Sınırsız

Sırma Kulaksız

Bulutlara bakıyorum.. Bulutlarda soyut tablolar görüyorum.. Sınırsızlığı görüyorum bulutların içinde.. Gittikçe kayboluyor, gittikçe sonsuza eriyor bulutlar. Şehrin üstünde, araçların, insanların üstünde devingen bulutlar ve masmavi, sonsuz bir gökyüzü.. Gökyüzüne ne az baktığımı görüyorum. Kuşlara ilgim olmasa, demek gökyüzünün de farkında olmayacağım. insanların yürürken, otobüse binerken, vapurlarda gökyüzüne baktıklarını pek görmüyorum. Gökyüzü yokmuş gibi davranıyor insanlar. Gece gökyüzünde yıldızlar parlıyor.

Sonsuz, sınırsız bir gökyüzü içinde yıldızlar.. Özellikle geceleri parıldıyorlar ve etkiliyorlar beni derinden.. Nereden geliyor bu yıldızlar, nereye gidiyorlar böyle?.. Bu sayısız yıldızların, parlayan cisimlerin anlamı ne? Binlerce yıldır insanlar bu yıldızlara bakarak anlam çıkarmaya, kendilerini keşfetmeye, yaşadıkları dünya hakkında fikir yürütmeye çalışmadılar mı? Gündüz bile yıldızları görüyorum zaman zaman.. Güneş de göz alıcı parlaklığı içinde bakıyor bütün gün. Ama şu günlerde güneşi bile zaman zaman kaybediyoruz. Gökyüzünde koyu ve kalın bulutlar kaplıyor güneşi ve güneşi görmek bile mümkün olmuyor..

Bulutların kalınlığı gece de engelliyor yıldızların görünmesini. Şehrin ışıkları çoğu kere engelliyor yıldızları.. Ulaşmanın onlara mümkün olmadığını biliyorum. Bir sınırsızlığın, sonsuzluğun içinde varoluşlarını sürdürüyor yıldızlar.. Hatta gezegenler bile.. İşte, ay da bir gezegen değil mi? Orda, bize masum masum bakıyor her gün..

Ne ayda var olmak mümkün, ne de yıldızlarda.. Karanlık uzayda, mavi, beyaz ışıklarıyla yıldızlar mutluluk kaynağı oluyordu benim için. Sadece yıldızlar değil, ay da bana mutluluk veriyordu. Bazen gündüz gündüz onu görüyordum. Denizlere yansıması, gökyüzü maviliğinde beyaz bir iz olarak görünmesi heyecanlandırıyordu beni.

Kalabalıkların içinde kendimi yalnız bir yıldız gibi hissediyorum. Sınırsızlığın içinde yeniden var olmak gibi bir şey bu.. Kalabalıkların içinde yürüyor, vapurlara omuz omuza biniyorum, otobüslerin sıkış tepişliğinde yine insanların dibindeyim.. Ama yalnızlık kırpıyor içimi.. Dostum, arkadaşım olmadığını görüyorum.. Herkes kendi çıkarını düşünüyor. Kimse kimsenin dostu değil gerçek anlamda.. Herkes bir diğerinin kuyusunu kazmakla meşgul.. Eşler bile anlaşamıyorlar birbirleriyle.. Yollarda, parklarda, çocuklarını gezdirirken yaptıkları kavgalarda görüyorum.. Mutsuz insanlar.. Ben yıldızlara bakarak mutlu oluyorum.. Sınırsızlığımı, ruhumun sonsuzluğunu hatırlatıyor bana…

Bir Cevap Yazın