ZERRİN KEHNAMUYİ İLE KIZILTOPRAK ÖĞRETMENEVİ ‘NDE

….

Nusret Karaca

Dünyaca ünlü ressam Zerrin Kehnamuyi, Kızıltoprak’ta ikamet ediyor. Gün içinde belirli zaman dilimini Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi’nde yazarak, okuyarak ve çoğunlukla karakalemiyle bir şeyler çizerek geçiriyor.

Onunla oturmak, konuşmak, ondan donanmak beni mutlu ediyor. Yazdıklarının bir fotokopisini bana ayırır. Dante’den tutun da Monteigne ve daha birçok önemli isme kadar… Düşünürlerin sözleriyle metinler, çeviriler yapıyor. Ben de fırsatını bulunca konuşturuyorum ve kendiliğinden, önceden planlanmamış bir söyleşi gerçekleşiyor:

Sanatçının bir çalışması

– Bu fotoğraf?

*Mimar Sinan’da…

– Sizi tanıdım, ortada solda.

* Evet, en önde soldan dördüncü Bedri Rahmi Eyüboğlu.

– 1960…

* Zaman geçiyor.

– Bedri Rahmi derken duraksadınız…

*Dört küheylan çeker arabamı” derdi.

– Yani?

*Biri çizgi, biri leke, biri renk, biri benek. Hocanın bize ilk söylediği sözleri bunlar.

– Yine bir şeyler karalıyorsunuz.

* Kuruyan ağaçlarla konuşuyorum çizgileriyle. Çığlık atıyorlar.

– Sessiz çığlık…

* Tam anlamıyla öyle.

– Çeviriler?

* O sana verdiklerim, orada birçok şey beni anlatıyor. Bazen yalnız kalıp, kimsenin yanıma gelmesini istemediğim anlar da oluyor.

– Bir öğrencim fotoğraf altı bir yazı yollamış Zerrin Hanım; “Tek başınayım, yalnız değilim”. O durum…

* Elbette.

– Bazen kalabalıklar arasında yalnızdır insan. Ortak nokta olmazsa…

* Tek başına ürettikçe çoğalır sanatçı.

*         *         *         *         *

Söyleşi böyle sürdü gitti. Bana Öğretmenevi’ndeki çalışmalarını ve siyah beyaz bir fotoğraf ile çevirilerinden bir örnek armağan etti.

İşte Kadıköy böyle bir yer. Yine anlamlı bir zaman dilimi yaşattı bana…

   *****

(Nusret Karaca Kadıköy Söyleşileri 2017)

Bir Cevap Yazın