“Sanatın Sonundan Sonra” Kitabı Üzerine

Berat Kutlu

Arthur C. Danto’nun yazdığı kitap, Çağdaş Sanat ve Tarihin Sınır Çizgisi olarak lanse ediliyor. İngilizce’den çeviriyi de başarılı bir şekilde Zeynep Demirsü yapmış. Burada çevirinin de çok önemli olduğunu belirtmek gerekmektedir. Nice çeviriler var ki eline yüzüne bakılmaz vaziyette. Okunmaz, anlaşılmaz metinler oluşturuluyor.. bir tür beceriksizce çeviri yapılıyor. Dili bilmek yeterli değil, aynı zamanda literatüre de egemen olmak, konuyu da detaylı olarak bilmek gerekmektedir.

Danto sanat eleştirmeni olduğu kadar aynı zamanda çağımızın önemli filozoflarından biri. Doğal olarak yazdığı kitap da iddialardan, tanım ve yorumlardan oluşuyor. Bir eleştirmen nasıl sanat eserleri konusunda yargı belirtiyorsa, Danto’da felsefe formasyonu gereği çağdaş, modern sanat, sanatçılar ve kavramlar üzerinde önemli açıklamalar ve yorumlar yapıyor. Bu da kitabı çok önemli hale getiriyor. Maalesef, bizde doğru düzgün telif sanat kitapları olmadığı için, batılı yazarların yazdığı kitaplara muhtaç haldeyiz. Bu da gelişmişlik farkından dolayı normal karşılanmalı. Felsefesiz bir toplum kuram ve sanat geliştiremez, geliştirdikleri ancak cılız olur, cılız kalır..

Her neyse, biz yine gelelim Danto’nun kitabına.. Biz hala modern ve çağdaş arasında ayrımın nasıl yapılacağını kös kös düşünelim; Danto bunu önerileriyle çözmüş görünüyor. Kitap ilintili birçok alanda özgün yargılara varıyor.

Danto, Batı sanatının Hegelci anlamda sona erdiğini savunuyor. Bu elbette, sanatın tamamen sönümlendiği, sona erdiği veya yok olduğu anlamlarına gelmez.. Daha çok sanatta yeni bir çağın başladığı anlamlarına gelmektedir. Ayrıca mimesis teorisinin ve ideolojilerin bütün prangalarından kurtulduğu anlamına gelmektedir. Sanatı bir anlamda özgürleştiriyor Danto. Sanatçıya da özgür bir ruh ilave ediyor. Tabi gerçek sanatçılara.. Yoksa sanatı kendi kişisel çıkarı ve egosu için, popülerlik yolunda kullananlara değil…

Kitap Birçok Alanla İlgili

Kitap dar bir alanla ilgili değil. Estetikten, Sanat Tarihine, Sanat Eleştirisinden Pop Art, Halk Sanatı ve gelecekte sanatın alacağı biçem ve biçim endişelerine ve en önemlisi felsefenin sanat içinde alacağı konuma kadar birçok alanları enine boyuna irdeliyor Danto..

Danto kitapta diyor ki; “Seksenli yıllarda, belirli radikal kuramcılar resmin ölümü temasına merak sarmışlardı; yargılarını gelişkin resim sanatının bir iç tükenişin tüm belirtilerini sergiler göründüğü ya da en azından daha ilerisine taşımanın olanaksız olduğu bir sınıra dayandığı iddiası üzerine temellendiriyorlardı. Akıllarından Robert Ryman’ın neredeyse bembeyaz tabloları ya da belki Fransız ressam Daniel Buren’in agresif, monoton çizgili tabloları geçiyordu; getirdikleri açıklamayı ise hem bu sanatçılara hem genel olarak resim pratiğine dair eleştirel bir yargı olarak almamak kolay değildi.”

Sonuç olarak kitap kendi alanında önemli bir boşluğu doldurmakta, kitapseverler ve sanat dünyası için vazgeçilmezlerden biri olmaktadır…

Bir Cevap Yazın