Bekleme

Yasemin Düzovalı

Bekleme içinde olduğunu insanların biliyorum. Bekleme, yeşilliklerin, ağaçların, çeşmelerin içinde, masaların yanında, durmadan konuşarak bir bekleme yaşıyorlar. Sadece insanlar değil, ağaçlar, denizler, dalgalar da bekleme içindeler.

Masaların yanına oturuyor insanlar ve başlıyorlar konuşmaya. Konuştukları şeyler de hep eften püften şeyler. Doğru düzgün bir yaratıcılığı, orjinalliği olmayan şeyler. Sokaklardaki insanlara bakıyorum. Hepsi eciş bücüş tiplere benziyor. Renkleri solgun, bacakları titrek, göbekler ilerde.. Kadınlarda kalçalar kalın lambur lumbur yürüyorlar yollarda. Kendilerine tuhaf bir güvenleri var kadınların. Havada martılar süzülüyor. Kargalar ağaç dallarındalar.

Her insanın, her ağacın ve kuşun bir hikaye barındırdığını düşünüyorum. Özellikle yüzlerine bakıyorum insanların. Gözlerini kaçırıyorlar benden. Denizlerin, dalgaların ve bulutların hareketini izliyorum. Bir bekleme hali, durumu sözkonusu heryerde.

Bekliyorum ben de. Zamanı bekliyorum. Yolları, ağaçları, denizin dalgalarını bekliyorum. Zamanı gelmesini bazı şeylerin. Yeşilliklerin, gökyüzünün, kuşların, varoluşun zamanının gelmesini bekliyorum.

Biliyorum, herkesin ve herşeyin bir bekleme içinde olduğunu. Bir bekleme içinde bütün bir varoluş. Bütün devinimin temelinde adeta bir bekleme anı, durumu sözkonusu.

Kalabalık içinde, çeşmenin kenarında oturuyor insanlar. Renk, biçim, şekil içinde bekliyorlar. Konuşmalar bekleme üzerine kurulu…

Bir Cevap Yazın