Yaşlı Kadın ve Köpek

Pınar Türek

Her sabah yaşlı köpeğiyle birlikte görüyorum eğilmiş yaşlı kadını. Kemikleri iyisinden yere doğru uzanmış. Sabahın erken saatlerinde, her dışarı çıktığımda görüyorum onu, selamlaşıyoruz. Günaydın, diyorum, başıyla selam veriyor o da.. Buralarda bir yerde oturuyor. Arka mahallede. Her taraf yüksek apartman olduğu için nerede oturduğunu tespit etmek de imkansız.

Geçenlerde yanında orta yaşta bir bayan görmüştüm. Herhalde kızıydı. Son model bir arabadan indiriyordu yaşlı kadını. Köpek yoktu yanlarında. Herhalde evde bıraktılar köpeği, diye düşündüm. Bir yerden geliyorlardı muhtemelen. Belki bir sağlık kontrolünden. Belki akraba ziyaretinden. Korona zamanlarında akraba ziyareti de riskli. Ama biraz rahatlama oldu, diye insanlar tekrar ziyaretlere başladı.

Köpek sanki kadından daha yaşlı görünüyordu. Tüyleri iyice dökülmüş, yolunmuş gibiydi. Munis, başı önünde, bir kulağı eğik, tuhaf bir köpekti. Hım hım yürürdü kadınla birlikte. İkisinin de yaşlılığı yürüyüşlerinden belli olurdu. İkisi de diğer köpekleri, kedileri beslemek için aynı saatte çıkıyorlardı tahminen dışarıya.. Belli yerleri vardı, apartman duvarlarına, diplerine yiyecekleri bırakırlar, o ara hayvanlar hemen yanlarına gelir, sevine sevine, teşekkür hırıltı, mırıltılarıyla yemeğe başlarlardı. Kadın da onlarla konuşur, bir yandan da yanında getirdiği yiyecekleri, kah hazır mamaları, kah evde yapılmış, hazırlanmış yemekleri bırakırdı. Sanki yaşlı köpek de eşlik eder, o da yardım ederdi ona..

Son zamanlarda görmüyordum yaşlı kadını ve köpeği.. Yaşlılardı, ölmüş olabilirler, sokak hayvanları sahipsiz kaldı, kim onları şimdi besleyecek, derken, geçenlerde görmem, doğrusu içime su serpti.. Bu kimsesiz sokak hayvanlarını sessizce besleyen insanlar, mahalle aralarında yaşayan melekler gibi gelir bana. Onlar olmasa bu canlıları kimler koruyacak, besleyecekler? Bu meleksi, iyi insanları az da olsa şehrin bir çok yerinde görüyorum. Ellerinde torbalar, yemler, yemekler, adeta hayvanları arıyorlar ve sürekli olarak onları hem besliyorlar, hem de seviyorlar.

Yaşlı kadının ve köpeğinin yaşıyor olması beni o kadar mutlu etti ki, ben de köşedeki marketten bir paket kedi maması aldım. Köşede gözüme kestirdiğim kırçıl kedinin önüne yem koydum. O kadar sevindi, sürtündü, kuyruğunu sevimli sevimli oynatmaya başladı ki..

Şimdi daha iyi anlıyorum yaşlı kadını…

Bir Cevap Yazın