Seramik Sanatçısı: AYŞEN DİNÇ’le Röportaj

Çilsem Toprak

1.Ayşen Dinç Kimdir? Biraz kendinizden bahseder misiniz?

İsterseniz her zaman söylediklerimi yinelemeyeyim. Ankaralı’yım. Eğitim Bilimleri’ni bitirip MEB’de çeşitli görevlerde bulundum. Daha sonra Hacettepe GSF Seramik Bölümü’nü bitirdim. Yurtdışında Türk çocuklarının eğitiminde bulundum.

Bu kadar genel ifadeden sonra; Ayşen Dinç meraklı, ilgili, sabırlı, araştırmacı, ayrıntıcı, çalışkan.. başladığı işte sonuna kadar giden bir kişilik sergileyen kişi…

Ayşen Dinç ve Ümit Zeyni Gezgin

Takım tutmam. Antik şehirleri, tematik müzeleri gezmekten zevk alırım. Ruh halime göre değişen bir müzik zevkim var.

Evliyim. 2 çocuk annesiyim. Bu kadar yeter sanırım.

2.Sanat dediğimiz zaman aklınıza ne geliyor? Sizin için ne ifade ediyor?

Sanat, literatürde çok farklı şekillerde tanımlanmış bir kavram. Bu da bize bu kavramı farklı şekillerde algılayıp yorumlayanların çokluğunu gösteriyor. Belki de genel bir tanımlama yerine her alanı kendi içinde tanımlamak daha doğru olur. Bence…

Sanat, sanatçının kendini yorumlamasıdır. Şöyle de ifade etmek mümkündür: Duyguların, düşüncelerin, tasarımların hayal gücünün estetik olarak dışa aktarma yollarıdır.

Delacroix; “Ne mutlu o sanatçılara ki, yaşamış olduklarını ancak eserleriyle ispat ederler” der.

3.Bu mesleği yapmaya nasıl karar verdiniz ve yeteneğinizi ne zaman fark ettiniz?

Kişiliğimin bir parçası olan merak, beni çeşitli bilgi ve beceriyi öğrenmeye itmiştir. Aslında bu arayışta amaç zevki almak, yaptığım uğraşıyı hep yapmayı istemekti. Plastik sanatların her dalını denedim. Sonunda beni saatlerce çalışmama rağmen yorulduğumu bile hissettirmeyen, kendimi unutturan seramikle tanıştım. Bu çalıştığım okuldaki atölye (Zihinsel Engelliler Okulu) sayesinde oldu. İşte o günden bu güne seramik yapmaya çalışıyorum.

4. Eserleriniz çok özgün ve derin anlamlar taşıyor bunları yaparken nelerden ilham alıyorsunuz?

Sanatçıyım, diyen kişinin gözü, kulağı hep açık olmalıdır. Çünkü yaşadığı/gördüğü bir olay duyduğu/okuduğu bir yazı, ona ilham verebilir. Benim de yaşadıklarım, okuduklarım ya da gördüklerim; tasarım yapmadaki ilham kaynaklarımdır.

5.Çalışırken sürekli dinlediğiniz bir şarkı var mı? Size eşlik eden müzik tarzını bizimle paylaşır mısınız?

Her zaman dinlediğim belirgin bir şarkı yok. Ancak Fransızca şarkıları dinlemek beni rahatlatıyor. Meditasyon müzikleri de öyle. Bunların yanında Carmina Burina, Rodrigo’nun gitar konçertosu da, bayıldığım müzikler..

6.Eserlerinizde anlatmak istediğiniz bir hikaye var mı? Ya da hikayesi olan bir eserinizi paylaşabilir misiniz?

Evet, oldukça fazla. Bir tanesini anlatayım; Bir gün gazetede, araştırma amaçlı yapılan bir haber okudum. Bu neydi? Amerika’da bir şirket, ünlü bir virtüözle bir çalışma yapmış. Bu tanınmış virtüöz metroda normal giysilerle bir saatlik bir resital veriyor. Kimse ona dönüp bakmıyor. Herkes koşuşturarak, yanından geçip gidiyor. Oysa ki bu virtüözün biletleri bir gece önce karaborsa satmış.. konser verdiği salon hıncahınç dolu imiş. Çaldığı kemana ise değer biçilemiyormuş.

Waşhington Post Gazetesi’nin yaptığı araştırma; “İnsanlar güzelliği beklemedikleri ortamlarda tanıyabiliyorlar mı” imiş. Virtüöz Jashua Bell’in verdiği konserden sonra, insanların rutinlerine uymayan güzelliğe kayıtsız kaldıklarını kanıtlamış. Bu haber sonrası ben gerçek kemanla birebir ölçülerde bir keman yapmıştım.

7. Seramik sanatçısı olmanın herhangi bir zorluğu var mı?

Seramik kendine özgü belli kuralları ve rutinleri olan bir uğraşı. Siz onu yönlendiğinizi sanırken, o sizi yönlendiriyor. Süreç uzun, tasarım yapacaksınız, planlamadan sonra şekillendireceksiniz, kurutacaksınız, bisküvi pişiriminden sonra sırlayacak/dekarlayacaksınız/kompozisyon oluşturacaksınız. Sonunda da sergileyeceksiniz.

Tüm bu aşamalardan geçerken uymanız gerekenlere ihmal etmeyeceksiniz. Yoksa seramik ürün, çatlayabilir, kırılabilir, patlayabilir, istediğiniz gibi sırlanmamış olabilir. Oldukça zorlu ve değişken bir süreç olması sizi zorlayan unsurlar arasında yer alıyor.

8.Seramik alanında faaliyet göstermek isteyenlere nasıl bir yol izlemesini tavsiye edersiniz?

Seramik çalışacak kişi kirli olmaya, kirli bir ortamda çalışmaya alışkın ve gönüllü olmalıdır. Sabır en büyük erdemdir sanatçının. Hayal kırıklığı yaşamında olmamalıdır. Uzun bir sürecin onu beklediğini bilmelidir. Yaptığı bir ürünü tekrar tekrar yapmak zorunda kalabileceğini de bilmelidir.

9. Ülkemizde seramik sanatı hak ettiği değeri görüyor mu sizce?

Hayır, görmüyor, diye hemen söyleyebilirim. Bunu fuarlarda, galerilerdeki sergilerde görmek mümkün. Sanatseverler, bu kadar zahmetli bir alan seramik ve seramik ürünü şöyle bir bakıp geçmekteler. Yine sergilere baktığımda; on resim sergisi varsa, bir tane seramik sergisi var.

10. Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı ?

Seramik bugün pek çok alanda kullanılan bir malzeme. Bunun sanatsal alanlarda kullanımına baktığımızda hobi olarak yapmak, maliyet ve süre anlamında epey yüklü olduğunu görüyoruz. Yapmak isteyenlerin azlığı, sergilerde izleyenlerin/satın alanların azlığı bu işe gönül verenler de motivasyonlarının düşmesine/üretkenliğinin devamına engel olabilmektedir.

Bir Cevap Yazın