MODA’DA BİR KONAK:MAHMUT MUHTAR PAŞA KÖŞKÜ

Kadıköy Kız Lisesi’nden İstanbul Kadıköy Lisesi’ne Mahmut Muhtar Paşa Köşkü-At Heykeli ve Selma ile Yegane Hakkında

Nusret Karaca

1993 yılında yılında cadde tarafındaki kapısından içeriye girip yirmi yedi yıl gururla görev yaptığım, aidiyet duygusu ile bağlı olduğum bir kurum KKL (İKL)

Tarihi köşk binası ve  ek iki binası ile okulun tüm birimlerinde eğitim ve öğretim adına yönetici ve  öğretmen arkadaşlarım, aile birliği, öğrencilerimiz ve bize güvenip destek olan velilerimiz ile bir çok etkinliğe imza attığımız, benim için unutulmaz anılarla dolu bir camia.

Kuruma bir çok konuk davet ettik, çok sayıda sanatsal, kültürel, sportif, bilimsel etkinlikler gerçekleştirdik, dostlar edindik. Öğrencilerimizi en iyi şekilde yetiştirmeye gayret gösterdik.

Bir arada kurumla ilgili çok şeyler okuduk, dinledik, araştırdık…

Her bilgiyi değerlendirdik.

Burada çok çok kısa bir bölümünü paylaşmak istedim. Kaynakların bir kısmını da not düşerek.

Özetlerin özeti gibi bir şey!

Paylaşılmış ve yaşanmış, yaşatılmış her güzel an için…

Vefa ve aidiyet duygusuyla…

Ve de…Hoş görünüze sunarak!

KADIKÖY KIZ LİSESİ (İSTANBUL KADIKÖY LİSESİ)

İstanbul Kadıköy  Moda’da bulunan şimdiki adıyla İstanbul Kadıköy Lisesi  1957 yılında  Kız Lisesi olarak eğitim ve öğretime  açılmıştır.10 dönümlük arazi üzerinde 3 bina bulunmakta,300 öğrencilik pansiyon bölümü, konferans ve kapalı spor salonları, laboratuvarları, resim ve müzik odaları, asırlık ağaçların bulunduğu geniş bahçesi ile Moda caddesinden denize kadar uzanır.

Okulun üç binasından bir tanesi olan Mermer Konak ayrı bir önem taşımaktadır. Mahmut Muhtar Paşa´nın mirasçıları tarafından Milli Eğitim Bakanlığı´na satılan Mermer Konak 1890-1891 yıllarında yapılmıştır. Diğer iki  bina 1969 ve 1972 yıllarında konağın bahçesine ilave olarak yapılmıştır. Bunlardan deniz tarafındaki bina 17 Ağustos 1999 depreminde hasar görmüş ve kullanılamaz duruma gelmiştir. Bu nedenle pansiyon binasının, spor salonunun ve deniz tarafındaki derslik binalarının eğitime fiziksel katkı projesi (EFİKAP) içerisinde Temmuz-Aralık 2002´de İstanbul Menkul Kıymetler Borsası tarafından takviye ve onarımı yapılmıştır.

1996-1997 Öğretim yılında Yabancı Dil Ağırlıklı Bölüm açılmış olup, bu bölümden ilk mezunlar 2000 yılında verilmiştir.2002-2003 Öğretim yılından itibaren karma eğitime geçilmiş, İl Milli Eğitim Komisyonu´nun 30.12.2002 tarih ve 32 sayılı kararı ile adı “KADIKÖY LİSESİ” olarak değiştirilmiştir. 2003-2004 Öğretim yılından itibaren yatılı öğrenci kapasitesi 100´e düşürülmüş ve bu sayıda giderek azalmaktadır. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü´nün 08.05.2008 tarih ve 4387 sayılı yasa ve Valilik oluru ile Kadıköy Lisesi kademeli olarak kapatılarak, 2008-2009 ders yılından itibaren tarihi bir okul olması nedeniyle adının korunarak Anadolu Lisesi Statüsünde Kadıköy Lisesi´nin açılması, 7 şube toplam 210 öğrenci alınması, okula bağlı pansiyonun kız öğrenci pansiyonu olarak kullanılması kararlaştırılmıştır.

