Şairin Günlüğü

Şirin Pekmezci

5 Temmuz 2021

Şiirler yazıyorum. Şiir kitapları okuyorum. Türk şiirini yakından takip ediyorum, özellikle dergilerden.. Ama, doğrusu hiçbiri doğru düzgün tat vermiyor bana. Büyük şairlerin şiirlerini okumak, daha garantili gibi. Ahmet Haşim’in, Cahit Sıtkı’nın, Edip Cansever‘in.. Bütün şairleri sevmek zorunda değilim. Şiir üzerine yazılan yazıları okuyorum bir de.. Kitaplar yetersiz bu anlamda.. Daha çok edebiyat dergilerinde çıkan yazılar..

Tabi para kazanmak mümkün değil şiirden.. Maalesef ülkemizde şiirden para kazanmak, hayatını geçindirmek imkansız.. Şiir kitapları fazla basılmıyor ve zaten satılmıyor. Üç yüz, bilemedin beş yüz basılıyor şiir kitapları.. Diğer edebiyat kitaplarının da durumu aşağı yukarı bu..

Bu sabah erken kalktım. Pencereden işine koşturan insanları izledim bir müddet. Sabahın kör karanlığında açılan esnaf dükkanları, zincir marketlerde çalışan insanlar, otobüslere koşuşturanlar. Hızlı hızlı koşuşturan insanlar.. Her sabah böyle.. Bir koşturma, bir telaş içinde insanlar.. Kolay değil, para kazanmak kolay değil.. Bu insanlara hayret ediyorum. Karınca gibi çalışıyorlar. Durmadan koşuşturuyorlar. Dışarda, binlerce birbirinden farklı işlerde, güçlerde çalışan, sabahtan akşama kadar bir yerden bir yere kıpırdayamayan insanlar.. Oysa ben onlardan daha özgürüm.

Şiir aklımdan hiç çıkmıyor. Adeta şiir için yaşıyorum. Şiirin kendimi ifade eden tek sanat türü olduğunu düşünüyorum.

7 Temmuz 2021

Hava bugün pırıl pırıldı. Sabah yine erken kalkıp sahile indim. Marinada yatlar, küçük tekneler, balıkçı motorları ve kayıklar, iç içe kuzu kuzu yatıyorlardı. Bir de sabah sporuna çıkmış insanlar.. Koşturup duruyorlardı. Ben sakin sakin yürüyor, hayatı anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyordum. En önemlisi de okumak. Aslında belki de şiir yazmaktan ziyade okumak, şiir olsun, kısa öykü, anlatı olsun okumak, kaliteli kitap okumak, notlar almak daha hoşuma gidiyordu. Dünyanın büyük yazarlarını okumak, insana derin ufuk kazandırıyor, giderek insanı özgürleştiriyordu.

Güneş öylesi yakmaya başladı ki öğleye doğru.. Yine de yollarda olmak, yürümek çok hoşuma gidiyordu. Kelimelerin sınırlarını hissediyorum. Anlatmak, her şeyi tarif etmek, mutlu olmak o tariften.. Kolay değil.. Kelimelerin de bir sınırı var. Dil kendi kendine bir sınır belirliyor..

9 Temmuz 2021

Başladığım kitabı bitirdim. Seviniyorum çocuk gibi, büyük bir şey yapmış olmanın hazzı.. Kitap bitirmek.. Çok büyük bir iş, çok büyük bir şey gibi geliyor bana.. Kitap okumayı çocukluğumdan beri çok sevdim. Bazı kitapları defalarca okudum. Dijital çağı hiç anlamadım, hiç hoşlanmadım. Elimde olsa ne internete girerim, ne de televizyon izlerim. Evde annem hep televizyonun karşısında.. O magazin programları, diziler.. Sürekli onları izliyor.. Ben tahammül edemiyorum ama, onun hatırına salonda televizyonun karşısında oluyorum, n’apayım?..

Bazen pencereden caddeye bakıyorum. Sürekli araçlar, motorlar.. vızır vızır.. Koşuşturan insanlar.. Durmadan koşuşturuyorlar. Duran yok, rahat adımlarla yürüyen de yok. Bir koşturma, telaş.. Ama her yerde nedense…

Bakkal defteri gibi bir defterim var, çizgisiz.. Oraya yazıyorum bu yazıları.. Günlük benim için büyük bir tutku. Ama her zaman yazamıyorum. Arada sırada.. Aklımı bileyliyor. Mutlu ediyor beni. Anlamak mümkün değil ama, yazı rahatlatıyor beni.

15 Temmuz 2021

Bazen günlerce tek kelime yazmadığımı biliyorum. Unutuyorum. Ama kitap okumayı bırakmıyorum. Bazen bir kitabı okurken, başka kitaplar da giriyor devreye..

Bir arkadaşa rastgeldim bugün.. Ben de yürüyüşe çıkmıştım. Yoğurtçu Parkı’na gidiyor, oraya oturup kitap okuyacaktım. Yolda, Kurbağalıdere yolunda karşılaştım. Güzel yapıldı orası, dere ıslah edildi. Koku gitti, güzellik geldi.. Havadan sudan konuştuk. Bir ara içimden davet edeyim, bir çay içelim konuşalım, diye geçirdim ama, sonra sıkılacağımı düşünerek, bir yalan uydurdum ve ayrıldık. Havadan sudan konuşmalardan hoşlanmıyorum. Zaman kaybı gibi geliyor bana. Bir de insan. O önemli. Kültürle, sanatla ciddi, samimi olarak ilgisi olmayanla ne konuşacağım ben..

Bir Cevap Yazın