FİKRET HAKAN ile…Anı/Söyleşi

Nusret Karaca

Caddebostan sahildeyim. Akşam üstü.

Telefonum çalıyor. Numaraya bakıyorum. Kayıtlı…Fikret Hakan

….

-Buyrun Fikret bey, sevindim. Nasılsınız?

-Teşekkür ediyorum. Aramışsınız. Şimdi cevap verebildim.

-Evet! Sizi yeniden ögrencilerimle buluşturmak istiyorum.

-Bu aralar rahatsızım. Hem kış mevsimi.

Bir geçsin.

-Geçmiş olsun. Elbette. Sağlığınız önemli.

İyi akşamlar diliyorum.Umarım yine görüşürüz.

-Size de iyi akşamlar.

****

Evet! Anımsadığım kadarıyla böyle  bir diyalog geçti aramızda. Sonrası ne bir daha telefon görüşmesi, ne de yıllar sonra yeni öğrencilerimle kendisini buluşturmak nasip olmadı…İyileşemedi ve aramızdan ayrıldı.

Oysa; Ne güzel bir zaman dilimi yaşatmış,

ne güzel anılar bırakmıştı bizlere…

*****

Türk Sinema ve Tiyatrosu’nun en önemli sanatçılarından biri olan Fikret Hakan’ı Bostancı/Hatay Restoran Salı Türk Dili Edebiyat Toplantıları’nda yakından tanıma olanağı bulmuştum. Ahmet Miskioğlu yönetiminde gerçekleşen bu toplantılara edebiyat, sanat ve bilim insanları katılıyordu. Bazılarına Fikret Hakan’da gelirdi. Garsonlar masası’nı donatır, saygıda kusur etmezlerdi. O da yemeğini yedikten sonra toplantı konusu neyse düşünceleriyle katılırdı.

Bir gün kendisini görev yaptığım Kadıköy

Kız Lisesi’ne davet ettim. Severek kabul etti.

****

Yıl 2000

KKL’de yine sanatsal etkinlik günleri.

Ayrı bir heyecan…

Fikret Hakan’ı konuk edeceğiz.

Görevli öğrencilerimiz kapıda karşılıyor kendisini.

Tarihi kapıdan arabasıyla içeri giriyor.

Md.Baş Yardımcısı Betül Demirağ‘ın odası’nda tanışma, dinlenme, çay molası.

Sonra konferans salonu. Usta kapıdan girerken ellerini  salondakileri kucaklar gibi iki yana açıyor. Gülümseyen yüzü ile pozitif enerjisini anında yayılıyor salona.

Müthiş bir alkış!

Sonra sahnede aynı vücut dili, aynı gülümseme…

Sinema başta, Sanat ve Edebiyat üzerine görüşleri, sorulara yanıtları…

Derken imzalar…ardından da okul kütüphanesi’ndeki resim sergisini geziyor…

“Ooo! güzel!” diyor.” Sanatla iç içe olan bir okul. Çok mutlu oldum.”

Zaman su gibi akıp geçiyor…Kendisini uğurluyoruz. Gün bitiyor. Akşam…

üç bina da boş…Yeni bina, pansiyon binası, tarihi Mahmut Muhtar Paşa Köşkü.

Ancak üç bina da da sanatçının ayak izleri kaldı bugünden…Yaşanmışlıklar…

Eğitim ve Ögretim adına, Sanat, Kültür ve

Edebiyat alanında yaşanmışlıklar…ve

öğretmen, öğrenci, velilerle çekilen fotoğraf kareleri…

Şimdi ise…

Bugün 27 Aralık 2020 Pazar

Yine bir hafta sonu pandemi dönemi kısıtlaması.

Sabahın ilk saatleri…

Arşivimden bir kaç fotoğraf ile Fikret Hakan’a yer verdiğimiz 2000 yılının

okul KKL “DAMLA” dergisini çıkarıyorum.

Sonrası mı!…

Beni bilirler …Unutmam!

Yaşanmış, paylaşılmış her güzel ve anlamlı ‘an’lar ile o “an” ları yaşatan kişileri anımsamak, anımsatmak için, yukardaki yazıyı kaleme aldım.

Benim için ayrıca vefa!

Az bir şey mi!

Bir Cevap Yazın