Bekleme Anında

Özlem Gözüpek

Bir bekleme içindeydi sanki insanlar. Masada, yürürken, ağaçların altında, deniz kenarlarındaki hareketlerinde sanki bu bir devinim değil de, bekleme olarak geliyordu bana. Ve beklemenin bir şeyleri isteme, ölüme doğru yönelme, ölümden kaçarak hayata tutunma beklemesi yapma.. Kısacası herkesin bir bekleme durumu yaşadığını ve beklemenin aslında hayatın temel dinamiği olduğunu düşünmeye başladım.

Eser: Ümit Gezgin

Sadece insanlar değil, dalgalar, yelkenliler, ağaçlar da bekleme içindeydi. Mukadder kaderlerini bekliyordu her şey ve beklerken de yine birbirlerinden medet umuyorlardı. Renkler birbirine girmiş, insanların gölgeleri, ağaçların gölgelerine karışmıştı. Uzaktan bir vapur düdüğünü çalarak, git gide artan dalgalarla adalara doğru ilerliyordu. Sahilde, bekleyen ve ne beklediğini bilmeyen bir sürü insan, dalgalar doğru yürüyorlardı. Birbirlerine bakmıyorlar, gözleri yere dikilmiş, duruyorlar gibi…

Uzaktan camilerin minareleri, denizle ve meydanlarda dolaşan insanların varlıkları, sonra tarihi binalar ve denizde dalgalarla var olan gemilerle bütünleşiyordu. Meydan kalabalıktı. İnsanların her biri kendi kaderlerinin ne olduğunu bilmeden adım atıyorlardı. Uzaktan bir yerden bakıyordum insanlara, gölgeler uzamış ve uzamıştı iyisinden. Öğleden sonraydı. Tuhaf bir kahverengi egemendi bütün bir görüntüye. Binalar kendi özgün gerçekliğini yaşıyorlar ve gölgeleri denize kadar uzanıyordu. Binalar anlamlarını veren de tarihti. İç içe geçmiş bir tarih, bazen birbirinden kopuk gerçeklikler üzerinden yaşanıyordu ve ben bunu hissediyordum.

Eser: Ümit Gezgin

Arabalar, otobüsler, taksiler, motorlar gidiyor ve geliyordu ve bu keşmekeşin nasıl ayakta durduğuna şaşıyordum. Bir de bulutlar vardı başımın üstünde ve oturduğum yerden bulutları da çok güzel görüyordum ve seviyordum bulutları. Hareketliydi ve sonsuza doğru giderken bekliyorlardı onlar da..

Eser: Ümit Gezgin

Yeşilliklerle binalar ve deniz çok güzel bir uyumun içindeydi. İnsanlar yürüyordu durmadan. Akıllarında fikirlerinde bir bekleme seremonisi vardı. Hayatın beklemeden ibaret olduğunu düşünüyorlardı. Duraklarda, market alışverişlerinde, pazarlarda, deniz kenarlarında, evde, işte, okulda.. kısaca her yerde hep bekliyordu insanlar.. Ama en sabırlı bekleyenler herhalde kedilerdi.. Sonsuz bir merak ve sabırla, ağaçların tepesinde, betonlarda, evlerin çatılarında.. kısacası her yerde bekliyordu bu hayvanlar…

Bir Cevap Yazın