KAMER ÖNDER: “Oluklu Vadinin Kadınları”

NAİF OLMAK ÜZERİNE..

 “OLUKLU VADİNİN KADINLARI” VE

KAMER ÖNDER

Bedri Rahmi’den günümüze kadar bağrında pek çok sanatçı yetişen, Karadeniz’in hırçın dalgalı, yemyeşil doğalı kenti Trabzon’un  tılsımı bir kız çocuğuna da dokundu. Sürmene’de doğan ve yarım asırdan beri resim yapan Kamer Önder, altı yaşında ailesinde başladığı insan resimlerine daha sonra penceresinden gördüğü Karadeniz’in büyülü doğasını da ekledi, yüreğinde işledi, tuvaline döktü.

Resim yapmak hayatının en önemli unsuru oldu. Doğadaki her varlık olması gerektiği gibiydi ve birbirini tamamlıyordu onun gözünde. Özellikle insanın yaşattığı ağaçlar, ahşap evler, çalışan insanlar tüm çocukluğu ve gençliği boyunca gözünden beynine işlenmişti dantel gibi. Naif ressamın gözüyle gördüğü, içinde öğüttüğü idi tuvaline bir bir düşen, nakış nakış döşenen.

Penceresinden baktığı tahta işçilikli dede evinden portakal ve çay bahçelerini seyrediyordu. Gözlemlediği ve kendi içinde yaşattığı üretken kadın modeli resimlerinde de özverili rolüyle yerini aldı.

Karadeniz’den sonra uzun yıllar yaşadığı Ankara’da gördüğü çarpık kentleşme içini acıtıyordu bu yüzden. Gecekondulara da sahip çıktı resimlerinde. Yıkılmadan bir bir belgelemek çabasında resimlerken ağaçlar da resimlerini süslemeye devam etti aynı süreçte. Sanatçı kişiliğin duyarlılığı ile sürdürdü yaşamını da.

Sanatı algılayış biçimini “Sanat, duygularımızı açığa vurmanın en somut biçimidir. Eğer ben de varım diyorsanız çiziyorsunuzdur zaten. Sabırla, özenle, çabayla, çok ince dokunuşlarla çıkan resimleri “Naif” olarak adlandırıyorsak, ben bu naifliğe talibim” diye tanımlıyor. Doğa resimleri kadar çarpıcı insan resimleri ile de ilgi çeken sanatçı, ”Kişi zaman zaman yalnızlığa yönelebiliyor. Doğayla bütünleşmiş insan portreleri, insana yöneldiğim zamanların yansımasıdır. Yitirdiklerimin acılarını , sevinçlerimi resim yaparak yaşadığım zamanlar, sanat yaşamımın insan resimlerine ağırlık verdiğim dönemine rastlar” diyor.

Karadeniz insanının yaşam biçimini anlatan “Oluklu Vadinin Kadınları” kitabı yayınlandığında 35 yaşındaydı. Bu romandaki kişiler de resimlerindeki gibi çay bahçelerinde çalışan, sırtında sepetiyle yollar aşan güçlü, cefakar, vefakar, mücadeleci Karadeniz kadınlarıdır. İstanbul sevdasıyla köyünden, mahallesinden ayrılarak orada ikincil olmayı kabulleniş ve hayallerini arayışın romanıdır. Oluklu Vadinin Kadınları kendi köylerinde ve gurbette mutlu oldular mı acaba?

Kamer Önder’in işlediği çarpıcı insan ve doğa birlikteliği hem kitabında hem de resimlerinde insanı içine çekiyor. Tuvallerindeki görsel çekicilik , doku, renk ve teknik  olarak da oldukça etkili.

Resim sevdası hiç bitmeyen sanatçı, Anadolu’ya dönüş duyguları uyandıran doğa resimleri yapmaya devam ediyor. İnsanı üşüten, ısıtan ya da rüzgarda ağaçların eğilip büküldüğü, uçtuğunu hissettiren doğa resimleri için “Anadolu’nun sararan başakları, rüzgarda eteklerini uçuşturan kadınlarla harman oldu bu resimlerimde…”Memleketim” resimlerinde ise izleyenler eğer bir türkü tutturabiliyorsa emeğe saygının var olduğuna yürekten inanıyorum o zaman” diye duygularını ifade ediyor.

Ankara, İstanbul ve İzmir’de bugüne kadar otuz kişisel sergisi bulunan sanatçı Ankara’daki atölyesinde insan ve doğa birlikteliğini tutkulu bir biçimde tuvaline taşımaya devam ediyor.

Resim Sergisi 

Tarih:05 Kasım, Cuma

Saat:18.00-20.00 

Fırça Sanat Galerisi

Hilal Mah.Tayland Cad. 683 Sok. No. 7/A

Çankaya-Ankara

Tel:03124386008

Bir Cevap Yazın