Günce: Bir Günün Anatomisi

Ümit Gezgin

25 Haziran 2021 Cuma

Öğleyi geçiyor zaman. Kalamış Parkı’nda bir bankta oturuyorum. Bir uçak süzülüyor gökyüzünde, havada.. Karga sesleri duyuyorum. Parkta kurulan eğlence platformunda langırt oynayan gençler var neşeli..

Kargalar ötüyor, martılar gak gak’lıyor. Bir de farklı sesler çıkaran, güvercin de olmayan tuhaf kuşlar var. Bunlar ne serçe, ne güvercin, ne kumru.. Bambaşka kuşlar.. Aslında kargaların haykırışlarına pek de ötme denemez. Daha çok bağırtı halinde bir şey.. Efelenme, bağırtı, çağırtı veya söylenme gibi bir şey..

Uzun uzun böğürtüye benzer sesler de çıkaranlar, adeta uluyanlar da var. Akıllı ve her yere egemen olduklarını, kafalarına koyduklarını yapabildiklerini de göstermekten tuhaf bir zevk de alıyorlar.

Parkta dolaşan yavru martılar daha bir rahatlık, serbestlik, korkmazlık içindeler. Daha hayatın başında oldukları için, oraya buraya çekinmeksizin çimenlerin içinde yürüyüp gidiyorlar ördek adımlarıyla..

Bir parmak bal her şey.. Yıllarca yazıyorum belli bir düzeye geliyorsun veya resim yapıyorsun, bir kimlik, kişilik geliştiriyorsun, kendine ait ifade etme, anlatma biçimi kurguluyorsun.. Sonunda ölüyorsun.. Bütün yapıp ettiklerin geride kalıyor… Onun için insanoğlunun hayatı trajik .. En tepeye çıktığını sandığın veya daha doğrusu, kendi tepeni oluşturduğun an, düşüşe geçtiğin, kaybettiğin an oluyor. Her şey tükenmeye, bitmeye, sanallaşmaya başlıyor. Sahte olanların maskeleri düşüyor. Ayak oyunları görülüyor.

Buna rağmen, dürüstlük noktasından taviz vermeden, Mehmet Akif’in dediği gibi; “Tek başına da kalsan, doğruluk yolundan ayrılmamak” gerekiyor.

Sıcak sıcak.. Rüzgar sıcak üfürüyor adeta. Sabah kendime göre her zamanki bol sulu yumurtalı, kaynatmalı yaptığım menemenvari kahvaltımdan sonra balkonda yaptığım resimleri, yani çizdiklerimi renklendirdim. Karakalemin de başka, bir karakteri, güzelliği var, renkli olanların da.. Önemli olan kendi doğanı yaratmak, kendine göre bir ifade imkanına ulaşmak. Bu sadece gayretle olmuyor elbet. Ama gayret göstermeden de hiç olmuyor.

Bir yelkenli Moda, Fenerbahçe körfezinde. Su öyle durgun ve ilerler öyle sis pus içindeki.. Karşı sahilleri görmek ne mümkün.. Parkta bisiklete binen genç kızlar.. Uçan kuşlar, cıvıldaşan gençler, bağrışan kargalar.. Yürüyen, koşan gençler var yine. Gölgeleri uzamış ağaçlar var.. yine nesnelerin, bisiklet ve scooterlerin ve banklara, portatif iskemlelere, tahta masalara oturmuş insanların gölgeleri uzamış…

Bir Cevap Yazın