CATENA/ZİNCİR Sergisi, Koridor Sanat Galerisi’nde…

Deniz Aksoy

“Catena” , kökeni Latince olan bir kelime olup 

Türkçe’de zincir anlamına gelmektedir. Melik 

İskender Atölyesi‘ndeki öğrencilerin özgün 

eserleriyle oluşturulan sergide, eserler bir 

zincirin halkaları gibi eklenerek bir bütün 

oluşturuldu. Sergide ikinci ve üçüncü sınıf 

öğrencilerinin genellikle 2020-2022 tarihleri arasında yapmış oldukları eserler yer almaktadır. Pandemi koşulları da düşünülerek küçük boyutlarda çalışılan eserler Katena/Zincir sergisinde izleyiciyle buluşuyor. 28 Mart-4 Nisan 2022 tarihleri arasında yapılacak olan Catena/Zincir sergisi;

Atatürk Eğitim Fakültesi 

Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü

Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı 

Koridor Sanat Galerisi’nde 64 sanatçı adayının 140 özgün eserleri ile açılacak. Ziyaret saatleri: Hafta içi 8:30-17:00 arasında olup tüm 

sanatseverler CATENA/ZİNCİR sergisine davetlidir.

CATENA/ZİNCİR Sergisi hakkında değerli sanatçı Melik İskender‘le söyleşi yaptık.

Deniz Aksoy- Bu sergi konsepti nasıl oluştu?

Melik İskender — Bir yola girdiğinizde doğru yöne gitmek için bir tabela ararsınız. 64 sanatçı adayıyla   yola çıktığımızda karşımıza çıkan tabelada Catena/Zincir yazısını okuduk.  O yöne doğru gittik ve bu özgün sergiye ulaştık.

Deniz Aksoy-  Öğrencilerin özgün çalışmaları dediniz içerikleri nelerdir?

Melik İskender— İç mekan- dış mekan, natürmort, insan bedeni, enstrüman, makine parçaları, çarklar,  takıntılarımız, arzularımız, tutkularımız veya beklentilerimiz gibi yaşamla ilişkili birçok şeyle karşılaşabilirsiniz. Her bir eser ayrı ayrı birikim ve araştırma ürünüdür. Bir sergiden çok müze gezdiğiniz düşüncesine kapılabilirsiniz. 

Deniz Aksoy- Güzel Sanatlar Galerilerinde açılan sergiyle bağımsız galerilerde veya mekânlarda açılan bir serginin farkı nedir?

Melik İskender – Akademilerde sanat eğitimi alınıyor, düşünülüyor, tartışılıyor ve üretiliyor. Akademi ortamında tamamı sanatçı öğretim görevlileri, sanat eğitimi almış veya almakta olan sanatçı adaylarının popülasyonu var. Burada, açılan sergilerde bir yüzleşme söz konusu. Her sanatçı adayı bir nevi aynadan kendini görme imkânı bulur. Bu ortamda sergiyi dolaşan herkesin pozitif veya negatif fikirleri var. Bağımsız galeriler genellikle daha özgür ortamlardır. Ama bağımsız galerilerin protokol listeleri var. Başını, sanatçıları, galeri, kolleksiyonerleri ve sanatseverler vb. davet ederler. Orada genellikle övgüler ve iltifatlar alırsınız. Akademilerde ise daha çok bilgi alışverişi söz konusu olur.

Deniz Aksoy – Buradan mezun olmanın avantajları nelerdir? 

Melik İskender- Eğitim Fakültelerinin avantajları 1997’ye göre azalsa da güzel sanatlar fakültelerinden farkı; tek bir atölyeden değil birçok atölyeden bilgi ve beceriyle donanan sanatçı adayları eğitimlerini tamamlamaktadır. Bu sergide eserleri olan değerli sanatçı adayları derslerine girdiği öğretim görevlilerinden aldıkları bilgileri harmanlayarak eser ortaya çıkardılar ve sergilediler. Almakta oldukları pedagojik formasyon eğitimi sanatçının bireyci yaklaşımının yanı sıra paylaşımcı yönünü de geliştirmektedir. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültemizden mezun olan ve öğretmenliği tercih eden sanatçılar Anadolu’nun kılcal damarlarına kadar yayılarak almış oldukları bilgi ve becerileri yaymaktadırlar. Ayrıca sanatçı, grafik, tekstil, fotoğraf, özgünbaskı, seramik tasarımları gibi alanlarda bağımsız olarak çalışabilmektedirler. 

Deniz Aksoy-  Son olarak sergiyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Melik İskender- Veimer Dönemi sanatçıları II. Dünya Savaşı çanları çalarken savaşın yıkımları ve sonuçlarının neler getireceğini açtıkları sergiyle sert bir şekilde ortaya koydular. Savaşı durduramasalar da savaş bittiğinde ortaya çıkan sonuç aynıydı. Yanı başımızda bırakın müzelerini, adeta sokaklarının her bir yeri müze olan Ukrayna’ya saldıran ve çocuk, kadın, yaşlı, genç, hayvan demeden her yeri yerle bir eden Rusya yönetimi veya durumu kışkırtan Amerika ve ortakları sanat eğitimi almış olsalardı durum bu hâle gelmezdi. Her sanatçı karanlığa ışık tutar ve toplumu aydınlatır. İzleyiciler bu ışığı takip etsinler. Unutmasınlar ki dünyanın en şanslı insanları en az bir sanatçı tanıdığı olan insanlardır.

Deniz Aksoy- Teşekkür ediyorum.

Bir Cevap Yazın