Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit’in “Samanyolu” filmi üzerine…

Bülent Tarı

Bir kült filim “Samanyolu”.. Sonra türlü versiyonları çıksa bile; özellikle Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit’in 1962 yılı yapımı Samanyolu filmi başlı başına özellikleri olan bir filim olarak beliriyor.

Kerime Nadir’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filim, Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit’le doğru bir seçim yapmış görünüyor. Önder Somer’in de ‘salon adamı’ olarak, kötü adam rolünde izleyicinin karşısına çıkması, filmin yayınlandığı dönemde çok popüler olmuş ve dönem medyası içinde de önemli değerlendirmelerde bulunulmuştu.

Filmin özetine gelecek olursak; Nejat (Ediz Hun), ailesini küçük yaşta kaybedince, teyzesi ile birlikte yaşamaya başlar. Birlikte büyüdüğü kuzeni Zülal’e (Hülya Koçyiğit) aşık olan Nejat, hislerini genç kadından yıllarca saklar. Okul bittiğinde Zülal’in, Namık (Önder Somer) adında bir adam ile evleneceğini öğrenen Nejat, sevdiği kadın ile ilgili tüm ümitlerini yitirir. Namık’ın artık hayattaki tek amacı Zülal’in mutlu olmasını sağlamaktır.

Filmin konusunun ötesinde, mekanlar, insan ilişkileri, konuşma adabı ve İstanbul mekanları noktasında çok önemli özelliklere sahiptir Samanyolu.. Ediz Hun’un ve Hülya Koçyiğit’in zarif, efendi ve sevgiyi, aşkı yüksek bir duyarlılık ve ahlakla algılayıp, yaşıyor olması da; artık kaybettiğimiz duygular, hisler noktasında çok önemlidir.

Hayatımızda kaybolan değerler toplamını da göstermesi bakımından bu ve benzeri filimler, artık geçmiş zaman hatıraları olarak anılarımızda ve çok şükür ki internet vasıtasıyla karşımızda durmaktadır. O dönemden ne köşkler, ne köşk için eşyalar; tablolar, konsollar, halılar, sehpalar kalmıştır; ne de insanların giyim kuşam kültürleri, oturup kalkma adapları ve konuşma nezaketleri, kelimeleri seçme ve karşısındaki kırmadan kendini ifade etme biçimleri.. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi; kaybolup giden değerlerimiz manzumesini oluşturmaktadır, Samanyolu ve benzeri filimler…

Bir Cevap Yazın