PANDEMİ GÜNLERİ’nde KADIKÖY SÖYLEŞİLERİ (6)

(Nusret Karaca)

İKBAL KAYNAR

 “Köy Enstitülü bir baba’nın kızıyım.

Ailede herkes öğretmen. Klasikleri okumaya,sosyal gelişmelere ilgi duymaya çok küçük yaşlarda başladım…” Bu sözler Kadıköylü Eğitimci/Yazar ve aynı zamanda türkülerini kendine özgü yorumlayan dostum İkbal Kaynar’a ait.27 Ağustos 2004 tarihli “Mavilere Saldım Umutları” adlı kitabı ve” Yasakları Kaldır Bana” adlı kendi şarkı güfte ve bestelerinden oluşan türkü formundaki kasedi ile ilgili söyleşimizden. Fenerbahçe Lisesi’nde İngilizce Öğretmenliği yaptığı dönemde okulda birlikte çok güzel bir sanat,edebiyat etkinliği gerçekleştirmiştik.Daha sonra kendisini Kadıköy Kız Lisesi(İstanbul Kadıköy Lisesi) Sanat ve Kültür Etkinlikleri’nde konuk ettik.Ayrıca Validebağ Öğretmenevi’nde Sevgili Meral Veziroğlu’nun gerçekleştirdiği  muhteşem”Öğretmenler Kültür ve Sanat Şenlikleri” içinde yer aldık birlikte…gurur ve onurla. Kadıköy’de de bir çok etkinlik,söyleşi ve dinletide…

25 Ocak 2021 Pazartesi. Şimdi de  yeni kitabı ve pandemi dönemi’ndeki diğer çalışmaları hakkında söyleştik.

-Sevgili İkbal;pandemi dönemi nasıl geçiyor?

-Evet güzel arkadaşım, dediğin gibi birçok etkinlikte beraberdik seninle.Sen benim okulumdaki etkinliklere katıldın, ben de senin.Siz okul olarak çok ilerdeydiniz.Ne mutlu ki gelenek halini almıştı sizde kültür sanat etkinlikleri.Senin büyük çabanla ve okul idaresinin desteklemesiyle çok görkemli oluyordu.

Pandemiye gelince ; yatıp kalkıp iyi ki altmış beş yaş grubuna girmedim diye seviniyorum.Ben çok hareketli biriyim bilirsin,tenis oynayan, sürekli yürüyüş yapan, dans eden ve her yere koşan…Öyleyken bile yine kısıtlı kaldı hareket alanımız zorunlu olarak.Üretmeye devam diyorum, yazıyorum, şarkı söylüyorum, beste yapıyorum.Bir de mozaik, ahşap boyama, kolaj çalışmaları derken zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.Online söyleşilere, dinletilere katılıyorum.Zor bir süreç yine de, dileğim bir an önce bu zor ve ölümlü günlerin bitmesi.Çok arkadaşımızı kaybettik bu süreçte,daha çok yapacak işleri, çıkaracak kitapları varken.Onlara buradan hüzünle el sallıyorum.

-“Mavilere Saldım Umutları”ndan bu güne…”Eylülden Kalan”a..

-Bugüne dek dokuz kitap, iki müzik albümü oldu gerçekten. Üretme tutkusu ve yüreğinde güzelliğe, adalete dair duygular taşıyan  bir insan olarak bunları dışarıya vurmak gerekiyor. Hele bir de muhalif yanın varsa ki olmalı kendine aydınım  diyen kişide, sanatçıda, yazmadan, söylemeden durulmuyor be Nusret arkadaşım.Sen şimdi denize boş  boş saatlerce bakabilir misin bir iki dize aklına düşmeden veya ağlayan bir çocuk gördüğünde sessiz kalabilir misin  beyninde fırtınalar kopmadan?Bildiğin gibi ilk müzik albümünden (kaset)sonra popüler kültürü eleştiren yazılarımla Cumhuriyet gazetesine yazdım epey bir zaman.Oradan deneme türünde iki kitap oluştu.Sonrası anlatı, şiir , mektup,öykü derken kitaplar bir de Ebruli Şarkılar adında farklı dillerdeki albümüm geldi.Son kitabım Eylülden Kalan benim ilk öykü kitabım.Adı gibi 12 Eylüllü günlere dair öykülerden oluşuyor.Geçen yıl Favori Yayınlarından çıktı ve pandemiye yakalandı!

