Bir Şiir Kitabı: “Yüreğin Rüzgardı” dolayısıyla…

Doç, Dr. Ümit Gezgin

Ruşen Eşref Yılmaz şair olarak zor bir işin üstesinden gelmiş. “Yüreğin Rüzgardı”.. Bir şiir kitabının ötesinde bir şey.. Talihsiz bir kazayla sonsuzluğa göçen genç bir insan; Berk Aykurt hakkında yazılmış şiirler ve yine Yılmaz’ın ‘desen’lerinden oluşan bir kitap. Aslında kitabın ötesine taşan bir anlatı, şiir olmuş bir ağıt …

Kitaptan: ” boş ver, iyi ki öyle yaşadın Berk

bıraktın kendini savruluşa

her türlü zamanın ırmağına aktın

sayıların ne önemi var

nasıl yaşadığın kalan iyilik

uzak, yakın, yersiz yurtsuz..”

Berk Aykurt; 1988’de doğup, 2013’te vefat eden genç bir insan. Çok yönlü, yardımsever, çalışkan ve dürüst bir insan.. Genç yaşta hayattan kopması sadece ailesi için değil, bir şair için de acı kaynağı olmuş..

Ruşen Eşref’in şiirleri bir ağıt aynı zamanda, genç bir insanın arkasından yazılan.. Zaten Yılmaz da öndeyiş’te söylüyor bunu: “.. Alevlerin serpintileri içime sıçradı, ürperdim. Onu bu denli içselleştirdiğimi bilmiyordum doğrusu. Yazdıkça öznelliğimin derin alanında günışığına çıktı, onu ele geçiren sonsuzluğun geri dönüşü olmayan yolculuğuna karşın zamanın kendi ardışıklığında bilinmez olana tutundum ve bir diyalektikle sonsuzluğa merdiven dayayarak yaşamın devingen yanına tutundum, oradan yürüdüm. Yanıtsız olanın sorgulanmasıydı bu bir anlamda..”

Ruşen Eşref’in özgün desenleriyle bütünleşiyor şiirler ve Berk’in dünyasını anlatıyor.. Acıyla karışık bir algılama, bir ağıt ve hüzün gizli mısralarda.. ‘Değişmezlik’ şiirinde şair şunları söylüyor:

bin biçime girdi dünya

senden sonra ay, gece

sen hep aynı kaldın

sessizliğin yeniden başlayan deniz

yüzü değişen göklerle

sen hep sevgi kaldın

Çok zordur bir insan hakkında şiir kitabı boyutlarında şiirler ortaya koymak.. İçselleştirmek, benimsemek, inanmak ister.. Bir şiir, iki şiir değil ki bu.. Bir kitap boyutunda şiirler…

sürez

sustuğun an konuştun

uçarak boşluğu kanatlı atlarla

övgüler düzdün gri sessizliğe

yatırıp sesini bir ırmağa

yankısını dinledin

kuru ot kokusuyla yel

bahar geldi geceye

sularla bir arada gök

bir dağın sesine tırmandı

Kısacası bu kitap önemli bir boşluğu doldurduğu kadar, önemli bir alan da açıyor sanat alanında.. Belgesel romanlar, biyografik anlatılara, bir insanı anlamaya ve anlatmaya adanmış şiir kitabı da eklendi…

Bir Cevap Yazın