Genç Ressam: Serpil Çetinkaya Ermez Üzerine

Ege İncedal

Kişinin sanatçılaşma evresi donanım ve araştırmalarla mümkün. Bu da elbet bir süreç gerektiriyor. Sanatçı, ister görsel sanatlarda, ister düşünsel alanlarda, edebiyat veya müzik alanında, hatta sahne sanatlarının tiyatro alanında olsun, hep ince bir çizgi üzerinde yürür. Gayret, sabır ve donanım bu alanlarda gereklidir.

Elbet çaba olmadan da özgünlüğü yakalamak pek mümkün değildir. Özgünlük biliyoruz ki her alandaki sanatsal uğraşın temel etmenlerinden biri. Resim alanında da, özgünlük hangi yaş grubunda olursanız olun gerekli olan bir durumdur. Belki zorunlu değildir ama, gereklidir. Çünkü sanatçının dünyaya bakma biçimidir özgünlük. Üslupla da kendini belli eder. Resim tarihi özgün, tarzı olan sanatçılar tarihidir, aynı zamanda da ressamlar çöplüğüdür..

Serpil Çetinkaya, özgün bir üslubun, giderek kendi karakterine göre şekillendirdiği bir çizgi ve renk atmosferinin sanatçısı. Ele aldığı konuları etkili bir şekilde görselleştiriyor ve giderek de anlattım biçimi aynı zamanda içinde öyküleri de barındırıyor. Öykü sahibi bir dile ve o oranda da anlatıma sahip olmak, dahası içinde insan hikayelerini barındıran. daha çok nesnelerle resimsel anlatımı gerçekleştirmek, göründüğünün ötesinde zorlukları barındırır. Belki en kolay ressamlık türü, soyut ressamlıktır. Çünkü içinde sadece ressamın belirsiz, adlandırılamayan, kondurulamayan renk ve kompozisyonları vardır ki, ressam da aslında ne demek istediğini bilmez, resmi izleyen de.. Soyut resim dekoratif bir resimdir bu yüzden. Yüzü olmayan renklerin, çizgilerin görselliği..

Sanatçının ele alıp, değerlendirdiği ve kendi üslubunca anlamlandırdığı resimler, insanla bağlantılı irili ufaklı hikayeleri de barındırır. Salt insanla değil, elbet aynı zamanda nesnelerle de ilgilidir ele aldığı ve görsel dile taşıdığı konular.

Serpil Çetinkaya Ermez, üslup sahibi her ressam gibi, kendine özgü, değişime açık bir dünya kurmuş genç kuşak sanatçılarından olarak, kendi çizgisi içinde ilerleyişini sürdürüyor…

SERPİL ÇETİNKAYA ERMEZ

1987, İstanbul.                                                               

Instagram: /serpilcetiinkaya/

Eğitim

2018/ – İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım,Tezli Yüksek Lisans
2013 / – Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü, Resim Bölümü/ Tezli Yüksek Lisans
2013 / Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü/ Lisans

Sergiler

2020/ Contemporary Art, Cap Gallery, Sergileme,Online
2018 / Marmara Üniversitesi Yüksek Lisans ve Doktora Sergisi / Rota / İstanbul/ Kadıköy Gençlik Merkezi
2013 / Connectingthedots / Pera Müzesi , İstanbul, Türkiye
2013 / Water Work / Su İş, Siemens Sanat, İstanbul, Türkiye
2013 / Müstakil Adımlar / Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, İstanbul, Türkiye
2012 / 71. Devlet Resim Heykel Yarışması, Sergilenme,Ankara
2010 / Trans pozisyon / Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü
2010 / Bazaart / İstanbul

Eserlerin kavramsal içeriği

Günümüz yaşam bilinci, küresel ve popüler kültürün dayattığı aynılık çerçevesinde kendini var edebilmektedir. İçinde bulunduğumuz yeni yüzyılın kararsız ve hızla değişen kültürü, kimi zaman bir önceki söylemini reddederken, kimi zaman da reddettiğini tekrardan öne sürmektedir. Bir döngü şeklini alan bu yeni kültür yapısı birbirinin içine girmiş, birbirini örten ve bazı noktalarda şeffaflaşan ama net bir söyleme ulaşamayan bir yapıya dönüşmüştür.

Bu olgu, toplumsal kültürün nitelikli bir bilinç oluşturmasına engel olurken, bireyin kendini kararsız ve tekinsiz bir boşlukta hissetmesine neden olmaktadır. Bu kültürün ve yerleşik bilincin gölgesinde yaşamak zorunda kalan her birey gibi, ben de bir sanatçı olarak bu tanıklığı ve sıkışıklığı işlerimde irdelemeye çalışıyorum. Dolayısıyla boşluk bir kavram olarak işlerimin ana odağını oluşturmaktadır.

Çalışmalarımda bu boşluğu daha görünür kılmak için, tuvali çerçevesinden çıkarıp, özgürleştirerek, farklı yüzeyleri üst üste getirerek çok katmanlılığı meydana getiriyorum. Bu yüzeyler birbirlerini bazı noktalarda bütünüyle örterken, kimi noktalarda şeffaflaşarak kararsızlığı görünür kılıyor. Tuval bezinin geçirgenliği ve yapısal formu da çalışmalarımın kavramsal içeriğine yardımcı olacak şekilde tekrar tekrar kurgulanır ve içeriğe hizmet eder. Tuval bezi üzerinde son katmanda yer alan form bazı noktalarda yüzey ile ilişki kurarken, bazı noktalarda ise yüzeye hapsolur. Bu form toplumda yer alan ben’i, aynı anda izleyen bireyi işaret eder.


Bir Cevap Yazın