Dünya, Çocuklar, V for Vendetta vs.

Füsun Uzunoğlu

Dünya… Yaşlı dünya….

Daha ne kadar ışık yılı, ne kadar yıl, ne kadar ay veya gün yaşar bilinmez.

Ressam Füsun Uzunoğlu

Tek bildiğimiz var: Onun da bizim gibi bir ömrü olduğu. Yitip giden yıldızlar, güneşler ve zamanın sonsuzluğu, bizlerin ne kadar ölümlü olduğumuzu daha bir vuruyor yüzümüze. Düşünürsek eğer. Ölümlü olduğumuzu hatırlarsak. Bir Kızılderili atasözü der ki:

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacak.”

Füsun Uzunoğlu (ortada), Bahariye Sanat Galerisi’ndeki karma sergide, eserlerinin önünde, sergiye katılan sanatçılarla birlikte

Güç ve paraya olan yıkıcı bağımlılık akla geldiğinde beni etkileyen bir yapıttır “V for Vendetta”. Onu anlatmayacağım aslında. Onun anlatmaya çalıştıklarını, en azından bana düşündürdüklerini anlatmak istedim. O filmde George Orwell’in “1984” ünde anlattığı Big Brother gibiydi hikaye. İnsanlar kendi hallerinde yaşıyorlardı.  Büyük baskıyı, her dakikalarının kontrol altında olduğunu, haksızlıkları, ölümleri bilemeden yalnızca tek kanaldan servis edilen yapay senaryolar ve masallarla, hayatın bu olduğunu varsayarak günlerini geçiriyorlardı. Çocuklar da bu sanal alemde büyüyorlardı. Azınlıklar hedef alınıyor, insanlar sessiz sedasız yok ediliyordu. Bu senaryo aslında günümüze uyarlanabilecek bir senaryoydu: “Büyüklere masallar”

Guy Fawkes Vendetta maskelerinin altında çok derin bir isyan, çok büyük bir uyanış, çok büyük başarı var. Bu başarı kontrolün reddedilmesi, birlik olma, perdeyi kaldırma ve gerçeği görme başarısı. V’nin Vendetta’sı.

Ben bu başarıyı çocuklara yakıştırdım. O nedenle Guy Fawkes Vendetta maskeleri takmış iki çocuk çizdim.

Peki Guy Fawkes kim? 1605 İngiltere’sinde baskıyı iyice artıran yönetimi ortadan kaldırmak için Lordlar kamarasını havaya uçurmayı planlayan bir grubun başı. İşlem gecesinde gruptan birinin planı sızdırmasıyla yakalanıp hapse atılıyor. Daha sonra da idam ediliyor. O hapisteyken maske takmış çocuklar ona yardım için para topluyorlar. Daha sonra protesto eylemlerinde kağıttan maskelerckullanılıyor. Bu aslında Fawkes için başarısız bir girişim ama Parlamentonun kurtuluş günü olarak 5 Kasım’da yıllarca kutlanıyor. Zamanla, tümüyle farklı bir anlam kazanıyor ve protestoyu kutlama günü oluyor. Fakat hikaye burada da bitmiyor.

1980 yılında anarşist yazar Alan Moore’un yazdığı ve David Lloyd’un resimlediği “V for Vendetta” isimli çizgi roman, 2005’de Wachowski kardeşler tarafından sinemaya kazandırılıyor. Filmde Guy Fawkes’ın yüzünü kullanarak yapılan maskeler tasarlanıyor. Dünyanın en fazla  hasılat yapan filmleri arasında, film eleştirmenlerince dünyanın en iyi filmlerinden biri. Yönetmen James Mc Teigue.

Günümüzde Guy Fawkes Vendetta maskeleri dünyanın her yerinde, protesto eylemlerinde ya da sırf hoşa gittiği için kullanılıyor. Her yıl yüzbinlerce satıyor.

 Çocuklara gelirsek: Neden çocuklar ?

Çocuklar saf sevgileri, sınırsız hayal güçleri, merak duyguları, törpülenmemiş vicdanları, enerjileri ile daha güzel bir dünyayı istiyorlar. Bunu hak ediyorlar. Bizler kirlenmiş vicdanlarımız, dogmalarla prangalanmış beyinlerimiz ve çarpılmış değer yargılarımızla onlara güzel bir dünya bırakabilecek miyiz?