İl Milli Eğitim Komisyonu´nun 12.06.2008 tarih ve 8 sayılı kararı ile Kadıköy Lisesi olan ismimiz “İSTANBUL KADIKÖY LİSESİ” olarak değiştirilmiştir. 27 Şubat okulun kuruluş yıldönümü olup, her yıl şubat ayının 4. pazarı okulun geleneksel “Simit-Salep” günü olarak kutlanmaktadır.

Okulun caddeye bakan  üst tarafındaki pansiyonlu bina son yıllarda değişik okullar tarafından kullanılmaktadır .Binalarının yenilenmesi projesi kapsamında sırasıyla Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İstanbul Fen Lisesi, Erenköy Kız Lisesi’nin misafir  kullandığı binada şimdi Kadıköy Anadolu Lisesi(Maarif Koleji) öğrencilerinin bir bölümü eğitim ve öğretim görüyorlar. Köşk için uğraş veren bir kısım eğitimci, mezunlar derneği(özellikle Fatoş Karataş Bağçe) ve yerel basının  yıllar süren çabaları sonucunda 2017 tarihinde restorasyon izni çıkmasına rağmen bu tarihi yapıda henüz bir çalışmaya başlanılmamıştır.

         ******

MAHMUT MUHTAR PAŞA KÖŞKÜ

(MERMER KONAK)

Kadıköy’de Mermer Konak diye bilinen  Mahmut Muhtar Paşa Köşkü Tanzimat dönemi(1838/1856) sonrasında Türk limanlarında ticaret yapan Levantenlerin en gözde semtlerinden biri olan  Moda’ da 1870’lerde Alfred Frederic James Barker adında Fransız asıllı bir İngiliz tarafından, şu anda ismi bilinmeyen İtalyan bir mimara yaptırılmış. A.F.J Barker Türkiye’de ticaret ile uğraşırken Osmanlı bankasıyla çalışmış. 10 sene kadar bu binada ailesi ile yaşadıktan sonra 1894 depremini takiben binasını Dimitri Veldemi adında bir Rum’ a satmış.

Osmanlı sadrazamlarından Gazi Ahmet Muhtar Paşa’ nın oğlu burayı almış ve Mısır Hidivi İsmail Paşa‘nın kızı Prenses Nimetullah hanım  ile evlenerek konağa yerleşmiş. Nimetullah hanım köşk etrafındaki  arsaları, evleri ve dükkanları da satın almış. O güne kadar sadece Levantanlar tarafından yerleşim bölgesi olan Moda’ ya Mahmut Paşa ile Türk ailelerde yerleşmeye başlamış.

1897-1929 seneleri arasındaki aile köşkte yaşarken, Gazi Muhtar Paşa Köşk’ün  ısıtma sistemini oluşturmuş ve şebeke suyunu getirtmiş. Böylece üzerinde kabartma desenli büyük, muhteşem döküm kaloriferlerle ısınma sistemini çözmüş. 1908 yılında Anadolu yakasına henüz elektrik gelmemişken, Mahmut Muhtar Paşa bahçesine bir makine ve dinamo yerleştirerek köşke elektrik sağlamış.

1.Dünya savaşı sırasında İngilizlerin işgali sırasında konağın haremlik kısmı 7 ay boyunca İngiliz askerlerine tahsis edilmiş. 1952 sonrasında Mısır’daki ihtilali takiben hanedan varlıklarını kaybedince aile İstanbul’daki köşke dönmüş. Mahmut Muhtar Paşa’nın devlete karşı kaybettiği bir dava sonucunda borçlu çıkması ile aile bu sefer tüm borçlarını ödeyebilmek için 9 dönümlük arazisi ile beraber köşkü 1.5 Milyon lira bedelle devlete devretmiş ve Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilerek kamusallaştırılmış. 1864′ te Fransız heykeltıraş Louis Domas tarafından yapılan bugün Sabancı’nın atlı köşkünün önünde duran ünlü heykel ve Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden Divan otelinin simgesi haline gelen geyik heykelleri açık artırmalar ile satılmış bu tarihi köşkün bahçesinden sökülerek yeni sahiplerinin  bahçelerine yerlestiririlmişler.

