İbrahim Safi Resminde Plaj

Seçil Kumsal

Deniz kenarları her zaman ilgimi çekmiştir. Nedeni insanın başka bir boyutta olması, kendisini deniz kadar çıplak ve yalın hissetmesi olayıdır. İbrahim Safi’nin bu resmi de yine İstanbul’la bağlantılı bir sayfiye semti ve muhtemelen de altmışlı yıllar İstanbul’u..

Elbet o zamanların sayfiyeleri ve deniz kenarları, plajları bugünlerden farklıymış. Zaten bunu Safi’nin bu tablosunda da görüyoruz. Dalgalı bir deniz, denizde deniz araçları, denize girenler. Sahilde kayıklar, kumların içinde güneşlenen tekli, çoklu figürler, ayakta duran, yürüyen, çay, kola servisi yapan giyinik biri..

Ağaçlar var yine kumların içinde tek tük. Fidan olarak duruyor, yapraklı yapraksız.. Bulutlar da var bu güneşli havada.. Güneşin iyice kızdığı ve kızgınlığıyla ormanların yanarak, sayfiye yerlerinin cehenneme çevrildiği günümüzle de kıyaslandığında, demek ki bir zamanlar daha sakin ve mevsimine göre sıcaklıkların ve havaların uygun olduğu zamanlar da yaşanmış..

Ama sahilde, deniz kenarında ve sahillerde insanların daha bi rahatlamış görüntülerin olduğunu da zaman zaman, özellikle deniz kenarında gezerken, bir tatil kasabasında, köyünde, kumsallarda, sarı kumların üzerinde ve kumlara dalmış, üzerinde süzülmüş çıplak bedenlerin rahatlığında bunu, daha iyi gözlemliyorum ve insanların yüzlerine ve gözlerine de yansıyor bu rahatlamış halleri…

İbrahim Safi tutkuyla resim yapan bir ressamdı. Hemen hemen her konuda resim çizdi. Rahat bir tekniği vardı. Çoğu tuval üzerine yağlıboya olan resimlerinde, hem İstanbul’la ilgili, hem de farklı mekanlarla ve insanlarla ilgili resimler yapmıştır. Türk resmi içinde en üretken ressamlardan biriydi.

Bir Cevap Yazın