Natürmort Ressamlığı

Kemal Bakış

Natürmort veya ‘Ölü Doğa’ tarih boyunca ressamların rağbet ettiği bir alan olarak konum almıştır. Her ressamın geçmişinde, natürmort, portre, manzara ve figür konuları, adeta bir ressamın yetişme aşamaları boyutunda algılanarak yer almıştır.

Doğa önümüzde bütün canlılığıyla dururken, niye ressamlar ‘ölü doğa’ ressamlığına yönelmişler ve natürmortu bir estetik kategori olarak nitelendirmişlerdir? Natürmort resmi ve ressamlığı neyi hedeflemektedir?

Biliriz ki bir zamanlar Türkiye’de, özellikle İstanbul’da, ‘Camcı Resmi’ vardı ve bu resim ticari amaçla yapılırdı ve hem natürmortlar, hem de ezberlenmiş şiirimsi, hayali manzaralar bu resmin ana konularını oluştururlardı. Bulgaristan göçmeni bir Türk olan Sebahattin Camcıoğlu bu resim alanının başlatıcısı olarak veya yaygın kullananı olarak görülürdü.. Sonrasında Besim, Hasan, Ahmet gibi bir sürü ‘camcı ressamı’ türedi İstanbul’un değişik yerlerinde.. Bunlar ‘sipariş’ natürmort ve hayali doğa manzaralarını ‘şıpınişi’ hemen on dakikada yapıp bitirirler ve müşteriye çerçeveletip gönderirlerdi.

Tarihsel natürmort ressamlığı ve resmi bir kenara, Türkiye’de dekoratif natürmort ve bir tür natürmort gibi olan manzaraları başlatan ve geliştiren bu, yerli Bob Ross’lardı, ki bunlar, Bob Ross’tan çok önce bu işe soyunmuşlar ve profesyonelleşmişlerdi..

Sonra sonra onlar da kayboldu. Bu resimler kasaba, manava, bakkal dükkanına pazarlanırdı. Onlar da duvarlarına asardı müşterilere cazip görünmek için, bu cıvıl cıvıl tabloları.. Bunları bir kademe ilerde ressamlar takip ediyorlar şimdi. Birçok çerçevecilerde veya çerçeveci galerilerde, bir zamanlar Sebahattin Camcıoğlu’nun başlattığı ve geliştirdiği türden resimler ve ressamlar türedi ve bunlar hem ‘piyasa işi’ natürmortlar ve hayali manzaralarla, hem de yetiştirdikleri kişilerle sanat ortamlarında yer aldılar..

Kısacası natürmort ressamlığı bir piyasa işi ressamlıktır belki ama, bunun da Mahmut Cüda gibi hayatını o alana adayan ve natürmortu bir yaşam felsefesi ve sanat estetiği olarak ele alan ressamlar da olmuştur. Veya, her zaman dış dünyada resim yapılamayacağı için, atölye, ev içinde kolay oluşturulan ölü doğa kompozisyonlarıyla ressamlar, resim yapma arzu ve isteklerini tatmin yoluna ancak natürmort resmiyle ulaşmışlardır. Cezzanne’den, Monet’e ve Picasso’ya, Halil Paşa’dan, Mahmut Cüda‘ya ve ‘camcı resmi’ne kadar natürmort, hem dekoratif bir estetiğin, hem de yaratıcı bir ruhsal ifade ve anlatımın vazgeçilmez ifadelerinden bir olarak yaşamaya devam etmektedir…

Bir Cevap Yazın