-Okullar ve Sanat? – –

-Okullar sanatla kucak kucağa olmalı ki geçlerimiz geleceğe umutla, sevgiyle baksınlar. Ben öğretmen lisesi mezunuydum.Matematik, edebiyat ders saati kadar müzik, beden eğitimi, resim ders saatlerimiz vardı.Ben çok yararını gördüm yaşamımın her adımında.Günümüzde eğitim sistemi ve uygulanan siyasi politikalar nedeniyle okul müdürleri sorun çıkartır, veliler üniversiteye hazırlansınlar diye yok sayarlar güzel sanatları.Gençler arada sıkışmış durumda belki düşleri bile renksiz!Ben bu sorunlarla birlikte çalıştığım okullarda ve senin bildiğin Fenerbahçe Lisesi’nde öğrencilerimden oluşan şiir grubu, koro çalışması yaptım.Okula konuklar alıp söyleşiler, dinletiler yapılmasına çaba gösterdim. Sanat zaten çok sevilen, elzem bir şey değil günümüz erklerince. Diyeceğim okul idaresi ve öğretmenlerin uyumu yoksa gençler okul dışında hobi olarak tanışacaklar müzikle, resimle ve şiirle…

-Kadıköy?Sanatçısı….Sanatseveri…Sanat Merkezleri….Sende nasil bir duygu uyandırıyor? – -Yerel basın ve sanat? – –

-Kadıköy’de oturmak, yaşamak gerçekten büyük keyif benim için. Kültürel etkinliklere ulaşmak kolay. Öncelikle burada yaşayan sanata gönül verenleri bir araya getirecek projeler, oluşturulursa, onlara olanak sağlanırsa neler olmaz bu güzel yerde. Örneğin Kadıköy Belediyesi’ne özgü, fazla popülizme bulaşmayan  bir kültür sanat festivali olsa daha da yaşanır bir yer olur bizler için.

 -Bu soruyu hemen her sanatçı dostuma soruyorum. Biyografi yanlışına düşmeyeyim. İkbal dersek?

-Kısaca; Deniz Vera adında sekiz aylık torunu olan, yüreğindeki çocukluğu ve umudu hiç yitirmeyen, geleceğe dair düşler kurmaya devam eden iflah olmayan  bazen çok anaç bazen de haksızlık karşısında bir asi.  

-Yeni hedefler, projeler?

-Çocuk kitaplarım var çıkmayı bekleyen.Malum böylesi bir dönemde kitap çıkarmak, tanıtımını sağlamak güç.Müziğe devam şiirlerle harmanlayarak,tür ayırmadan yazmaya da devam, hayat bize üretmek için öyle malzemeler sunuyor ki, yazmasan, söylemesen, kısacası kendini ifade etmezsen  aydın bir sanatçı olmanın anlamı kalmaz.Sonra öğrencilerim darılır,şarkılar kızar bana!..

-Bugünü de birlikte değerlendirdik. Çok teşekkür ediyorum. – *** Acılarla,tasalarla,zor günlerle baş etmenin yolu sanattan geçiyor.Ne diyor Howel” Dünyayı yöneten kağıt,kalem ve mürekkeptir.” Biz o kadar iddialı değiliz ancak onlara öyle sarılmışız ki karanlıklarda yıldızlar ve ay ile gündüz bulutlar arasında güneş ile kucaklaşabiliyoruz.

-Ben de çok teşekkür ederim güzel yürekli arkadaşım her zamanki inceliğin ve dostluğun için. Düşlerimizin gerçekleşeceği günlerin yakın olması umuduyla tüm okurlara sevgiler Vera’nın babaannesinden…

***

Evet!Pandemi dönemi’nin bu kısıtlama günlerinde  bir başka sanatçı  dostu daha taşıdık bu sayfaya…

Böyle günlerde  sanat ve sanatçılar

kucaklaşmak ne güzel!

Bir Cevap Yazın