Günce: Günler Birikirken…

Gülşen Ufuk

12.05.2021

Elimde kitap, oturacak ve okuyacak bir yer arıyorum. Böyle sessiz bir yer arıyorum. Kurbağalıdere’nin oralardayım. Oturacak bir yer bulmak bile, sessizce okumak için çok zor. İnsanlar bana bakıyor sanıyorum. Kadını erkeği bütün insanlar, üstüme başıma bakıyorlar sanıyorum. Aslında bunun bir abartı olduğunu biliyorum. Oktay Akbal‘ın dediği gibi; “İnsanlar bizde hep bakarlar.. Bakmak ve görmek farklıdır tabi..”

Evet, ben de çevremdeki insanların daha çok baktığını, ama görme konusunda geri olduklarını, düşünüyorum.

Hava güzel. Deniz dalgalı. Martılar sevimli çığlıklarda.. Kargalar akıllı ve yaramaz, çimenlerin, ağaçların, denizin üstünde…

17.05.2021

Evden dışarı çıkmak istemiyorum. Televizyon izlemek, kanaldan kanala dolaşmak ve reklam izlemek istiyorum. Reklamların faydalı, bize bilgi veren ve kendi estetiği olan şeyler olduğunu düşünüyorum bir ara.. Elimdeki kitabı bir türlü bitiremedim ve kitaba karşı ilgimi kaybettim. Bazen oluyor, başladığım kitabı bitirmeden rafa kaldırıyorum, yeni bir kitaba başlıyorum, onu da bitiremiyorum. Bir aklımda kitabı bitirme, bir aklımda yazı yazma düşüncesi var. Günlük tutma en önemli uğraşlarımdan biri oldu çıktı. Bazen oyalandığımı düşünüyorum. Günlüğe harcayacağım enerjiyi, öyküye, roman yazmaya, deneme yazmaya harcasam, daha kalıcı eserler ortaya çıkar, diye geçiyor bazen aklımdan.. Ama günlükte daha sahici oluyor insan.

22.05.2021

Üniversite nasıl bitecek. Bittikten sonra ne yapacağım? Kara kara düşünüyorum. Online eğitim bana göre değil. Dün Sevilay’la yarım saat telefonda görüştüm. Onunla aynı bölümde Fransızca Öğretmenliğinde okuyorum. Mezun olduktan sonra iş güç yok. Torpil olmadan da bir yere girip çalışmak imkanı yok. Atanmak zaten çok zor. Sonra ben tembelin tekiyim. Yazar olmak istiyorum. Nasıl olacağımı da doğrusu bilmiyorum. Yazar nasıl olunur? İnternetteki sitelere veya online yayınlara yazmasam, gerçekte belki yazacak platform da bulamayacağım. Sonra herkes klasik kalıplar içinde düşünüyor. Öykü, roman, şiir, deneme.. Bunların dışındaki yazma kalıplarına kapalılar. Bunların dışındaki alanlarda kitap basımı da imkansız gibi bir şey. Günce kitabı gördünüz mü siz? Yok. Oysa öykü, roman dolu piyasa…

27.05.2021

Kalamış’ta parkta, tek başıma bir bankta oturuyorum, kitap okumaya ve yazmaya çalışıyorum. Ama yok, ne okumak mümkün.. Çünkü her taraftan sesler duyuyorum, bir türlü okuduğum romana konsantre olamıyorum. Çizgili defterime de bir şeyler yazacağım. Onu da yapamıyorum. Tam kendimi veremiyorum. Çocuk bağrışları, kargalar, rüzgarın uğultusu.. Kafamı veremiyorum.. Yüksek sesle konuşan, bağrışan, koşan, berduş berduş yürüyen bu kaba erkek kalabalığından dolayı, yazacağım veya okuyacağım şeye kendimi veremiyorum…

05.06.2021

Bir şeyler yazmaya çalıştım bugün. Daha mutluyum düne oranla. Evden öğleden sonraya kadar çıkmadım. Evi temizledim, derledim toparladım. Araba seslerine, inşaat gürültüleri karışıyor durmadan ve mutluyum. Batmıyor bu sesler.. Dışardan gelen sesler batmıyor. Martı çığlıklarını da duyuyorum ve var olmanın, yaşamanın mutluluğu şeklinde algılıyorum tüm bunları.. Zaman zaman rahatsız olduğumuzu söylediğimiz bu şeyler aslında yaşadığımızın da kanıtı. Mutluluğumuzun da.. Bugün bir şeyler yazdım ve mutluyum…

Bir Cevap Yazın