RESSAM FERİK TEVFİK PAŞA

Ümit Gezgin

  Resim sanatı Osmanlı’da önemli bir açılımı asker kuşağı ressamlar eliyle göstermiştir. Onların en önde gelenlerinden biri de, Ferik Tevfik Paşa’dır. Bu anlamda, O, Osman Hamdi, İbrahim Paşa, Servili Ahmet Emin. Vb. gibi, Osmanlı’da Batı anlamındaki resmin önde gelen temsilcilerinden biri olarak varlık kazanmıştır.

Başlangıçta dil ve fen bilimleri eğitimi alan Tevfik Paşa, zamanın önemli öğretmenlerinden Hoca İshak Efendi’den dersler alır. 1835-36 senelerinde Osmanlı’da Batılılaşma hareketleri çerçevesinde Avrupa’ya gönderilecek talebeler arasında yer alır. Ferik İbrahim Bey ve Derviş Bey’le birlikte Londra’ya gider. Daha sonra Paris’e geçerler ve orada üç yıl fen ve sanat eğitimi alır.

Tevfik Paşa, ressamlığının yanında aynı zamanda başarılı da bir hattatdır. Öyle ki Bursa Ulu Cami’nin mihrabının hat tezyininin yapımını üstlenir. Manzara resimlerine yönelen Tevfik Paşa, desen ve figür anlatımlarında başarılı olduğu kadar, heykelle de ilgilenir. Böylelikle çok yönlü bir sanatçı kimlik olduğunu kanıtlar.

Ressam Halil Paşa da, onun sanatını çok beğenir, çevresine de onu överek anlatır. Özgün bir resimsel dili ve tarzı olduğunu, söyler. Gerçekten de Tevfik Paşa, dönemin ressamları düşünüldüğünde, Osmanlı’nın ilk dönem ressamları içinde başarılı ve öncü bir yapıya sahiptir. Halil Paşa, O’ndan; “..gören bir göz, heyecanlı bir ruh ve bunları tuvale aktaran özgür bir el” diye bahseder.

Resimleri için aynı zamanda belgesel nitelikli de diyebiliriz. Çünkü anlattığı mekanları gerçekçilik ışığında ele aldığı için, mekanlar, görünümler yüz elli yıl öncenin İstanbul ve çevresini çok başarılı ve kalıcı bir şekilde göstermektedir.

Ferik Tevfik Paşa 

(d. 1819 – ö. 1866) Türk askerressam. İlk Türk ressamlarındandır. Osmanlı‘da Batılı anlamda resim sanatını başlatan öncü isimlerin en başında anılabilecek Ferik Tevfik Paşa sarayda yetişmiştir. “Asker ressamlar” olarak anılan, Ferik İbrahim Paşa, Tevfik Paşa, Servili Ahmet Emin ve Osman Hamdi, Osmanlı’da Batı anlam ve tekniğindeki resim sanatının ilk temsilcileri, bir bakımdan da klasikleri olmuştur.

Hayatı

Babası Müezzinbaşı Mehmed Şakir Efendi’dir. Küçük yaşta saraya giren Tevfik paşayı babası Enderûn‘a yerleştirir. Galatasaray Enderûn Mektebi ve Topkapı Enderûn Mektebi‘ni bitirdikten sonra Hasköy‘deki Humbarahane‘ye kaydolur. Bu mektepte dil ve fen bilimleri eğitimi alır. Zamanın okulları içinde önemli bir yere sahip olan okulda, Hoca İshak Efendi gibi önemli öğretmenlerden ders alır. 1835-1836 senesinde Osmanlıda batılılaşma hareketleri çerçevesinde Avrupa‘ya gönderilecek talebeler arasına Tevfik Bey de seçilir. Ferik İbrahim Bey ve Derviş Bey ile birlikte Londra‘ya gider. Ferik İbrahim Bey Londra’da kalır, diğer ikisi altı ay sonra Paris‘te eğitimlerine devam ederler. Derviş Bey ile Tevfik Bey Paris’te üç yıl fen ve sanat eğitimi alır. İstanbul‘a döndükten sonra Üsküdar’da Paşakapısı Askeri Rüştiyesi‘nde Kolağası ve değişik askerî görevler verilen Tevfik Paşa bu görevlerde başarılı olur ve günümüzde Genelkurmay Başkanlığı olarak bilinen Erkan-ı Harbiye Reisliğine  kadar hızla yükselir. Sultan Abdülaziz zamanında sarayda bulunan Tevfik Paşa, bilinmeyen bir sebepten dolayı Bursa‘ya sürgün gider. Tevfik Paşa’nın sürgün yıllarını geçirdiği Bursa’da vali Vefik Paşadır. Vefik Paşa ile Tevfik Paşa iyi dost olurlar. Tevfik Paşa, Bursa’dan ayrıldıktan kısa süre sonra hicri 1282 (1866) yılında vefat eder.

Sanatı

Bursa valisi Vefik Paşa, depremden büyük hasar gören Bursa Ulu Camii‘ni restore ettirirken, Tevfik Paşa mihrabın hat tezyininin yapımını üstlenir ve büyük bir başarı ile tamamlar. Hat sanatındaki bu başarısında Enderun mektebinde almış olduğu çok yönlü eğitiminin katkısı büyük olmuştur. Bursa Ulu Camii için yaptığı çalışmalar daha sonra yapılan restorasyonlarda bozulmuştur.

 Sanatçının günümüze ulaşmış kayıtlara geçen resmi henüz bulunamamış olup, sanatı hakkında ancak dönemim ressamlarının yorumları aracılığı ile fikir sahibi olunmaktadır. Örneğin Reşat Fuat Bey’de bulunduğu anlaşılan bir tablosu döneminin çok ilerisinde özellikler taşımaktaydı. Tevfik Paşa bu eserde, saraydaki hanımlarından birisini model olarak resmetmiş ve suluboya bir portresini yapmıştır. Dönemin ressamlarının figürlü resimlerden daha çok manzara resimlerine yönelmeleri batılı normlarda figürlü resimde Tevfik paşanın öncü bir ressam hatta ilk ressam olduğunun önemli bir kanıtıdır. Ayrıca kendisinin daha çok desen çizdiğini ve bir de Osmanlıda “ilk heykel yontan kişi” olduğu ve Mühendishanelerde ise “bina ve gemi” maketlerinin yapıldığı bilinmektedir.

Ressam Halil Paşa‘da Tevfik Paşa’nın sanatını çok beğenir ve şöhretinden övgü dolu sözlerle bahseder. Ressam Sami Yetik sanatçının desen ve kompozisyondaki gücünden hayranlıkla bahseder. Tevfik Paşa için “gören bir göz, heyecanlı bir ruh ve bunları tuvale aktaran özgür bir el” diye bahseder. Tevfik Paşa hakkındaki bilgiler oldukça sınırlı olup, eserlerini görenlerin yaratıcılığından hayranlık ile bahsettikleri sanatçının, resimlerinin çoğuna  ulaşılamadığı için sanatı hakkında güncel yorumlar yapabilme imkânı bulunmamaktadır.

Bir Cevap Yazın