“Oldukça yüksek duvarlarla çevrili, amblemli demir bir kapıdan girilen Mahmut Paşa Konağı (Mermer Köşk), dikdörtgen planlı, neoklasik üslupta, ihtişamlı yapı Moda’daki tarihi binaların çoğunda olduğu gibi dış cephesi taştan inşa edilmiş”. Bina Tanzimat sonrası dönemi sembolize eden Doğu ve Batı kültürlerinin karışımı etnik yapı kültürünü ve neoklasik tarzı yansıtıyor. Bölgedeki diğer taş binalardan farklı olarak yapı tamamı ile mermer. Meşe parkeleri, yüksek tavanları ile de dikkat çekici.

Moda caddesine açılan üç kanatlı kapı büyük olup, yanlarındaki küçük kapılar demir motiflerle işlenmiştir. Ortalarında M.M. harflerinden oluşan insiyaller vardır.

Selamlıkta vekilharç ve yardımcılarının iki odası bulunur.

Bodrum, giriş, sofa ve bir cihannümadan oluşan Mermer Köşk’ün, doğu, batı ve kuzeye bakan üç kapısı bulunmakta. Doğu kapısı hareme açılan konağın, kuzeye bakan, dört sütunlu ana giriş kapısı ise selamlık bölümüne açılmaktadır. Giriş katında birbiriyle karşılıklı, aynı plana sahip 6 misafir odası bulunur. Konağın sofaya açılan 6 odası daha vardır. Onlardan biri Prenses Nimetullah, diğerleri de ailenin geri kalan bireylerine ayrılmış. Bu odaların duvar bezemeleri ve pencereleri dikkat çekicidir. Üçüncü kata ise hizmetçilerin kullandığı merdivenden çıkılır. Bu merdiven, aynı zamanda konağı, mutfak ve servis odasına bağlar. Üçüncü kat ise hizmetçilere yatak odası olarak ayrılmıştır. Binadaki ahşap işçiliği, 19.yüzyıl batı formundaki tavan ve duvar süslemeleri, Morano vitraylı pencereleri, işlemeli mermer merdiven korkulukları, porselen kapıları ve kapı  tokmakları, her biri ince birer sanat eseridir.”

Binanın okul olarak kullanıldığı ilk yıllarda döşemelerin zarar görmemesi için öğrencilerin terliklerle sınıflara girdiği bilinir.

1999 senesindeki deprem ile bina ciddi tahribat gördüğü ve  tehlike arz ettiğinden Mahmut Muhtar Paşa Köşk’ü içine giriş yasaklanmıştır. Zaman içinde tadilat yapılamaması yüzünden oldukça tahrip olan bina alınan özel izinlerle ara sıra dizi ve film çekimlerine kapılarını açmaktadır. (*)

Dr.Müfid Ekdal Mermer Konağın 1886 da bitirildiğinden söz eder.”(*)

 EMİRGAN’daki AT HEYKELİ

Osmanlı Devleti’nin Bahriye Nazırı Mahmut Muhtar Paşa’nın eşi Nimetullah hanım Boğazda Abraham Paşa‘nın iki çiftliğini satın alır. At Heykeli Anadolu Yakası tarafındaki çiftliğinden Feneryolu’nda Köşk Bahçesi’ne gönderilir. (Tahir Ekdal Sokak 7.no lu Kibar Apartmanı önü)

O zamanlar bahçe çam, çitlembik ve kestane ağaçları ile doludur. Heykel daha sonra Nimetullah hanım’ın Moda’daki Mermer Konak önüne yerleştirilir. 20 yıl kadar burada kalır. Aile bir müddet sonra bazı iç olaylarla sarsılır, ekonomik sorunlar başlar. Daha sonra da 1950 yılında Sabancı ailesi tarafından satın alınır Emirgan’daki köşk bahçesine yerleştirilir.

At heykeli 1854 yılında Louis Daumas‘un eseridir. Kalıpları F.Thiebaut tarafından hazırlanmış, J.Rovillard tarafından tunç olarak dökülmüştür.

