Yeşilçam’ın “Kötü Kadını” LALE BELKIS’tan Resim Sergisi

Ümit Gezgin

Yeşilçam’da “Kötü Kadın” olarak ünlenen Lale Belkıs, “Düşler ve Gerçekler” ismini verdiği kişisel resim sergisini Moda’daki evinde sanatseverlerin beğenisine sundu…

Lale Belkıs çok yönlü bir sanatçı. O sadece sinema oyuncusu değil; aynı zamanda model, tiyatro sanatçısı, yazar, ses sanatçısı ve elbet aynı zamanda da ressam.

Düşler ve Gerçekler başlığı altında yapageldiği resimlerini, kah tiyatrodan, kah sahneden, giderek düşlerden ve gerçeklerden beslenerek oluşturuyor. Renkçi dünyası, fantazilerle süsleniyor ve tuvalin yüzeyinde estetik anlam oluşturuyor.

SANATI VE İNSANLARI SEVİYOR

Lale Belkıs, sinemadaki “kötü kadın” imajının aksine, cana yakın, insanlara yardım etmeyi seven ve sanat vasıtasıyla onlarla diyalog kurmaktan haz alan biri.

Kolay değil bir sanatçının atölyesini veya evini insanlara açması, eserlerini izleyicilerin beğenisiyle paylaşması. İşte Lale Belkıs bunu yapıyor. Kişisel sergi boyutlarında Moda’daki evini, sergi süresi içinde sanatseverlere açıyor ve onlarla sanatın her türü hakkında konuşmak ve paylaşmak adına sözleşiyor.

Belli tarihler ve saatler içinde, pandemi koşullarına da dikkat ederek evine davet ettiği izleyiciyle sanattan konuşurken, resimlerini de tek tek açıklıyor. Sanatın kendisi için taşıdığı anlamı anlatmaya, genç sanatseverlere yol göstermeye çalışıyor.

Lale Belkıs, İlhan Selçuk’un eşi Mevhibe Beyat‘tan resim dersleri alarak resme tutkuyla yönelmiş. Resim sanatının diğer sanatlarda olmayan bir paylaşma ve kendini gerçekleştirme yönünün olduğunu daha ilk başlangıcında keşfetmiş.

Resme tutkuyla bağlı olduğu, bu renkli çalışmalarında zaten belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Gerçeklere olduğu kadar, düşlere de bağlı olduğunu, kendi düşlerinin peşinden gittiğini, vurguluyor sanatçı.

Bu güzel ve anlamlı sergi, sanatçının Moda’daki evinde pazartesi dışında her gün 12-18 saatleri arası telefonla randevü alınarak gezilebiliyor.

Tel: 0216-346 17 10

LALE BELKIS

 (gerçek adı Belkıs Durmaz, d. 28 Kasım 1938, İstanbul), eski manken, söz yazarı, besteci, şarkıcı, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, dublaj sanatçısı,

1938’de İstanbul’da dünyaya geldi. Gerçek adı Belkıs Durmaz’dır. Babası Çanakkale Savaşı‘nda muhabere subayı olan İsmail Durmaz’dır. Ailenin altıncı ve son çocuğu olarak Eyüp’te dünyaya geldi. 12 yaşına kadar burada yaşadı, daha sonra ailesiyle Moda semtine taşındılar. İleriki yıllarda bu ev için “Doğduğum Ev” adlı şarkıyı yaptı.

 Olgunlaşma Enstitüsü mezunudur. Sanat hayatına 1953 yılında manken olarak başladı. 1954 yılında okulun düzenlediği bir defilede podyuma çıkan Belkıs, ertesi gün gazetelerde fotoğrafları yayınlanınca bir anda tanınır olmaya başladı. Enstitünün hazırladığı kıyafetleri iki ay boyunca yurt dışında tanıttı. Böylece hem Türkiye’de hem de yurtdışında tanınan bir manken oldu, ilk milli manken unvanını aldı. Belkıs soyadını bu turnede aldı.

1960 yılında Lale Oraloğlu‘nun aracılığıyla tiyatroya başladı. 1962’de oyuncu Pekcan Koşar ile evlendi. Koşar’la evlendikten sonra “Evlilik Dolabı”, “Boeing Boeing”, “Becerikli Kaynana” gibi tiyatro oyunlarında rol adı.

 Sanatçı ayrıca, Oraloğlu TiyatrosuDormen TiyatrosuArena TiyatrosuGong Tiyatrosu ve Küçük Tiyatro guruplarında çalıştı. Belkıs mankenlikten sonra tiyatro oyunculuğunda da olumlu eleştiriler almaya başlamıştı. Bu arada oyunculuk ve diksiyon dersleri aldı.

 İkinci evliliğini Ateş Böceği Yalçın Otağ ile gerçekleştirdi.

 Pek çok yardım kuruluşunun gönüllü üyesi olan Lale Belkıs Yeşilçam‘ın da sevilen yüzlerindendir.

 “İpek Çoraplar” adlı bir anı kitabı bulunmaktadır.

7. Altın Portakal Film Festivalinde “Kalbimin Efendisi” filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştır.

Sanatçı, bir süre İpek Film Stüdyosu’nda dublaj yaparak Sophia LorenAva Gardner, ve Cahide Sonku’yu seslendirdi. Daha sonra sinemaya geçti. Yaşar Kemal ve Kâmran Yüce‘nin girişimleriyle ilk filmini 1966 yılında “Ölüm Tarlası” adıyla gerçekleştirdi. Devamında ” Bitmeyen Korku “, “Harun Reşit’in Gözdesi”, “Feride”, “Bir Demet Menekşe” gibi filmlerde oynadı. 1984 yılında oynadığı bir Atıf Yılmaz klasiği “Dağınık Yatak” filmi sanatçının unutulmayan filmleri arasında yer aldı.

Müziğe 1967’de başlayan sanatçı, nota, solfej, şarkı çalıştı, şan eğitimi aldı. “Playboy”un da aralarında bulunduğu İstanbul’un en seçkin gece kulüplerinde sahneye çıktı. İngilizce ve Fransızca şarkılar söyledi. 1970 yılında 7. Altın Portakal Film Festivalinde “Kalbimin Efendisi” filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.

Sanatçı yayınladığı “İpek Çoraplar” adlı kitapta mankenlik, oyunculuk ve müzik dünyası üzerine anılarını anlattı. 1975 yılında evlendiği eşi Yalçın Otağ, 15 Ağustos 2014’te kanserden yaşamını yitirdi.

 Sanatçı halen kış aylarında İstanbul Moda’da, yazları ise Datça-Aktur’daki evinde yaşamını sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın