Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ortak özellikleri

Ümit Gezgin

Türk edebiyatının öncü şahsiyetleri olan Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar, aynı zamanda ortak özelliklere de sahiptir. Bu yazarlarımız halk yazarı, diye de tabir edilen, geniş kitleler için yazılar yazmış, romanlar kaleme almış, deneme, inceleme ve eleştiri yazıları yazmış yazarlarımızdandır.

Elbet dönem içinde görece daha sade bir dil kullanmışlardır. Bunun farklı nedenleri vardır. Temel nedeni tabi ki; halkın okur-yazarlık durumunu göz önünde tutarak, genel kültür düzeyini arttırmak, onların daha çok okuma ve doğal olarak öğrenmelerini teşvik etmektir.

Ahmet Rasim

Kurgusal özelliği olan ve doğal olarak daha cazip ve insanı saran; hayata ve insana dair kuşatıcı özelliği bulunan romanlar, bu alanda daha bir ilgi gösterilen edebiyat dalı olmuş; bu yazarlarımız da, Batı’dan beslenerek edindikleri bilgilerle, özellikle romana yönelmişlerdir. Batı edebiyatını Fransızca üzerinden takip eden bu yazarlarımız, Fransız edebiyatının kuşatıcı gerçekliğini, kendi halklarının eğitimi doğrultusunda, daha çok halk için edebiyat felsefesi doğrultusunda kullanmışlardır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bunun sebeplerinden biri de her üç yazarımızın da çocukluk çağlarının çileli, yoksunluk ve acı içinde geçmiş olmasıdır. Ahmet Mithat Efendi çok fakir bir ailenin çocuğudur. Çok erken yaşlarda Mısır Çarşısı’nda bir aktarın yanında çalışmaya başlar. Ahmet Rasim babasız büyümüş, yatılı okullarda eğitim almış bir yazardır. Keza Hüseyin Rahmi de, annesiz babasız, aile üyeleri kadınlar arasında çocukluğu geçmiş bir insandır. Doğal olarak bu üç yazarın çocukluğu halk içinde, kadınlar arasında, yoksunluk ve sıkıntılar içinde geçmiş, en fazla da halkı, fakir fukarayı, yoksunluğu, yoksulluğu ve sıkıntıları tecrübe etmişlerdir.

Roman ve yazılarına da yansımıştır, çocukluklarının anıları, acıları, gözlem ve tecrübeleri.. Ahmet Mithat yoksul ve cahil halkın genel eğitim seviyesinin arttırılması, doğal olarak Batılı toplumlar kadar kültür seviyelerinin yükseltilmesi için yazının ve edebiyatın gerekli olduğunu düşünür ve kalemini de bu uğurda kullanır. Ahmet Rasim’de de halk için yazmak esastır. Bir yönüyle yazı geçinme aracıdır da bu iki yazarımız için, diğer yönüyle de yaşam felsefeleri gereği, halkın beğenisi, kültürel düzeyi ve sorunları kalemlerinin ucuna yansır; anlattıkları, göstermek istedikleri şeyler, toplumsal sorumlulukları gereği onların sorunları, yoksullukları, cehaletleri, umut ve umutsuzluklarıdır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar, daha çok mizah, humor yazarıdır, bir halk yazarıdır; inandığı yüksek felsefeye göre, halkı dizayn etmek, yönlendirmek, aydınlatmak ve doğru yolu göstermek için kalemini kullanır; kısacası halk için yazar, ama onun halk denilince algıladığı diğer yazarlarımızdan farklıdır. Yüksek felsefe idealine göre yönlendirmek ister halkı. Bu felsefe daha çok pozitivist bir felsefedir.

Ahmed Midhat (1844; Tophaneİstanbul – 28 Aralık 1912, İstanbul), Türk yazar, gazeteci ve yayıncı. Tanzimat dönemi yazarlarındandır. Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler yazarıdır. 1870’te Devir (Çağ) adıyla bir gazete çıkardı ancak ilk sayıda kapandı. Çok kısa zaman sonra Bedir adıyla çıktı. 1878’de çıkarmaya başladığı ve yayın hayatını 1921’e kadar sürdürmüş olan Tercüman-ı Hakikat gazetesi Osmanlı basın tarihinin en uzun ömürlü ve etkili yayınlarından biri olmuştur. Kabri Fatih Camii içinde II. Mehmed‘in türbesinin de bulunduğu ayrı kısımdadır.

Millî Eğitim Bakanlığının 100 büyük Türk edebiyatçısı listesinde yer almaktadır.

Ahmet Rasim, (d. 1864, İstanbul – ö. 21 Eylül 1932, İstanbul) Türk yazar, gazeteci, tarihçi, milletvekili.

Kendine özgü bir tarzla kaleme aldığı eserleri geniş bir okur kitlesi tarafından okunan, mutlakiyet, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerine tanıklık etmiş bir yazardır. 50 yılı bulan yazı hayatında farklı edebi türlerde ve çok sayıda eser verdi. Dönemin İstanbul hayatının ayrıntıları üzerinde durduğu fıkralarıyla tanındı.TBMM’de 3.ve 4. Dönem İstanbul milletvekili olarak yer aldı. Tanınmış bestekâr Osman Nihat Akın’ın dedesidir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar (17 Ağustos 1864, İstanbul – 8 Mart 1944, İstanbul), Türk romancı ve gazeteci . 17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul‘da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa’nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit‘te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul‘a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey’in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye‘ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi’nde memur, Ticaret Mahkemesi’nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887’de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdamSözZamanVakitSon PostaMilliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada‘daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı‘na defnedildi.

Bir Cevap Yazın