SELMA ve YEGANE

Moda’da bulunan Kadıköy Kız Lisesi’nin bahçesindeki Mermer Konak tarihi içinde bugüne kadar sırrı tam olarak çözülememiş bir acı olay da yaşanmıştır

Nimetullah Hanım, Mahmut Muhtar Paşa ile evlenince de bu köşkten ayrılmaz ve onu ikna eder. Aile burada oturmayı sürdürür.

Nimetullah Hanım iyiliksever bir kadın olduğu kadar da otoriter olarak bilinir. Köşkte yaşanan bir olay nedeniyle köşk çalışanları ondan çok çekinirler.

Selma ve Yegane, Nimetullah hanımın en yakınındaki hizmetkarlarıdır. Gittiği her yere onları da götürür.

Nimetullah hanımın anahtarını boynunda taşıdığı ve yatak altındaki kutusunda sakladığı mücevherlerinin kaybolmasından Selma ve Yegane sorumlu tutulurlar. Bir anahtar   uydurup mücevherleri aldıklarına inanılır.

Hizmetkarlar suçlamayı kabul etmezler.

Köşk çalışanlarının anlattıklarına göre Selma ve Yegane konağın bodrumunda suçlarını itiraf etmeleri için işkence görürler.

1911 yılının bir bayram sabahında köşkte aniden bir telaş yaşanır.

 Mahmut Muhtar Paşa köşkün selamlığında, Nimetullah Hanım da alt kattaki salonda misafirleri ağırlarken  içeri giren bir hizmetli hüzünlü ve soğuk bir ses tonuyla, Nimetullah hanıma konukların arasında  Selma ve Yegane’nin öldüğünü söyler. Hizmetkarlar bu utançtan ya da gördükleri işkenceye dayanamadıklarından dolayı sublime içerek kendilerini zehirlemişlerdir.

.

Nimetullah Hanım’a günlük işlerinde yardım eden ve Nimetullah Hanım’ın gittiği her yere götürdüğü bu iki hizmetçisinin ölüm haberine ilgisiz tavır konukları şaşırtır.

İki genç kız, köşkte bayramlaşma devam ederken, başlarındaki doktorun yardımıyla verdikleri yaşam savaşında tüm çabalara rağmen  yaşamlarını yitirirler.

Hizmetkarların hazin ölümleri konakta yaşayanları derinden etkiler.

Selma ile Yegane, gerçekten suçlu muydu? sorusu gizemini hala korur. Bilinen o ki Selma ve Yegane’nin kendilerine  yapılanlara rağmen suçlamaları asla kabul etmedikleridir. Bu arada kızların hemen hastaneye kaldırılmaması ve konağa doktor çağrılmasının sebebi de  vücutlarındaki işkence izlerinin  anlaşılıp öğrenilmemesi düşüncesinden kaynaklanmış ve bütün bu olanlar köşk içinde kalmıştır.(*)

…..

(*)KAYNAKLAR

(*)Görev yaptığım. Kadıköy Kız Lisesi’nde (İstanbul Kadıköy Lisesi) Mahmut Muhtar Paşa Köşkü’nde ve 50.yıl etkinliklerinde Dr. Müfid Ekdal’ın ve okulun kültür sanat etkinlikleri’nde diğer konukların söyleşileri. Kapalı Hayat Kutusu Kadıköy Konakları, Bir Konak Bir Ömür Bir Devir (Dr.Müfid Ekdal), Kadıköy Belediyesi-Kadıköy (Dr.Müfid Ekdal), Mahalle komşum ve bir dönem birlikte Gazete Kadıköy’e yazılar yazdığımız  Dr.Müfid Ekdal ile Feneryolu sohbetleri, notlarım.

Mimar Levent Ersun yazıları(Gazete Kadıköy)

Sunay Akın

Kadıköy Belediyesi Etkinlikleri,

Kadıköy hafızası platformu, Kadıköy Tarihi ve Kültürel Kent Belleği, KKL ve İKL(Köşk Tanıtım Kitapçığı-Basın/Yayın/İletişim Kulübü) ve sesli tanıtım videosu(Kısa belgesel)KKL Mezunlar ve Mezunlar Derneği yazıları.

