Çocukluğumun Bayramları

Pelin Kocaman

Nerde o eski bayramlar? Yaşım kırka geldiği için belki artık böyle söylüyorum.. Bir zamanların bayramları daha neşeliydi, daha içten kutlanırdı. Büyükler ziyaret edilir, eller öpülür ve hediyeler, harçlıklar alınırdı. Şimdi, bu pandemi zamanlarında eller de öpülemiyor, aradan sanki yıllar geçti, yine de insanlar olarak birbirimize, büyüklerimize, küçüklerimize karşı mesafeli duruyoruz.

Büyükleri ziyaretlerde, ki artık ziyaretler de olmuyor, ancak telefon görüşmeleri veya mesajlar oluyor ve oralarda insanlar birbirlerinin, uzaktan bayramlarını kutluyor, hal hatır soruyorlar. Nerede o eski bayramlar? Kalmadı, sade eski bayramlar kalmadı, zamanlar da, mekanlar da değişti.. Hepten herşey değişti.. Tanpınar’ın dediği gibi; bütün bir zaman, mekan ve insanlar değişti.. Ben bile tanık oldum bu değişime.. Yaşadığım, doğduğum mekanlara, evlere bakıyorum da.. Ne evler kaldı, ne mekanlar kaldı.. Ne de o güzel insanlar.. Bir bir çekilip gittiler dünyamızda ve dünyayı çorak arazilere çevirdiler.. Yeşilliksiz, mavisiz, ruhsuz mekanlar, daha doğrusu betonlar kümesi oldu..

Gençler de artık o eski gençler değil.. Yaşlılara saygı göstereceklerine, adeta yaşlılardan saygı bekliyorlar. Karşıdan karşıya geçen bir yaşlının kolundan tutup da ona yardımcı olan bir genç görüyor musunuz artık?.. Veya, otobüse bindiğinde bir yaşlıya yer veren kaç tane genç kaldı?..

Zamanlar o eski zamanlar değil.. Değil ve her şey değiştiği gibi, zamanlar ve zamanların içinde devinen canlılar, insanlar da değişti.. İnsanlar değişince mekanlar, alışkanlıklar, görgüler, sevgiler, saygılar ve bütün değerler değişti.. Değer dünyası değişen insanların doğal olarak hayata bakışları da değişti.. Bu insanlar artık bizim zamanlarımızın duyarlı insanları değil. Duyarsızlık, evet, duyarsızlık her yere egemen olmaya başladı.. Duyarsız insanların başkalarına, bırakın insanlara, canlılara, hayvanlara ve bitkilere değer vermelerini nasıl bekleyebiliriz..

Ah!, nerede o eski zamanlar? Bir daha geri gelecek mi o eski zamanlar? O eski zamanları ki, ben kırk yaşında olduğum halde, artık nostaljik bir insana dönüştüm ve geçmişi, doğduğum yerlerin nostaljisini, eski evleri, köşkleri, çeşmeleri arıyorum.. Eski zamanlar hepten ortadan kalktı, köşkler kalktı.. Oysa onlar var olsaydı.. Altları kafe olsa, üst katları müze olarak hizmet verseydi ve bizler oraları gezseydik.. Ama o kültür, o anlayış, o medeniyet çıtası bile yok artık.. Atalarımızın kemiklerinin sızladığını hissediyor ve bu bayram hüzün duyuyorum…

Bir Cevap Yazın