Harun Pınar: Doğa Aşığı Bir Sanatçı

Fizyolojik, psikolojik, sosyolojik bir takım ihtiyaçların karşılanması üzere gerçekleştirilen davranış biçimleri kapsamında ilgili ürün ya da hizmetin alınıp satılması “Tüketim” olarak tanımlanabilir. 20. yüzyıldan başlayarak günümüze kadar gelen süreçte hızla gelişen bilimsel ve teknolojik değişimler, tüketim kavramının da değişerek farklı bir tüketim kültürü oluşmasına neden olmuştur.  İletişim ağlarındaki hız, farklı kültürel yapıdaki insanların birbirlerine kolayca ulaşabilmelerine olanak tanımakta ve böylelikle ortak bir kültürün oluşması kaçınılmaz olmaktadır.

Çöplük

Kitle iletişim araçları ile yayılıp benimsenen ortak yaşam tarzları, ortak beğeniler ve ortak düşünce biçimleri oluşmaktadır. Böylelikle her geçen gün manipüle edilen bireylerin ortak bir tüketim kültürü meydana gelmektedir. Bu tüketim kültüründe insanlar çoğu zaman ihtiyaç dâhilindeki ürünlerin yerine sosyal statü belirtisi olabilen ya da bu kültüre ait olan farklı ürünleri ya da hizmetleri satın almayı tercih etmektedirler. Bir anlamda birey, tükettiği nesneler ile varlığını ortaya koyup, belirlenmiş bir kimliğe bürünmektedir. Sanat dünyasında ise tüketime yönelik tavrın farklı biçimlerde yansıdığı görülmektedir. Kimi sanat çalışmalarında tüketim nesneleri olan hazır nesneler eseri ortaya çıkaran ve eserin arkasındaki felsefenin düşünülmesini sağlamaya çalışan bir yapı sergilerken, kimi eserlerde kullanılan bu nesneler çoğaltım yöntemi ile daha fazla alıcıya ulaşabilmekte ve böylelikle tüketim kültürünün yeni bir malzemesine dönüşebilmektedir.

Fosil İnsan
İz

Tüketim nesnelerin sanattaki kullanım biçimi olarak hazır nesnelerin sanata dâhil oldukları Sentetik Kübizmden başlayarak M. Duchamp’ın Pisuarı hazır-nesnenin bire bir kendisini sanat eseri olarak sunmasına kadar geçen sürecin ardından günümüzde tüketim nesnelerinin kimi zaman içeriksel yönüyle kimi zaman ise biçimsel yanıyla izleyiciye sunulduğu görülmektedir. Hazır nesneler, tüketim kültürünün farklı sebeplerle satın almaya yönlendirdiği ürünlerdir. Özellikle pop art çalışmalarında tüketim nesnelerinin oldukça sık kullanıldığı görülmektedir. Nur Koçak, tüketim kültürüne ait nesneleri çalışmalarında yer vererek, medya tarafından oluşturulan kimlikleri gözler önüne sermeye çalışmaktadır. Jeff Koons, tüketim nesnelerini devasa boyutlarda sunmakta ve üretim aşamasına dâhil olmayarak sanat ve zanaat kavramlarının sorgulanmasına sebep olmaktadır. Marcel Duchamp ise hazır nesnenin birebir kendisini sanat eseri olarak sergileyerek, sanatçının düşünsel süreçlerinin önemini ortaya koymaya çalışmıştır. 1913 yılında bir tabureye bir bisiklet tekerleğini monte ederek sergilemiştir. Seçtiği hazır nesneye yeni bir anlam kazandırmıştır. Tüketim nesneleri olan hazır nesneleri kendi bağlamından çıkarıp yeni bir bağlama yerleştirmiştir. Böylelikle sanatı galericilerin, sanat eleştirmenlerinin ya da izleyicilerin beğenilerinden çok daha öte bir konuma yerleştirerek sadece sanatçıya ait bir söylem olarak sunmuştur.

Para Ağacı

Çağdaş sanatta tüketim nesnelerinin kullanımı ile birçok sanatçı farklı içerikleri düşündürmüş/düşündürmekte ve yeni görsellere dönüştürmektedir. Claes Oldenburg ise tüketim kültürüne ait nesneleri yine devasa boyutlarda ele alarak izleyici ile buluşturmaktadır. Yine bu nesneler kendi bağlamlarından çıkarılarak yeni bir söylem biçimine dönüştürülmüştür. Çağdaş sanatta diorama, yaşamdaki belirli anları yakalayıp kalıcı hale getirebilmek amacıyla gerçekleştirilen üç boyutlu gerçekçi çalışmalardır. Dioramaların müzelerde gerçek ebatlarda sergilendiği görülmekle beraber sanat çalışmalarında farklı oranlarda küçültülerek sergilendikleri bilinmektedir. Frances Glessner Lee’nin dioramalarında huzurlu bir ev ortamının tersine çoğu zaman vahşice işlenilen cinayetlerin konu edildiği görülmektedir. Dioramalarındaki her bir detay sanatçı tarafından incelikle yerleştirilmiştir. Derrick Linn’in dioramalarında ise ofis malzemelerinin ayrıntılarıyla kullanılarak oluşturulan küçük projeler dikkat çekmektedir.

Çalışma kapsamında gerçekleştirilen bireysel uygulamalar teknik olarak diorama görüntüleri ile ortaya çıkmıştır ve içerik olarak ise tüketim kültürünün bir eleştirisi olarak görülmelidir. Her bir diorama çalışması, belirli bir konunun irdelenerek düşünülmesi ve üzerinde ayrıntılı bir biçimde çalışılarak gerçekleştirilmiştir. Hızla ilerleyen teknoloji endüstri ürünlerinin de hızla artmasına ve dolayısıyla atık malzemelerin de çoğalmasına sebep olmaktadır. Bu atıklar bilinçsizce doğaya bırakıldığında çevreyi yok edip, insanlığın yok olmasına kadar gidebilecek zararlı sonuçları beraberinde getirebilir. Bu duyarlılıkla ele alınan dioramalarda, genleştirilmiş Polistiren Sert Köpük malzeme ile oluşturulan üç boyutlu çalışmaların içerisine hazır tüketim nesneleri yerleştirilerek farklı kompozisyonlara ulaşılmıştır.

Çalışmada, günlük yaşamda kullanılan hazır tüketim nesneleri ile plastik değere sahip olan dioramanın teknik imkânlarının birleştirildiği bireysel uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Bireysel yaşantılardan ve doğadan ilham alınarak, doğanın tüketimi sorunsalına yanıt aranmıştır. İnsanın içinde yaşadığı doğa ölçek olarak küçültülerek ona geniş bir perspektiften bakılması sağlanmış ve böylelikle doğanın, tüketimin etkisiyle nasıl bir yıkıma uğradığı gözler önüne serilmiştir.

Sonuç olarak diorama çalışmalarıyla çağdaş heykel sanatındaki uygulama biçimleri genişletilirken, alana pratik olarak yeni ve farklı bir yön kazandırılmaya çalışılmıştır.

Bir Cevap Yazın