Antika’nın Sanat Fuarı’nda Ne İşi Var?

Esen Kozluklu

Fuar iyi güzel de.. Bu fuar sadece sanat fuarı olarak anılamıyor. Antika ve Sanat Fuarı olarak addediliyor ve öyle kabul ediliyor. Oysa Sanat Fuarı farklı, Antika Fuarı farklı.. Fuarı organize edenler bunun ayrımında değil mi?

Antika bildiğimiz kadarıyla geçmiş eşya ve nesneleri barındırıyor. Sanat, özellikle fuarda sergilenenlere bakıldığında ‘Modern’ sanat eserlerini kapsıyor. Yani, antikayla modern sanat eserlerinin birbirleriyle bir alakası yok. Böyle bir bağlantı olmadığı halde, fuar yönetimi ısrarla antikayı böyle bir fuara tıkıştırması anlaşılır şey değil. Onların bu işten anlamadıkları anlamına gelmektedir. Veya, başka hesapları vardır…

Fuarlar toplumsal kültürün gelişmesi için de çok önemli özellikleri vardır. Bu yüzden fuarların, özellikle sanat fuarlarının toplum katmanlarının eğitilmesi noktasında önemli katkıları vardır. Bu yüzden, dar bir alana veya sınıfa değil, geniş bir kesime, bütün topluma hizmete dönüşmesi gerekir. Ama bu fuar özelinde düşünüldüğünde, fuarın hiç de topluma hizmet etmediği görülmektedir.

Fuar dar bir alana, dar bir sosyal tabakaya endeksli halde düzenlenmiştir. Giriş pahalı, eserler; gerek modern sanat eserleri, gerekse de antika objeler aşırı pahalı vaziyettedir. Dar gelirli ve geçinemeyen insanların yüzde doksanlarda olduğu bir toplumda böyle bir fuar en başta geçersiz bir kimlik kazanmaktadır.

Belediye’nin fuar açılışlarında bulunması, arzı endam etmesi de bir çelişki. Fuarın bütün toplumsal katmanlara ulaşması gerekirken, toplumdan kaçması, belediye; yani topluma hizmet için gelmiş yönetimin de ona alkış tutması, açılışlarında gülücükler dağıtması ve her türlü desteği vermesi, büyük çelişkilerden biri olarak karşımızda duruyor.

Oysa sanat fuarı, sanat fuarı olarak düzenlenmelidir ve bütün görsel, plastik sanatçılara açık olması gerekir. Belediye bu işin organizasyonunda yer alacaksa, giriş ücretlerinin sembolik olması gerekmektedir. Ayrıca, yine katılım ücretlerinin de sembolik olması gerekmektedir. Oysa biliyoruz ki fuarcılık, para kazanma aracı olarak görülmekte, bu yüzden fuar işine girişilmektedir. Yoksa amaç sanata hizmet değildir.

Belli kişiler ve galeriler kayırılmakta, onlar ücretsiz katılmakta, diğerlerinden de tutturabildiğine para alınmaktadır. Böylesi bir düzensizlik ve farklı tutum alışlar, fuarın başından beri kazanç kapısı olarak görüldüğünün ve sanatın çok geri planda olduğunun da kanıtıdır. Belediye, kamu kuruluşları bunu görmemekte midir? Bilip de, buna rağmen destek oluyorlarsa, bu daha büyük bir felakettir.

Sonuçta antika ayrı, sanat ayrı.. Zanaatla sanat birbirine karışmış ve bu fuarda olduğu gibi zanaat ön plana çıkmıştır. Her şeye balıklama atlayan sanatçılar ve galeriler de bu ayrımı yapamadan, hemen bu fuara katılmışlardır. Sanatçıların ve galerilerin daha bilinçli hareket etme mecburiyetleri vardır. Oysa biliyoruz ki, plastik sanatlar dünyası gerekli ciddiyetten ve birikimden yoksundur.

Tüyap nasıl kitabı ön plana çıkaran sanat fuarları düzenliyor idiyse, bu da antikayı ön plana çıkaran bir sanat fuarı düzenlemektedir. Yok aslında birbirlerinden farkı.. Bu fuara küçük Tüyap fuarı diyebiliriz bu yüzden…

Bir Cevap Yazın