Vapurda

Kenan Dirik

Vapura doğru ilerliyordum. Kalabalık, yine kalabalık.. Hava serin ve güneş vardı. Kuşlar, adını bilmediğim kuşlar da vardı mavi, parçalı ve yol yol beyaz gökyüzünde, sonra martılar, kargalar.. Şehre adapte olmuş uçan varlıklar bunlardı. Hem deniz üstünde, hem karada yaşayabiliyorlardı.

Vapura doğru yaklaşıyordum. Yaklaştıkça uzaklaşıyordu adeta vapur. Beyazdı vapur ve martılarla belki özdeşleştirilebilirdi. Kızlı erkekli gruplar, yaşlı hım hım kadınlar ve adamlar bekleşiyorlardı tarihi iskelenin orda. Mimarı bilenmeyen bir iskeleydi bu ve Haldun Taner tarihi binasına bakıyordu ki, o da daha öncesinde sebze meyve hali olarak inşa edilmiş, sonra türlü değişikliklerle günümüze kadar gelmişti.

Meydanlar, insanlar, yollar, binalar sürekli değişiyordu bizde.. Belediye binası bile değişmiş, şimdilerde kütüphane olmuştu.. Önünde de Altıyoldaki Boğa Heykeli duruyordu. Kimse, özellikle gençler bilmiyorlardı bu durumu..

Vapura iyisinden yaklaştım. Turnikeden geçtim. İçerde hava sıkıcıydı, maskeliydi herkes ve el temizleyicileri vardı her bir yerde. Gazete bayilerinin önü kalabalıktı. Gazete almak için değil de, su ve kağıt mendil almak için daha çok.. Ne de çok genç var çevremde..

Hızlı hızlı vapura koşturuyor insanlar.. Kadınlar, erkekler, hımbıllar, göbekliler, zayıflar, uzunlar, kısalar.. Velhasıl her türden insan, her görünümden insan.. Şöyle vapurun güvertesinde durmadan önce, büfesinden bir çay alayım, dedim. Büfede de toplanmışlar. Sonra alırım, diye düşündüm ve vapurun borda kısmına çıkayım, güneşe göstereyim kendimi, martılara bakayım, denizle temas kurayım, dedim. Sallanıyordu vapur. Dalgalar zaman zaman şiddetli geliyordu. Soğuk da esiyordu rüzgar. Güneş o kadar yakıcı olmasına, pastırma yazı olmasına rağmen, bu nereden çıktığı belirsiz rüzgar azalmaya başlamış saçlarımı üfürüyor, başımı üşütüyordu. Herkes sıkı giyinmişti.

Vapurda hem çay içiyordum, hem denize bakıyordum. Hava güzelliğiyle cezbediyordu. Martılar çığlık çığlığa birbirleriyle yarışıyor. Vapur sallanıyor, yuvarlanıyor, ilerliyor. Çaylar da sallanıyor, keyifle içiliyor. İnsanlar mutlu mesut havaya, telefonlarına, martılara bakıyorlar…

Bir Cevap Yazın