yaparak sona erdi.

Her ülkede bir “Fan Grubu” oluştu. Her ülke diziye kendi istediği bir ismi koydu. Eşimin mesleği dolaysıyla (T.C. Atina-Pire Başkonsolosu), dört buçuk yıl Yunanistan’da yaşadığım için, dostlarımın bu diziyi ne kadar tutkuyla izlediğini biliyorum. Oradaki ismi de “Fterotos Theos” (Kanatlı Tanrı)’ydı. Dizinin  bu kadar ülkede ilgi toplayıp, ödüller kazanıp yüksek oranda izlenmesi dikkatimi çekti.

Dizideki tema, sıcak bir mahalle kültürü, ileri derecede tensel yakınlık olmadan tutkulu, saf ve temiz bir aşkın işlenmesi, aşkın, sevginin, mahalle dostluğunun nefret ve entrikalardan uzak bir yaklaşımla ifade edilmesiydi. Demet Özdemir’in özel oyunculuk ve dans egitimi almış olması, Can Yaman’ın olağanüstü eğitimi, iki lisan bilişi ve kültürü eski dizilere nazaran kendini fiziksel ve oyunculuk konusunda aşması, destek rollerdeki  oyuncuların tecrübeleri ve tiyatro kökenli oluşları, sanatçıların röpörtajlarında ifade ettiği gibi tecrübelerinden kaynaklanan doğaçlamalara yer vermeleri,  Anıl Çelik’in “Ceycey” karakteri ile Berat Yenilmez’in “Bakkal Nihat” karakteri özellikle dikkati çekiyordu.

Aşkı ve sevgiyi bayağılaştırmadan, iki sanatçının uyumu ile onları destekleyen diğer sanatçıların başarısı  diziye artı puan kazandırmış. Ben,  Çağrı Bayrak’ın yönetiminde, başarılı bir senaryo ve iyi bir stilist olan Aslı Parlak’ın başka bir pencereden yansıttığı moda ile, tertemiz  duyguların ön plana çıktığı diziyi zevkle izledim. Belki de iki erkek evlat annesi olarak yaşadığım tecrübeler benim diziye daha dikkatle yaklaşmama neden oldu.

Sevgi, zorunluluk altında değil, yanlızca özgürlük içinde gerçekleşebilecek bir duygudur. Sevgi vermektir, almak değil. Zaten vermek almaktan daha çok çoşku vericidir diye düşünüyorum. Olaylara sanat pencerisinden baktığım için, kendimi aldığım eğitim ve bilgi birikimiyle değerlendirdiğim vakit, sevgiyi cinsel duygunun sonunda doğan bir şey değil, aksine sevginin sonucunda cinsel beraberlik doğar diye düşünüyorum.

Tiyatro, Sinema ve TV oyuncusunun seyircisine şevk vermesini ön planda tutuyorum. Sanatçıların hayatta özlediğimiz ve görmek istediğimiz güzellikleri fevkalade inandırıcı bir biçimde sundukları için bence bütün ödülleri aldılar. Bize sanki gerçek hayatı sundular. Tabii bu, senaristlerin, yönetmenin ve bütün ekibin başarısı. Dizi için seçilen müzikler çok önemlidir  ve dizinin beğeni grafiğini artıran önemli bir unsurdur. Fondaki müzik demosu önceden dinlenip özenle seçilmiş. Yapımcı  Faruk Turgut’un önceki yıllarda  yönetmenlik ve senaristlik deneyimi yapımcılığını fevkalade destekliyor. Adanalı olmam nedeniyle ilgiyle izlediğim Hanımın Çiftliği’nde de fevkalade başarılıydı. Yan roller ve yan hikayeler diziyi destekler ve diziye artı değerler kazandırır. Bu husus senaryonun ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesidir.

Olayın analizini yaptığımda, gençler artık ileri derecede tensel yakınlık olmadan tutkulu bir aşk istiyorlar. Sanatçıların uyumu çok önemli. Dünya sinemasında bunun çok örnekleri var. Profesyonelliğin gereği rollerinden çıkıp, başka bir eserde beraberliğe devam etmeliler. Zaten iyi bir arkadaş oldukları, belki de gerçek hayatta sevgili oluşları bu işi kolaylaştırır. Bu sadece bir yorum.Tabii, kısa bir süre sonra, aynı sanatçılarla ikinci bir dizi uygun olmayabilir, ama bir sinema filmi neden olmasın. Artık diziler yurt dışına satılıyor, sanatçıların başarısı orada da takdir topluyor. Can Yaman’ın Napoli’de hayranları tarafından sevgi seliyle karşılanmasına   medyada şu sıra çok yer verilmesi, sanatçıların yurtdışında da tanınırlığının bir göstergesi ve memnun edici bir gelişme. Ayrıca, üç Amerikalı dizi oyuncusuyla yarışıp Top Leading Man 2019’da birinci oluşu gurur duyurucu bir durum. Can Yaman iki lisan bilip iyi bir tahsil yapışı oyunculuğuna büyük avantaj sağlıyor.  Siyasette değil ama sanatın her dalında yurtdışında güzel izlerle anılıyoruz. Uluslararası sanatçı  Murat Karahan’ın operadaki başarısının da  gurur kaynağı olduğu gibi. Her çalışmada işinizi ciddiye alacaksınız. Bu yıl Akademi’den mezuniyetimin, yani sanat hayatımın 50. yılımı 40. kişisel  sergimle kutladım. Açılış günü amatör bir sanatçı gibi  heyecandan yerimde duramadım. En güzeli o heyecanı yitirmemiş olmam. Can Yaman ve Demet Özdemir daha hayatın başındalar, daha güzel eserlere imza atacaklar.  Şansları bol olsun. Kendi mesleğimde de başarılı genç sanatçıları desteklediğim için, bu iki genç sanatçının başarısını önemsedim.

