Nesli Tehlikede Olan Hayvanlar Biz İnsanlara Sesleniyor: “Benim Geleceğim Senin Geleceğin!”

Sanatçı Sencer Vardarman’ın Gözlerime Bak başlıklı yeni çalışması, izleyicileri gezegenin geleceği üzerine düşünmeye davet ediyor. Çalışmalarını Berlin’de sürdüren Vardarman’ın Tarabya Kültür Akademisi’ndeki misafir sanatçı programı kapsamında ürettiği proje, doğanın insan eliyle uğradığı tahribata, iklim değişikliğine ve ekosistemdeki bozulmaya dikkat çekiyor. Dünyanın farklı şehirlerinde devam edecek bir kampanya biçimindeki çalışma, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle, İstanbul’un yeşil alanlarında ve sokaklarında izleyiciyle buluşuyor.

Çalışmalarını Berlin’de sürdüren sanatçı Sencer Vardarman, Türkiye ile Almanya arasında kültürel alışverişi desteklemeyi amaçlayan Tarabya Kültür Akademisi’nin misafir sanatçı programına katıldığı 2020-2021 döneminde, nesli tükenmekte olan hayvanlara odaklanan bir proje üretti.

Gözlerime Bak adını taşıyan proje, insanın dünyadaki ayak izinin büyüdüğü, yani enerji, doğal kaynak ve arazi kullanımının son yüzyılda giderek arttığı bilgisinden hareket ediyor. Gezegenimizin taşıma kapasitesinin çok üzerinde kirlilik ve atık ürettiğimiz, atmosferin karbon yükünün kritik eşiği geçtiği bu dönemde, 1 milyon canlı türü yok olma tehdidi altında.

Geçtiğimiz yüzyıl boyunca, dünya üzerindeki çoğu canlının yuvası olan ormanların yarısı yok oldu. Ekosistemin sağlığı bozulurken ormansızlaşmayla beraber biyolojik çeşitlilik azaldı, besin zincirinde kırılmalar oldu, doğanın döngüsü ve dengesi bozuldu. Bu zincirleme bozulma, beraberinde kıtlık, susuzluk ve salgın hastalıkları getirdi.

Sencer Vardarman’ın ekolojik ekonomist Prof. Dr. Begüm Özkaynak ve uzman biyolog Kerem Ali Boyla’nın danışmanlığında hayata geçirdiği proje, dünyada yaşayan farklı canlı türleri olarak geleceğimizin ve kaderimizin ortak olduğuna vurgu yapıyor. Doğayı, ormanları ve hayvanları korumanın sadece bir “çevreyi koruma” meselesi olmadığını, varoluşlarımızın birbirine bağlı olduğunu hatırlatıyor.

Çin’in Yangtze Havzası’ndaki bambu ormanlarında yaşayan Dev Panda… Avrasya ve Kuzey Amerika’da yaşayan Boz Ayı… Etiyopya dağları sakinlerinden Habeş Dağ Keçisi… Namibya ve Güney Afrika’nın yerlilerinden Dağ Zebrası… Afrika Savan Fili, Akdeniz Foku, Benekli Kedi, Kar Leoparı, Himalaya Tavşanı, Telliturna veya Altın Aslan Maymunu… Nesilleri tükenmek üzere olan bu hayvanların geleceği bizim geleceğimiz; onların yok oluşu, biz insanların yok oluşunun habercisi.

Gözlerime Bak!

Sanatçı Sencer Vardarman’ın projesi, Gözlerime Bak başlığını taşıyor. Soylarının tükenmesi tehdidiyle karşı karşıya olan hayvanların portreleri, bizi ortak geleceğimiz üzerine düşünmeye davet ediyor. Demet Ortaköylüoğlu’nun gerçekleştirdiği illüstrasyonlarda hayvanların gözleri merkezi bir konuma yerleşiyor ve biz insanları doğrudan göz teması kurmaya çağırıyor.

