Heykeltraş Hülya Duru Bahariye Sanat Galerisi’nde

Ümit Gezgin

Heykeltraş Hülya Duru’nun heykelleri Bahariye Sanat Galerisi’nde sergileniyor. Sanatının merkezine ‘kadın’ı alan sanatçı, kadının varoluş mücadelesini ve toplum içindeki farklı konumlarını, yer yer eleştirel bir tutum ve görsel özgün dil kazandırarak anlatıyor.

Ümit Zeyni Gezgin ve Hülya Duru

Heykel sanatı tarih boyunca özgün bir anlatım dili olarak gelişmiştir. Tanrıça Kibele ile doğurganlığın, üretimin ve gücün simgesi olarak varolan boyutlarından, Tanrıça Athena’yla bilgeliğin ve savaşın tanrıçası olarak özgün bir kimlik ve güç kazanmıştır.

Hülya Duru ve Ümit Zeyni Gezgin

Ama biliyoruz ki, her zaman kadın kendi gücünün ve varoluşunun özgün yönünün gerçekliği olarak konum almamış, çoğu kere toplumsal konumu daraltılmış ve hatta zaman zaman tarih içinde erkek egemen kültür tarafından da türlü baskılara maruz kalmıştır.

Hülya Duru

Günümüz heykel sanatçılarından Hülya Duru, kadını, bir kadın heykeltraş olarak çok yönlü, bireysel ve toplumsal yönüyle ele almış. Ortaya koyduğu heykelleriyle kendine özgü estetiği, görsel bütünlük içinde, çok yönlü bir anlam alanı oluşturmuş. Kadının doğurganlığı, varoluş çığlığı, toplumsal ve bireysel, kendi içinde ve toplum realitesinde konum alışı, çok özgün ve kalıcı bir üslupla heykelin üç boyutu içine taşınmış.

Hülya Duru

Heykel sanatı mekan içinde konum alan realitesi, kalıcı ve etkileyici estetiğiyle tarih boyunca en etkili sanatsal disiplin olmuştur. Rodin’in ‘Düşünen Adam’ından, Henry Moore’un yapıtlarına kadar, heykel düşüncenin ve eylemin kendine özgü disiplini olarak yaşamaya ve öncülüğünü kendince sürdürmeye devam ediyor.

İşte Hülya Duru’nun heykeli de ‘kadın’ı merkeze alan yapısıyla ve onu çok boyutlu ve katmanlı değerlendiren açısıyla özgün ve kalıcı bir yapı, düşünce üreten bir estetik olarak karşımızda durmaktadır.

Bir Cevap Yazın