Sanatçı ve Toplum

Ümit Gezgin

Sanat yeni öneriler ve önermeler sunma alanı olarak karşımıza çıkmaktır. Tarih boyunca sanatçı da hep yeni fikirlere, düşüncelere ve eylemlere açık olarak sanatını belirlemiş, böylece ortaya sanat tarihi çıkmıştır. Sanat tarihi sanatın ve sanatçıların değişim ve farklılaşmasının, giderek yeniliklerle bir öncekinden beslenip, ileriye doğru sıçramasının, ileriye doğru anlam ve yaratıcılık aramasının tarihidir.

Toplum ise, daha çok statik alanın, statükonun ve türlü hurafe ve geleneklerin içinde kalan, daha çok yenilikten ve farklılıktan korkan insanlar topluluğudur. Gerek modern öncesi dönemde, gerekse de modern dönemde toplumlar hep kendini güven altına alma ve yaşama içgüdüsüyle varlık kazanmışlardır. Günümüzde de toplumlar bu güven duygusuyla hareket ediyor, güvenli bir tüketim dünyası içinde yaşamak istiyorlar.

Toplumsal refleks kitlesel bilinçle, yani sürü psikolojisi ve kültürüyle hareket eder. Güven içinde, mutlu, huzurlu, eğlenceye dönük, sıkıntıdan uzak bir tüketim dünyası içinde yaşamak ister kitle. Kitleler Psikoloji üzerine çok güzel bir kitap yazmış olan Gustave La Bon; kitlenin huzur arayışının, yeniliklere ve farklılıklara karşı gelmesiyle de ilintili olduğunu, söyler. Sanat gibi yenilik, farklılık içinde hareketi zorunlu kılan yapı ve bu yapıya endeksli bir hayat kurgulayan sanatçı, dünya tarihi içinde kitleler tarafından hep hoşnutsuzlukla, güvensizlikle karşılanmış; Van Gogh örneğinde ve diğer bir çok sanatçı da olduğu gibi; kitleler sanatçıyı daima dışlamışlar, yeri gelmiş; ‘deli’ diye yaftalayarak tımarhaneye kapatmışlardır.

Kitlenin sanatı ve sanatçıyı anlamasına imkan yoktur. O yüzden sanatçı, çağının dervişidir-keşişidir. Popüler kültür ve onun aktörleri sanatçılar için her ne kadar bu geçerli değilse de; onları da zaten ‘sanatçı’ olarak kabul etmek imkansızdır. Onlar tüketim ideolojisinin popüler aktörleri, popüler sanatçılarıdır. Popüler olanın da sanatla, gerçek anlamda yaratıcılık ve yenilikle bir alakası yoktur. Doğal olarak da kitleyle bağdaşık, hatta kitleyi eğlendiren, güldüren ve tükettiren, birer aygıt gibi hareket ederler.

Sonuç olarak gerçek sanat ve sanatçı kitle için her zaman tedirginlik kaynağıdır. Gerçek sanat ve sanatçı toplum tarafından sevilmediği gibi, benimsenmez de…

Bir Cevap Yazın