        *********

Ve…

Nusret Bey, günaydın. Elinize sağlık. İzninizle bazı açıklamalar yapmak istiyorum. Kadıköy Kız Lisesi’nin 2002-2003 yılındaki onarımında İMKB sinin Eğitime Fiziksel Katkı Projesi’ndeki Mahmut Muhtar  Paşa Köşkü’nün restorasyonu da vardı. Onarım devam ederken restorasyon maliyetinin çok yüksek olması, o günlerde depremden zarar gören kurumların da fazlalığı nedeniyle projeden çıkarıldı. Bu durumu öğrenince okuldan bir heyet kurarak İMKB Başkanlığını ziyaret ettik. O zamanki Başkan Yardımcısı Osman Bey de Moda’da ikamet ediyormuş. Bizi kırmadılar, isteğimiz doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığına, Köşk’ün restorasyon maliyetini karşılayacaklarına dair, yazılı başvuruyla istekte bulundular.

Bunun üzerine Bakanlık benden okulun olanaklarıyla proje çizdirmemi istedi. Araştırmam sonucunda proje maliyetini karşılayabilmesini mümkün değildi. Bunun üzerine İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi Restorasyon Kürsüsü öğretim üyesi, okulumuz eski mezunlarından Yrd. Doç. Dr. Deniz Mazlum ile iletişime geçtim. Deniz Hanım yüksek lisans öğrencisi Defne Altınkaynak’ a Mahmut Muhtar Paşa Köşkü’nün restorasyon projesini tez olarak verdi. Defne Hanım’ın babası da mimardı. Bunlar birlikte iki yıl çalışarak projeyi tamamladılar. Mimarlık Tarihi Kürsüsü Başkanı Prof.Dr. Ayla Ödekan da projeye destek verdi. Anıtlar Kurulunda bu proje değerlendirmeye alındı, ama projede tadilat yapılması bahanesiyle iş uzadı. 2007 de  Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, bana Kadıköy Belediyesinin Kültür Varlıkları Fonunda biriken paradan Köşk’ün restorasyonunu yaptırabileceğini bildirdi. Bu isteği yetkililere ilettiğimde İstanbul Özel İdaresinden arandım. Özel İdare olarak Köşk’ün restorasyonunu üstleneceklerini söylediler. Bunun üzerine Özel İdareden gelen mimarlar gurubu iki yıl Köşk içerisinde yoğun çalışarak restorasyon projesini hazırladı. Takiplerim sonucunda İl Milli Eğitimden ve Özel İdareden bana söylenen restorasyon çalışmalarında İstanbul’da 1. sırada olduğumuzdur. 2010 yılında ben okuldan ayrıldıktan sonra da benden sonra gelen yöneticilerin konuyla yakından ilgilendiklerine inanıyor, sonuca ulaşılamamasından dolayı da üzülüyorum. Okuldan ayrılırken Köşkle ilgili  çalışmalarımı bir dosya halinde Müdür Başyardımcısı Halit Bey’ e vermiştim.  

   Bir diğer husus da; büyük onarımla birlikte okulumuzun ismi “ Kadıköy İMKB Lisesi “ olmuştu. Bunun üzerine İMKB’ ye “ Bu ismin mezunlarımızın tepkisine neden olabileceğini, uygun görülürse İMKB katkısının okulun girişindeki bir panoda açıklanacağını, okulun isminin Kadıköy Lisesi olarak devam etmesini” teklif ettim. Onlar da bu teklifi uygun gördüler. Bakanlığımızla yaptığımız temaslarda okulun ismi Kadıköy Lisesi oldu. Köşk 1999 da değil 2003’te deniz tarafındaki binanın onarımı bittikten sonra teklifim üzerine eğitim öğretimime kapandı. Çünkü yapı yıpranması nedeniyle can güvenliği açısından tehlike yaratıyordu. Sevgi ve saygılarımla.

(İbrahim Arısoy)

KKL – İKL Eski Müdürü-16 Aralık 2021

Bir Cevap Yazın