Öykü: Merdiven

Tansu Birsen

Kaldırım uzun, adeta bir türlü bitmiyor git git. Dışarıya çıktığımda herkesin gözü benim üzerimde gibi geliyor. Simitçiyi geçiyorum. Bu adam, sabahtan akşama kadar sandalyesinde oturuyor. Simit satacak da para kazanacak. Nasıl bir iştir bu, anlamıyorum.. Simit satarak, bir de sabahtan akşama kadar, simit tezgahının başında, köle gibi durmak, beklemek ve bir yere kıpırdayamamak, ne kadar üzüntü verici aslında.. Her zaman orda, ne zaman köşeyi dönsem, hemen karşıma çıkıyor.. Aslında sadece o değil, bütün simitçiler yerlerinden kıpırdamıyor. Hep köşebaşlarında bir bekleme içindeler.. Simit satacaklar da para kazanacaklar ve ailelerini geçindirecekler…

İlerdeki ışıklarda da başka bir simitçi var. Şöyle bir düşününce ne kadar çok simitçi olduğunu, düşünüyorum çevrede.. Bunlar nasıl organize oluyorlar. Ne kazanıyorlar çok merak ediyorum. Yukarıya doğru yürüyorum. Nefret ediyorum bu kaldırımlardan. Keza merdivenlerden de.. Nerede bir merdiven varsa, mutlaka o da bozuk, kırık, yamuk.. Şaşırıyorum bazen..

Düşünüyorum da, simitçi küçük esnaf, karşıdaki ne idüğü belirsiz dükkan da esnaf. Hemen yanında tekel bayi, onun yanında eczane.. Karşısında mobilyacı var ama, ne zaman önünden geçsem içi bomboş.. Tuzu kuru bir mobilyacı herhalde burası.. İlerde sağda lokantalar var. Manav var, kafe var, lokanta var, market var, antikacı, berber, aktar.. İlerde yine pastane, patshop.. Küçük küçük esnaflar.. Sabahtan akşama kadar dükkanlarında bekliyorlar. Bir yere kıpırdayamazlar, gezemezler. Bir deniz kenarında soluklanamazlar. Zaten bunların ne olduğunu zaman içinde unutmuşlardır, zevk de almazlar.

İnsanların çoğu sınırlı kavram dünyası içinde, basit alışkanlıklarla yaşarlar ve ölürler. Hiçbirinin kültürle sanatla, düşünceyle, okumayla, düşünmeyle alakası yok. Saksıdaki çiçekler gibi, robotik bir hayat sürüyorlar. Basitin basiti bir hayat yaşıyorlar. Dar, sınırlı kelime dünyasının içinde beyinleri de ruhları da küçüldükçe küçülüyor, hatta zamanla yok olup gidiyor…

Işıklardan karşıya geçtim. Orda da bir simitçi. Bildim bileli orada. Zaman zaman selamlaşırız. Yine başıyla selam veriyor, ben de karşılık veriyorum. Onun yanında da Çingene çiçekçi var. Bugün kapalı nedense.. Çiçekler toza toprağa bulanmış, rüzgar üzerindeki naylonu uçurmuş, kimsenin ilgilendiği yok. Öyle mahzun kenarda duruyor. Hemen arkada inşaat çalışması var ki büyük iş makinalarının gürültüsü kulak tırmalıyor ve havayı, doğal olarak da tümsekte var olan çay bahçesinde oturanları toza toprağa buluyor.

Merdivenleri çıkıp, düze, orada apartman var eskilerden kalma.. Alttı dükkan dolu. Bir banka, temizlik malzemeleri satan bir dükkan, ayakkabı tamircisi, eczane, esnaf lokantası, elektrikçi, börekçi, lokanta, kasap.. Yine karşıdaki sıradaki dükkanlarda da bir hareketlenme var.. Kasap, manav, peynirci, nalbur, kahvehane.. önlerinde bir seyyar satıcı.. o da orada sabit satıcıya dönüşmüş.. İlerde, çıkmaz sokak gibi duran yerde eski bir tren istasyonu, trenler geçiyor zaman zaman. Yeraltı geçidinden insanlar koşturuyor, araçlar habire gidiyor geliyor, klakson çalıyor. Pasajın çıkışında da, ağacın altına tezgah açıp sonradan sabitleştirmiş bir manav var. Herkes bir yer kapıp, bedavadan oradan çöplenme derdinde.. Yine gidip gelen, hemen bir köşeden çıkan, bir sokağa sapan ve çöp tenekelerine yönelen kağıt toplayıcılar var. Ne kazanıyor ki bunlar, bu kadar sayıları çok.. Çoğu genç kağıt toplayıcıların.. Karton, kutu, plastik topluyorlar. Biri gidiyor, biri geliyor. Durmadan doluyor mu ki bu çöp kutuları, böyle sürekli gidip gidip geliyor kağıt toplayan gençler.. Gençlerin çoğu ya Suriyeli, ya Güneydoğulu.. Onlar da belki kendi aralarında örgütlü. Dışardan birine izin vermezler. Yani orada da bir çeteleşme oluşmuş demek ki.. Bir örnek torbalar ve tekerlekli çek çeklerle yapıyorlar bu toplama işini.. Nerden alıyorlar bu aletleri?.. Demek ki bir organizasyon var işin içinde…

Bir masaya oturdum. Bir kız geldi. Çay, dedim. Sıcak, güzel, taze demlenmiş bir çay getirdi. Gelip geçenlere bakarak çayımı içmeye başladım. Türlü türlü insanlar. Şişmanı, zayıfı, havalı geçenler.. Gözü yerde, gözü çevrede olanlar…

Bir Cevap Yazın