Bayramı Anımsama

Bayram Kutlutaş

Beklenti ve umutlarla yaşıyor insanlar. Gökyüzünün maviliği, derelerin şırıltısı, bulutların devingen yapısı ve insanların ürkek, çoğu kere sahtelikle örgülü kendilerine güvenen kabadayı adımları, velhasıl her şey bana bu bayram zamanı geçmiş bayramların güzelliğini anıştırıyor, geçmiş bayramların sakin ve mutlu zamanlarını hatırlatıyor.

Bu sakin ve huzurlu zamanların bazılarını ben yaşadım, bazılarını da büyüklerimden öğreniyorum. Elektriklerin kah yanıp kah söndürüldüğü, evlerin çoğunda radyonun daha olmadığı zamanlarda insanlar mutlu mesut yaşarlarmış. Küçük şeylerden büyük mutluluklar devşiren bu insanlar, inançlarından aldıkları güçle hayata mütebessim bir kudretle yöneliyorlar, her şeyi belirleyen kudretin güveni içinde hayatı daha uhrevi kavrıyorlardı. Kadere bir rıza göstermeydi aynı zamanda o devirlerde yaşanan. Anlatırlar ki, sakin, sessiz ve içten bir düzen içre yaşarmış insanlar. Ama elbet, zaman zaman mutsuzluklar, acılar ve hastalıklar da olurmuş.

Her zamanın bir bayramı olduğu, bayramı farklı şekillerde algıladıkları insanların ortaya çıkıyor. Törenler, uygulamalar, ananeler.. her şey değişmiş görünüyor. İnsanların bir araya gelmeleri, görüşmeleri bile değişmiş. Elbet pandemi koşullarında gerçekleşen bu bir araya gelmeler, eskilerden farklı bir biçimde işliyor artık. Ben ki, genç denecek bir yaşta olmama rağmen, ‘Nerde o bayramlar!’ diyorum. Bey yıl öncenin, on yıl öncenin bayramları bile yok artık ortalık yerde.. Mendil içinde verilen bayram harçlıkları tarihe karıştı mesela.. Mendil mi kaldı? Özellikle pandemi, insanları birbirinden iyisinden uzaklaştırdı, yabancılaştı.. İnsanlar en yakınlarından bile korkar oldular.. Ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bir de çevrelerinde hastanelere düşmüş, acı çekmiş, ölmüş insanlar varsa; panik havası bir karabasan gibi bütün uzva yayılıyor. Korku ilmek ilmek çoğalıyor..

Nerede o eski bayramlar? Yok, günden güne var olan değerler de ortadan çekiliyor. İnsanlığımızı her bayram biraz daha fazla yitiriyoruz. Görgüler, adetler, kurallar, tarih, uhreviyat kaybolup gidiyor. Kala kala kuru bir bayramlaşma, kuru bir selamlaşma kalıyor uzaktan.

Eski bayramların geleneksel dokusunu, havasını, insaniliğini, samimi mutluluğunu özlüyorum. Bunların bir daha geri gelmeyeceğini bilmek, daha fazla acı veriyor, hüzün duymama sebep oluyor..

Nerede o eski bayramlar?…

Bir Cevap Yazın