Vardarman, gezegenimizin alarm verdiği bu kritik dönemde, sanatçı olarak toplumsal anlamda daha etkin bir rol üstlenmeyi tercih ettiğini belirtiyor ve ekliyor: “Sanatın beyaz küp denilen galeri/müze ortamından çıkarak acilen daha fazla sorumluluk alması gereken çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Farklı türlerden olsak da birbirimizi tanımak ve anlamak zorundayız; bu dünyada birlikte ve denge içinde yaşamanın daha iyi yollarını hep birlikte aramalıyız.”

Gözlerime Bak afişleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle, Yeşil İstanbul ve Yaban İstanbul projeleri kapsamında, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nden itibaren İstanbul’un park ve bahçelerinde gösterilecek.

Haziran ayı boyunca Atatürk Kent Ormanı, Büyük Çamlıca Korusu, Hidiv Kasrı ve Gülhane Parkı’nı ziyaret ettiğinizde nesli tükenmekte olan hayvanlardan biriyle karşılaşabilirsiniz.

Sencer Vardarman’ın İstanbul’da başlayan projesi Eylül ayında Berlin’de gösterilecek ve dünyanın farklı şehirlerinde Look Into My Eyes adıyla devam edecek.

www.gozlerimebak.com

Instagram: @lookintomyeyes_info

Sencer Vardarman hakkında

Sencer Vardarman (1970, İstanbul) İstanbul’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü’nü bitirdikten sonra UdK Berlin’de Katharina Sieverding’le güzel sanatlar eğitimine devam etti ve Institute for Art in Context’te yüksek lisans yaptı. Çalışmalarını Berlin’de sürdüren Vardarman, yapıtlarında çağdaş görsel kültürle ve imgelerin siyasetiyle bağlantılı sorularla ilgileniyor.

Vardarman’ın katıldığı grup sergileri arasında 20 | 20 (Schoeler.Berlin, 2020), 9. Berlin Bienali (2016), 77-13 Türkiye’de Siyasal Sanat ve Direniş (nGbK Berlin, 2015), 3. Çanakkale Bienali (2012), Taswir (Martin Gropius Bau, Berlin, 2009) ve Selanik Bienali (2009) yer alıyor. 2020’de Finlandiya Turku Şehir Müzesi’nde Under the Mother Earth’s Skin [Yeryüzünün Derisinin Altında] başlıklı kişisel sergisi gerçekleşen Vardarman, 2014-2016 yılları arasında uluslararası sanatçı ağlarını ele alan “1+1” başlıklı söyleşi dizisinin küratörlüğünü yaptı.

http://www.vardarman.net

Tarabya Kültür Akademisi hakkında

Tarabya Kültür Akademisi tüm sanat alanlarından sanatçılara açık bir rezidans programıdır. 2011 yılında Almanya Federal Meclisi’nin girişimiyle kurulmuştur ve Türkiye ile Almanya arasında sanatsal alışverişi desteklemektedir. Her yıl, Tarabya Kültür Akademisi bu program kapsamında yaşamını ve çalışmalarını Almanya’da sürdüren yaklaşık 20 sanatçıya ve Almanya ve Türkiye’den sanatçı tandemlerine Türkiye’deki kültür sanat çevreleriyle işbirliği yapma olanağı sunuyor.

Alman Büyükelçisi’nin Tarihi Yazlık Rezidansı arazisinde yer alan Tarabya Kültür Akademisi Ankara’daki Almanya Büyükelçiliği tarafından yönetilmekte ve küratörlük sorumluluğunu ise Goethe-Institut üstlenmektedir. 2012 yılında ilk konuk sanatçıların akademiye gelmesinden bu yana yüzü aşkın seçkin sanatçı Tarabya Kültür Akademisinde projeleri üzerinde çalıştı. Bunlardan bazıları yazar Nino Haratischwili, görsel sanatçı Manaf Halbouni ve besteci Angelika Niescier sayılabilir.

http://kulturakademie-tarabya.de/

Bir Cevap Yazın