 Anda neredeyiz? Rakamlara bakalım:

Dünyada her dakika 11 kişi açlıktan ölüyor.

Bugün açlıktan ölen insan sayısı 27.863 kişi.

Şu andaki aç insan sayısı 859.999.565.

2021’de açlıktan ölüm sayısı 35 milyon.

İçecek suyu olmayan insan sayısı 783.002.213.

Suya bağlı hastalıklardan ölenler 244.304.

Yazıyı yazarken yok olan orman sayısı 1.508.813 hektar.

Bu yıl salınan endüstriyel zararlı atık 2.841.164 ton.

Bu yıl dünyada kaçak uyuşturucuya harcanan para 116.059.405.776 $.

ABD’de kilo kaybetmek için harcanan para 123.132.567 $.

2016 UNICEF Raporuna göre 2030 yılında 1.5 milyar yetişkin yalnızca ilkokul düzeyinde eğitim almış olacak.  Okula hiç başlamayan kız çocuğu sayısı erkek çocukların iki katı olacak.

Savaş da çocukları vuruyor. Suriye ve komşu ülkelerde 2.8 milyon çocuk okula gitmedikleri gibi, savaşan taraflardan birine katılmak zorunda kaldı. Ukrayna’daki savaştan kaçan 1.1 milyon mülteci çocuk var.

Çocuklara güzel bir dünya bırakmadığımız ortada.

Kadim uygarlıkların beşiği olan ülkemize gelirsek:  

Doğası tahrip edilmiş, ekonomisi yara almış, eğitimi ve hukuk sistemi dünya sıralamasında giderek arka sıralara düşmüş durumda. İstanbul gibi bir dünya ve tarih kenti üstelik de deprem riskine rağmen hukuk ve estetik kuralları hiçe sayılarak betona gömülmekte. Zeytin ağaçlarımız, ormanlarımız, çiftçilerimiz, Anadolu’nun dünyaca zengin doğal florası tehdit altında. Anadolu’ya özgü nesli tükenen hayvanlarımız özel izinle vuruluyor. Paraya indeksli ve değer bunalımı yaşayan insanlar varlıklarımızı acımasızca tüketiyor.

Bu gezegende elinde güç ve para olanlar gücü ve parayı artırmaktan başka kaygı taşımıyor. Barış yerine savaş, birlik yerine ayrılık, öğrenme yerine tabu, gelişme yerine cehaletle güç ve para besleniyor. Bu mantalite dünyaya ve onun esas sahibi olan çocuklara hiç bir gelecek sunmuyor.

Oysa doğanın kendisinde ne büyük sihir var… Bin bir güzellikte çiçekler, şelaleler, okyanuslar, doğan ve batan güneşin rengi, dağların heybetli zirveleri, her çeşit rengi ve tadı sunan bitkiler, mucize fraktaller ve hiç biri diğerine benzemeyen su kristalleri… Yalnızca aç kaldığında avlanan ve yalnızca kendini korumak için saldıran hayvanlar… Doğanın muhteşem dengesi… Çocuklar da işte bu güzellik ve saflıkta doğuyorlar. Görmeyi bilen gözler, duymaya hazır kalpler için bir cennet var burada…

Ama, çocuklar korkuyu, sorgusuz itaati, yalanı, öldürmeyi, hatta çaresizliği öğreniyorlar. Bizden öğreniyorlar. Bu kirlenmişliğe ancak çocuklar ve çocukların açık beyniyle ön yargısız düşünebilenler dur diyebilecek.

Hala zaman var.

Bu duygularla oluşturduğum Vendetta’larımı Bahariye Sanat Galerisi‘nin “Spring Breeze” -Bahar Esintisi- temalı uluslararası karma sergisinde beğeninize sundum. Elinde çiçek tutan bir kız çocuğu ve balonuyla bir erkek çocuğu. 40×40 boyutlarında, tuval üzerine akrilik. Belki sizlerde de dünyanın ve çocukların geleceğiyle ilgili bir kıvılcım uyandırır.

“Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var ve fikirler kurşun geçirmez!”

Bir Cevap Yazın