BAŞKENT’TE VE YAŞAMDA SANAT

Kathrina Rupit’in

Mural Eseri

(Güvenlik Cad. No 84)

Hatice Kumbaracı Gürsöz

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mezunu

 Ressam

hkgursoz@gmail.com

www.haticekumbaracigursoz.com

Resim sanatını sadece pentür olarak düşünmemek lazım. Onun dışına çıkıp, resmi, sanatın iyileştirici ve barışçıl yönünü kullanarak tuvale, kağıda, cama ve duvara  yansıtarak bir başka sanat hareketi olarak da görmek gerekir. Resim sanatının önemli bir yansıması olan mural sanat genellikle sprey boya, çıkartma, şablon, baskı ve poster gibi çeşitli teknikler kullanılarak icra edilen duvar yazılama, resimleme sanatı olan grafiti en sık rastlanan sokak sanatı çeşididir. Mural sanat yani duvar resmi hem çalışma koşulları hem de teknik olarak zor bir sanat dalıdır. Boş bina cephelerine yapılan devasa resimler, mural olarak isimlendiriliyor. Sokak sanatının  efsanevi sanatçısı Banksy’dir. 1974 yılında İngiltere’nin Bristol kentinde doğan, gerçek ismi bilinmeyen gizemli sanatçı dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen Covid-19 ile ilgili yeni bir esere imza attı. Gizemli sanatçı, ‘hapşu’ anlamına gelen ‘Aachoo!!’ adını verdiği eserde, Covid-19 önlemlerini hapşırırken tükürük saçan yaşlı bir kadın ile anlattı. Onu tanıtmak ayrı bir yazı konusudur.

ARTANKARA için Başkent’e gelen Meksikalı sanatçı Kathrina Rupit, fuarın yanı sıra Ayrancı’da Güvenlik Caddesi’nde 84 numaralı  apartmanın dış yüzeyine “Blossom”  (Çiçekli Kız) ismini verdiği mural çalışması yaptı. Meksika’nın Ankara Büyükelçiliği ve Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleşen bu çalışma Büyükelçi Jose Luis Martinez y Hernandez ve Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Gülsün Bor Güner tarafından açıldı.

Kathrina Rupit bu eseri üç günde tamamladığını, çalıştığı süre boyunca mahalle ve apartman sakinlerinin kendisine çok yardımcı olduklarını, Ankara’daki bazı sanat öğrencilerinin  de, eserin belirli yerlerinde katkıda bulunduğunu, Ankara’nın binalarının  bu tarz eserler yapabilmek için çok uygun olduğunu söyledi.

1987 yılında Meksika’da doğan, bu ülkede Nuevo Leon Üniversitesi’nde görsel sanat ve fotoğrafi eğitimi alan, halen İrlanda’da yaşayan, başta  Frida Kahlo  olmak üzere ikonik kadın sanatçılara hayranlık duyan Kathrina Rupit’in eserlerinde zengin bir canlılık ve coşkunun ön plana çıktığı görülmektedir.

Pandemi nedeniyle katılımcı sanatçı ve  ziyaretçi olarak katılamadığım için  ArtAnkara’da  Meksika Büyükelçiği’nin sanatçısı olarak katılan Kathrina Rupit’in eserlerini göremedim ve kendisiyle tanışamadım. Gerçi görüştüğüm  sanatçılar  “Hayat sen bize Corona’yı verdin, biz sana eserlerimizle cevap veriyoruz” der gibiydiler.

Güvenlik Caddesi 84 numaraya  sanatçının duvar resmini görmek için gittiğimde, benim gibi eseri görmek ve fotoğraf çekmek için gelen kişiler vardı. Binanın otopark alanına bakan duvarında yer alan bu eserin önüne otomobil park edilmemiş olsa çok iyi olurdu.

Eser mutluluk yansıtan bir portre… Adeta sanatçının otoportresi… Meksika tipi bir ikona gibi… Eserdeki renk geçişleri, ışık düzeni, denge ve geometrik ayrıntılar, çiçek motiflerinin figürle birleşmesi eseri resimsel bir ikonaya dönüştürüyor, yaşamın sanatsal bir boyutunu ifade ediyor. Şehre renk katan bu sanatın daha çok uygulanıp görsel bir şölene çevrilmesini temenni ederim. Tabii Meksika Büyükelçiliği ve Çankaya Belediyesi’nin bu konudaki katkıları yadsınamaz.

Sanatın diplomaside yarattığı dostluk köprüsüne,  iyileştirici ve barışçıl yönüne eserlerim ve sanatsal faaliyetlerimle benim de katkım oldu. Eşimin görevi nedeniyle 43 yıl diplomatik hayatın içinde olan bir kişi olarak Türkiye’de ve yaşadığımız beş ülkede (Avustralya, Pakistan, Almanya, Yunanistan ve Türkmenistan), ayrıca sergi açtığım ülkelerde (İsviçre, Suriye, Ürdün, Kazakistan ve Moldova) mezun olduğum Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağlılığımı ve saygımı yitirmeden paletim ve fırçam kurumadı. Diplomatik hayatın zorluğu ve sanatımı bir arada yürütmek için uykumdan fedakarlık yaptım. Ailemi, sanatımı ve ülkemi şerefli bir şekilde temsil etmek için büyük gayret sarfettim. Yaşadığım ülkelerde, sanatın dostluk ve iyileştirici yönünü sunduğum için bana hap ayrıcalıklı davrandılar, sergi imkânları tanıdılar, basında yer verdiler, sergilerime defalarca geldiler, ödüller verdiler. Bir sanatçı için en güzel duyguları tattım. Organizasyonun üstlendiğim 20 Türk 20 Yunan sanatçının eserlerinin yer aldığı Karma Resim Sergisi  için gittiğim Atina’da eşimin değerli meslektaşı Büyükelçi Sayın Ali Tuygan’ın “Biz diplomatların yapamadığını siz sanatçılar olarak yapıyorsunuz” sözü hala kulaklarımdadır.

Kathrina Rupit’in sanat yolunun açık olmasını diler, kendisini gönülden kutlarım.

Şimdilik Başkent’ten bu kadar, sağlıklı, sanat dolu günler dilerim.

Bir Cevap Yazın