Yağmurda Beşiktaş’ta

Kenan Pür

Alabildiğine bir yağmur başladı Beşiktaş’ta. İnsanlar koşturuyordu bir yerlere doğru. Çoğu işinden gücünden çıkmış genç insanlardan oluşuyordu. Üniversite öğrencileri de vardı. Belki de çoğunluktaydı gençler. Şehir dışından gelmiş, buralarda okullarının açılmasını bekliyordu çoğu. Okullar da yavaş yavaş açılmaya başladı zaten.

Salgın ciddiyetini korurken, maskeler gevşemiş, toplu taşıma ve yaşam alanlarında bile bir bıkkınlık ve boş vermişlik boy göstermişti.

Sinan Paşa Cami’nin minaresi bulutlara uzanmıştı. Yağmur Beşiktaş’ta aynı zamanda bir güzellik sembolü, bir tablo gerçekliği olmuştu. Islak zemin parlıyor, araçların farlarının ışığı asfaltta oyunlar oynuyor. Gökyüzü bütün beyaz, gri bulutlarıyla hareket halinde. Martılar neşeli çığlıklarda. Ağaçlarla tarihi binaların buluşması estetik harikalar yaratırken, Boğazın koyu lacivert suları üstünde beyaz vapurlar salınıyor.

Sonbaharın iyice bastırmasıyla yağmurlar başlamış, kara, gri bulutlar daha da çok çoğalmıştı. İnsanlarda küskünlük, karamsarlık yayılmaya başlamış, elbiseleriyle birlikte onlar da şehir doğasının griliğine ve renksizliğine uymuşlardı.

Sıkıntı veriyor paslı renkler insana. İstanbul’a bu grilikler, renksizlik ve küskün vaziyet yakışmıyor. Çirkinleştiriyor, kirletip, çamurlaştırıyor. Motorlar, vapurlar yanaşıp yanaşıp ayrılıyorlar iskelelerden. İskelelerde birikmiş, çoğu genç yolcu, soğuğun ve rüzgarın daha kuvvetli gelmesiyle, biraz daha birbirlerine yanaşıyorlar. Isınmaya, temas kurmaya, birlikte var olmaya çalışıyorlar. Şehirde olmak, bir arada olmak, bir olmak bu anlama geliyor biraz da.. Şehirde olmak, şehirli olmak bambaşka bir şeydi ve bunun da hissiyatını yaşıyordu insanlar. Özellikle gençler. Bir arada olmanın mutluluğu yüzlerine, bu yağmurlu ve kül rengi havalarda bile yansıyordu.

Uzaklarda köprüler gözüküyordu Boğaz’ın üzerinde. Boğaz suları bir kabarıyor, bir alçalıyor, martılar konuyor, göçüyor Boğaz suları üzerinde. Sürekli büyük gemiler geçiyor ağır ve hantal Boğaz sularından. Sürekli, vızır vızır Beşiktaş Üsküdar arası vapurlar, takalar, süslü deniz araçları çalışıyor.

Uzaklarda İstanbul, camileri, minareleriyle. Bulutlarla birlikte var oluyor. Martılarla birlikte bulutlar da ağır ağır yükseliyor, alçalıyor, ilerliyor..

İstanbul yağmurla, insanların çekingen, koşturan ve mutlu adımlarıyla, martılar ve vapurlarla, en çok Boğaz’la ve bulutlarla birlikte yaşıyor ve Beşiktaş da buna eşlik ediyor…

Bir Cevap Yazın