Sanatçının Görsel Hafızadaki Yeri

Çetin Kartopu

Sanat tarihi sanatçıların tarihi olması gerekirken, sanat eserlerinin tarihine dönüşmüş durumda. Biz Picasso’nun kendisinden ziyade eserlerini görürüz, eserlerinin tarihi, tekniği ve fiyatıyla ilgileniriz. Picasso’nun, Van Gogh’un, Cezanne’nin, Cemal Tollu’nun Nurullah Berk’in insan olarak, karakter olarak ne anlama geldiğini hiç düşünmeyiz.

Oysa sanat tarihi, sanat eserlerinden ziyade, sanatçıların tarihidir.. sanatçıların karakterleri, psikolojileri, sosyolojileri, yaşadıkları toplumda aldıkları biçim, davranışları, aileleri, insanlarla ilişkileri, kültürleri.. çok önemli bir gerçeklikken ve sanatçıların bizzat kendileri önemsenmesi ve haklarında yazılar, kitaplar yazılması gerekirken, daha ziyade geride bıraktıkları para eden, ticari bir hüviyete sahip eserleri üzerinden spekülasyonlar yürütülmektedir.

Oysa, bakılsın bu fotoğrafta da nasıl ve hangi kimliklerle, bakışlarının gerisindeki psikolojik haller ve ruh durumlarıyla yeralmaktadır sanatçılar.

Kararlıdır Cemal Tollu, bir iç hesabı ve düşünceleri var gibi durur, poz verir. Resimleri de kübizmin soğukluğuna ve kesinlikle, kararlılığına sahip değil midir. Yazılarında da kesinlikler ve son’lar vardır Cemal Tollu’nun. Estetiğinden ve hayata bakıştaki bu katı durumu, yüzüne yansıyan ketumluğunun ve kararlığının sonucudur adeta.

Keza Zeki Faik İzer de.. Kesin kararlılık, ketumluk ve köşelilik içinde değil, daha çok bir diplomat havasındadır. Kendine güven en belirgin özelliğidir fotoğrafa yansıyan yüz ifadesinin bizlere verdiği imajda. Resmi de değişken, soyuttan somuta, somuttan soyuta doğru evrilen; çoğu zaman resimden ziyade yönetici bürokrat kimliğiyle sanat dünyasında yer almış bir kimliktir.

Abidin Dino diye resimde gösterilen kişi, aslında Zühtü Müridoğlu’dur. Resmi isimlendirenler demek ki tam olarak sanatçıları tanımamaktadır. Rastgele konumlandırmışlardır sanatçıları.. Onu da burada belirtmek lazım..

Müridoğlu‘nun diğerlerinden faklı yönü belki humor, yani mizah sahibi olması ve bunun yüzüne, bakışlarına ve tebessümüne yansımasıdır. Keza heykellerinde de bu humor çok etkili bir şekilde yansımasını bulmuştur. Değişken, kararsız bir plastik zenginliğe sahiptir heykelleri. Yüzüne ve bakışına da bu yansır zaten..

Son olarak Nurullah Berk, ressamdan ziyade bürokrat, yönetici elit gibi yansımış. Ben aynı zamanda onu, görsel sanatçıdan ziyade bir yazara benzetirim ve Hemingwey‘le de bağlantı kurarım. Hemingwey’in gençliğine benzetirim burdaki resmindeki Nurullah Berk’i.. Kararlı, kendinden emin, sınırları belli bir resim diline, kübizme sahip bir ressam olarak Berk de, nasıl bir dili ve biçimi oluşturacağına çok önceden karar vermiş bir kişilik izlenimi verir. Nitekim ressamlığının yanında boygösteren yazarlığı da onun aynı zamanda entellektüel bir insan olarak, resmini de belirlediğini söylemek gerekmektedir.

Sonuç olarak resim birçok şeyi anlatır, karakter, düşünce ve yapı hakkında geniş bilgiler, gizli anlamlar sunar. Burada da sanatçılarımız hakkında, bu fotoğraflar geniş bilgiler ve anlamlar içerir.. Daha da nice çözümlemeyi gerekli kılar bu ve benzeri fotoğraflar…

Bir Cevap Yazın