Ben eserlerimde aşk ve güzelliği, Adana’da büyüdüğüm mahallenin kültürünü çok sayıdaki eserlerimde tuvalime yansıttım. Sadece profesyonel bir sanatçı olduğumdan değil, naif ve sanatın iyileştirici, barışçıl duygular içeren eserler yarattığım için beğeni ve ödüller aldım. Yorumlarımı da hep bu pencereden bakarak yaptım.

Bütün dizi ekibini candan kutlarım, yolları açık olsun. Ben eminim başka diziler ve filmlerde de bu başarıyı elde edecekler.

Veda Etmesini Bilmek

“Biz hiç beceremedik sevmeyi de terk etmeyi de”.

Toplumuzda sevgililerin veya karı kocanın birbirinden ayrılması maalesef gazetelerde üçüncü sayfa konusu oluyor. Bu husus sadece cahil insanlar için değil, tahsilli ve kariyer sahibi kişiler için de geçerli.

Burada size dünyaca meşhur performans sanatçısı Marina Abramoviç ile Ulay’ın aşkını ve veda etmesini anlatmak istiyorum. Büyük annesi Türk asıllı olduğu için, Marina’nın  çocukluğunu ve gençliğini, Türk yemeklerini, Türk kahvesini, Türk kültürünü, bizim için uğur sayılan mavi boncuğu tanıyarak ve etkisi altında kalarak geçirmiş. 1975 yılında, kendisi gibi performans sanatçısı olan sevgilisi Ulay’la, Çin Seddi’nde yapmak istediği performansı gerçekleştirdiği sırada, Marina, Ulay’ın kendisini aldattığını ve sevgilisini hamile bıraktığını öğrenir.

1988 yılında Çin Seddi’nin farklı uçlarından yürüyüp ortada buluşuyorlar ve ayrılıyorlar. Bu son sarılışları ve birlikte yaptıkları son  performansları oluyor; aralarına bu set kadar duvarlar giriyor. 2010 yılında,  Marina, New York’ta, MoMa’da bir performans sergiliyor. O oturuyor, siz de karşısına geçip 60 saniye boyunca tek kelime etmeden iletişim kurmaya çalışıyor ya da sadece bakıyorsunuz. 22 yıl sonra, Ulay geliyor. Marina’nın  önce gülen  gözlerinde şaşkınlık, iyilik, sevgiyi  ve binbir duyguyu görüyorsunuz, sonra bu gözlerden yaşlar akıyor. Ulay da önce gözleriyle gülüyor, binbir duyguyu yaşıyor, seviyor, sonra onun da gözlerinden yaşlar akıyor, Marina ellerini uzatıyor, el ele tutuşup  ve karşılıklı olarak veda ediyorlar. Bu konunun bir benzerini Leonard Cohen deyaşıyor.

Cohen: Yolun Sonunda Görüşürüz

Leonard Cohen, Marianne Ihlen ile 1960’lı yıllarda Yunanistan’ın Hydra adasında tanışıyor. Büyük aşk ona “So Long Marianne”, “Hey,That is No Way to say Goodbye” ve  ‘Bird on the Wire’ gibi şarkılar yazdırıyor. Hydra adası bu efsane aşk hikayesiyle anılıyor. Norveçli  Marianne  Ihlen ailesinin itirazlarına rağmen yazar Axel’le evlenir. Bir çocuğu olur ama eşi onu terk eder. O da çocuğuyla birlikte Hydra adasına yerleşir. Leonard Cohen’le yolları kesişir. Adına besteler yapılacak kadar yedi yıl süren büyük  aşk ayrılıkla biter. Ayrıldıktan sonra da birbirlerine duydukları sevgi bitmiyor. Marianne,  Cohen’den 2016 yılının Temmuz ayında bir mektup alır. Mektupta “Artık yaşlıyız, vücudumuz dökülüyor, çok yakında seninle olacağımı görebiliyorum. Sana hayranlığımı biliyorsun. Sana şimdi iyi bir yolculuk diliyorum, çok yakında yolun sonunda görüşürüz.” yazıyordu. Bu insanlar düzgün veda etmeyi biliyordu. Marianne, mektubu okuduktan 2 gün sonra, 81 yaşında; 4 ay sonra da Cohen ölür. Bu aşk “Marianne & Leonard Words of Love”  adlı bir belgesele konu olur. Bu aşka tanıklık eden   Nick Broomfield’in yaptığı bu belgesel  şu anda gösterimde. Ben Türkiye’ye gelişini bekliyorum. Bu belgeselle benim de gittiğim ve çok beğendiğim  Hydra adasının popülaritesi daha da artacak. Unutulmaz bu aşk hikayesini Yunan arkadaşlarımdan dinlemiştim. Bedri Rahmi hocamın dediği gibi  “Sevmek güzel meslek”. Veda etmesini bilmek de…

Benim gibi bu yaşanmışlığa önem veren gazeteciler  sayfalarında  bu konuya çok yer ayırdı, Benim anlatmak istediğim, sadece aşkta değil yaşamın her katında da siyasette, sanatta, sağlıkta severek işimiz yaparsak, sevgiye önem verirsek veda etmeyi de biliriz.

Şimdilik Başkent’ten güncel sanatla bu kadar…  Sanat, sağlık ve mutluluk dileklerimle  sevgiyle kalın.

Bir Cevap Yazın