‘Camdaki Kız’ Dizisi; Kerime Nadir’in kemikleri sızlıyordur!…

Kerime Nadir romancılığının, dizi versiyonları televizyonları doldurmuş durumda. Gün geçmiyor ki, kanallarda yeni bir ‘pembe’ dizi başlamasın.

Zengin kız, fakir çocuk; fakir kız, zengin oğlan… Abartılar, travmalar, gereksiz detaylar.. uzatmalar ve uzatmalar.. Bazen bıktıran, tiksindiren, hafakanlar bastıran sahneler…

Son zamanlarda, Kerime Nadir’in kemiklerini bile sızlatacak, psikolojik ve travmatik sahneler ve oyunculuk performanslarıyla da, başka bir boyut devreye girdi..

Masumlar Apartmanı, hepimizi çıldırtan ve diziden uzaklaştıran, nasıl psikiyatrik bir vaka dizisiyle, adeta bütün ‘deli’lerin toplandığı, dolayısıyla, toplumun bozuk olan ruh durumunu, iyisinden tımarhanelik yapacak performanslar sergilerken; buna bir de ‘Camdaki Kız’ dizisiyle, yine aynı psikolojik senaryolardan çıkmış dizi de, bu yanlış toplumsal eğitime eklendi.

‘Camdaki Kız’; örneğine ancak tımarhanelerde rastlanacak, tavır ve davranışlarla kamera önünde kendini gösteren kişilikler sergileyince; Masumlar Apartmanı’na rahmet okutmaya başladı..

Bu çıldırmış, ruhsal hastalıkların bataklığında yaşayan kurgu karakterlerin, dizilerle, topluma kendi hastalıklarını empoze etmesine RTÜK nasıl izin veriyor?

Toplumun ruh sağlığı, diğer sağlık alanları gibi önemli değil mi? Dizi, filim, sanat eseri vb. bütün topluma hizmet eden sanatsal ifadeler, toplumsal, bireysel değer ve sağlığa uygun olması gerekmiyor mu? Ruh sağlığımızın daha da bozulduğu bu pandemi süreci içinde, bu travmatik dizilerin, hepimizi çıldırtma eşiğine getirdiğini artık anlamak gerekmiyor mu?

‘Camdaki Kız’ dizisi de, çıldırmanın başka bir eşiği olarak karşımızda bizimle adeta dalga geçiyor…

Bir Cevap Yazın