Reklam Yazarlığı neye hizmet eder?

Berat Tokatkırı

Reklam yazarlığı günümüzün en popüler mesleklerinden biri. Sadece reklam ajanslarında geçerli, dinamik bir meslek veya uğraş değil reklam yazarlığı; aynı zamanda popüler kültür içinde bütün kulvarlarda var olan bir realite olarak karşımıza çıkıyor.

Bugün sadece reklam ajanlarının ürün ve nesne tanıtımlarında veya pazarlama projelerinde değil, günlük gazetelerden, popüler dergi köşelerine, sosyal medyaya kadar, hatta popüler diziler, filimler, skeçler ve popüler konular etrafında dönen tartışma programlarında ve programlarda bile, ‘reklam yazarlığı’nın geçerli bir ‘meslek’ haline dönüştüğünü söyleyebiliriz.

Gerçekte nedir reklam yazarlığı? Bazılarının sandığı gibi sadece reklam ajanslarında işe sürülen gençlerin, her önüne konulan ürün hakkında ‘metin’ ürettikleri, bir ‘metin yazarlığı’ değil; dediğim gibi; geniş kapsamda; bütün popüler alanları kaplayan, ve asıl amacının tüketim toplumu yaratmak ve devamını sağlamak olan, bir ‘ara elaman yazarlığı’dır.

Bakın, her yerde maymuncuk gibi geçerli bir dal olarak karşımızda duruyor reklam yazarlığı. Söylediğimiz gibi, dizi filimlerin bütün gerçekliği, bölümler, ortaya konan senaryolar, televizyon reklamları, gerek televizyonlarda, gerekse de gündük gazetelerde var olan reklamlardan, hayatın içinde rastladığımız bütün tanıtım yazı, görsellik ve anlatımlara kadar hepsi, günümüz dünyasında insanları yönlendirmek, tüketime, özellikle tüketme içgüdüsüne özendirmek amacını taşımaktadır.

Kısacası, reklam yazarlığı günümüzün en geçerli mesleği olarak karşımızda durmaktadır. Elbet herkesin yapabileceği bir meslek değildir reklam yazarlığı. Geceyi gündüze katmayı gerekli kılar. Çok sıkı çalışmalar, pratikler, uykusuz geceleri kapsayan çalışmaları kapsar. Dahası insanları tüketim çılgınlığına yönlendirmek için vazifeli insanlar olarak hareket eder bu yazarlar ve ürün, hizmet ve benzeri pazarlanacak donelerin gerisinde ahlaki bir sorumluluk da hissetmezler. Hitap ettikleri kitle bütün bir insanlıktır. Onlar bütün insanları tüketim nesnesi olarak görürler. Biyolojik tüketici varlıklar ve bu varlıkların sürekli tüketmeleri gerektiğini düşünürler. Buna inanmasalar bile varlıklarını, kalemlerini, hayal güçlerini ve yeteneklerini bu uğurda kullanmak, kısacası vakfetmek zorundadırlar.

Ne için mi? Elbet sadece para için…

Bir Cevap Yazın