Kargalar, Martılar ve Kediler…

Ümit Gezgin

4 Mayıs 2021, Salı

Güzel bir gün. Kargalar, martılar ve kediler dışarda. Pandemiden dolayı insanlar kaçamak kaçışlarla kaldırımlarda, ara sokaklarda yürüyorlar. Sokaklar, caddeler sakin. Gökyüzünde bulutlar var tek tük. Otobüs duraklarında tedirgin bekleyen bir-iki kişi. Otobüsler boş gidiyor boş geliyor. Ağaçlar mahzun. Apartmanlarda insanların yaşadığına şahit ister. Sanki insansız bir semt görünümünde yaşadığım mahalle. Bakıyorum mahalleye, zaman zaman çıkıyorum dışarıya ve insanların yüzlerine, tam gözlerinin içine bakıyorum ve bir boşluk görüyorum. Derin ve anlamsız bir boşluk. Kaldırımda karşılaştığım insanlar yollarını değiştiriyor. Zaman zaman ben de yapıyorum bunu. Şayet yaşlı bir insan geliyorsa, bu bozuk kaldırımlardan, asfalt yola çıkıyorum motorların tedirginliğiyle. Çünkü her an, her yerden bir motokurye fırlayıverir, alimallah ezip geçebilir sizi. Çok dikkat etmek gerekiyor.

Kafamda fikirler, yazıya ve resme dair fikirler kafamda, dışarı çıkarken, içeri girerken. Bir günce içinde bütün olup biteni anlatabilmenin imkan ihtimali yok. Anlatamamanın sıkıntısını yaşamış Orhan Veli, zaten anlatan, anlatamamanın sıkıntısı yaşar. Diğer insanların anlamla, anlatamama ve anlamayla bir alakası yok. Ne olmuş, anlatsa ne olur, anlatamasa.. denilebilir. Aslında kimsenin de umrunda değil. Onlar televizyonun ve internetin, gerçeklikten kopuk, sanal dünyasında yaşıyorlar.

Bakıyorum. Ağaçlara, çevreye, insanlara… Yemek koymuştum karşı kaldırıma apartmandan çıkıp.. eşim bulamaçlı bir şeyler hazırlamış ve; “Bunları kedilere götür. Açtır zavallılar..” demiş, önüme koymuştu bu yemek artıkları dolu kabı.. Evet, kabı aldım, dışarı çıktım. Karşı kaldırım kenarında art arda bir sürü toza bulaşmış araba. Bir arabanın içinde sigara içen şişman bir kadın. Maskesiz maskesiz oturuyor, cep telefonuyla konuşuyor habire.. ‘Herhalde izinlidir..’ diyorum içimden. İzinli olmasa bu kadar rahat olamaz çünkü. Bizler korka korka dışarıya çıkıyoruz. Televizyonlarda izinsiz dışarı çıktıkları için ceza üstüne ceza yiyen insanlar görünce, korkularımız bir kat daha artıyor. Zaten ben tedirgin, endişeli ve tedbirli biriyim. Yaş ilerledikçe tedbir daha da artıyor. Belki de duyguların yerini akıl daha fazla aldığı için böyledir, bilmiyorum ama.. git gide aklın daha egemen olmaya başladığını, olasılıkların zihnimi daha fazla meşgul ettiğini, görüyorum, düşünüyorum..

Güneş yaktı bugün. Kavurdu evin içini. Salonda otursan başka, mutfakta dursan.. Kargaların seslerini duyuyorum, martılar yükseldikçe yükseliyor gökyüzünün maviliğinde.. Bulutlar daha bir yukarılara çekiliyor. Bu kuşların varlığı bir yaşama sevincine denk geliyor. Kuşlar hayatımda çok önemli bir yere sahip. Ortaokul yıllarımda güvercin beslediğim için, hep gözlerim gökyüzündeydi. Gökyüzünde yabancı güvercin arar, kendi kuşlarımın gökyüzü maviliği içinde noktaya dönüşmesini hayranlıkla izlerdim. Evet, o kadar yükselirlerdi güvercinler, bir nokta gibi görünürlerdi aşağıdan..

Kendi resimlerimi de mekanlara, bu kuşlara, gökyüzüne ve illa perspektife, uzama ve derinliğe bakarak çizerim. Yazmak kadar çizmek de ve elbet renkler de hayatımın merkezine oturuyor. Zamanı kavramak değil belki ama, mekanın, hareketin, yaşam ritminin, devinimin ve tabi, gürültü ve seslerin de çizgi ve renkle anlatımını gerçekleştirmeye çalışıyorum. Ve, okul yıllarımda aldığım resim, sanat eğitimindeki sanat kültürümden ziyade, şimdilerde daha farklı bir bakışaçısına sahibidim. Git gide Van Gogh resmine daha fazla yaklaşıyorum. Doğaya onun bakışı gibi bir bakışla bakmak, çok farklı olurdu. Aslında onun bakışı, algılayışı doğayı ve nesneleri, biraz da dramatik.. belki daha da fazla.. Tutku derecesinde sanata bağlı bu adam, hep resim yoluyla bir şeyleri çözmeye çalıştı. Ama çözemedi. İntiharı bunun kanıtı..

Akşam oluyor bulut bulut. Hem kalabalıklaşmaya başlıyor bulutlar, hem de güneş sıyrılıyor dünyadan.. Renkler, soluyor, grileşiyor, lacivertleşip kararıyor.. Kuşların sesleri de çekiliyor ortalıktan. Motokuryelerin mekanik sesleri, tek tük arabanın homurtusuna karışıyor. Bir gün daha kaybolup anı oluyor…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s