Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı’nda, Dr. Didem Çatalkılıç Söyleşisi

Ümit Gezgin

Şeyh Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı’nda, 15 Mayıs 2022 Pazar günü, saat 14.00’de, Araştırmacı Emir Fatih Akbulat modaratörlüğünde; Dr. Didem Çatalkılıç söyleşisi gerçekleşti.

Emin Fatih Akbulat ve Dr. Didem Çatalkılıç, söyleşide

Şeyh Şamil Vakfı’nın başkanı, Cengiz Gül‘ün açılış konuşmasını yaptığı söyleşide; Dr. Didem Çatalkılıç’ın 1. baskısı 2021’de yapılmış olan; ‘Kafkasya’da Rus Yayılmacılığı; Mozdok Hattı: 1552-1832’ kitabı üzerinden; Kafkasya coğrafyasının özellikleri, özellikle su kaynakları ve su potansiyeli bağlamında değerlendirilmesi ve Çerkez Kimliği noktalarında çok güzel ve faydalı söyleşisi gerçekleşti.

Konuşmacılarla birlikte

Modaratör, Emir Fatih Akbulat da, İngiliz belgeleri ışığında Kafkasya gerçekliği ve İngilizlerin Kafkasya’yı algılama biçimleri üzerine bir master tezi hazırladığı da düşünülürse; bu söyleşi kapsamlı ve anlamlı olmuştur.

Dr. Didem Çatalkılıç’ın kitabının arka kapak yazısında da şunlar yazıyor: “Kafkasya’nın Rusya tarafından kolonizasyonu 16. yüzyıla kadar uzanan oldukça uzun bir tarihsel süreci kapsar. Söz konusu süreç içinde bölgeye Kazakların iskanı Rusya tarafından önemli bir kolonizasyon yöntemi olarak kullanılmıştır. Bölgede yürütülen askeri faaliyetleri de yerel halkların kontrol altına alınmasında önemli unsurlar olmuştur. Bu faaliyetlerin alt yapısını ise Kazak stanitsaları ile kale kentlerden oluşan ve zaman içinde tüm Kafkasya’yı saran ‘hat sistemi’ sağlamıştır.

Ege Üniversitesi’nde sunulan bir doktora tezine dayanan bu kitapta, hat sisteminin bir parçası olarak Mozdok Hattı ele alınmaktadır. Bu bağlamda Kuzeydoğu Kafkasya’nın Rusya topraklarına dahil edilme sürecini ‘ara zemin’ kavramından faydalanarak inceleyen yazar, Kazaklarla yerel gruplar arasındaki ilişkileri değişik boyutlarıyla ele almakta, Kafkasya’nın Rusya tarafından kolonizasyoununa farklı bir perspektiften bakmamızı sağlamaktadır.”

SU SAVAŞLARI VE KAFKASYA

Yazar, Kafkasya’nın gerek tatlı su, gerekse de sıcak su kaynakları bakımından çok zengin olduğunu, belirttiği konuşmasında, gelecekte de bir ‘su savaşları’ olabileceğini, Kafkasya’daki zengin su yataklarının da göz dikildiği alana dönüşebileceğini, söyledi.

Çatalkılıç, soru cevap kısımlarında da, ‘su savaşları’nın geleceğin dünyasını belirleyebileceğini, Kafkasya’daki su potansiyelinin Çarlık Rusya’sı tarafından keşfedildiğini ve daha 16. yüzyılda, Rus istila ve yayılmacılığının başladığını, belirtti.

Dünyadaki azalan ve kirlenen su kaynaklarının, git gide, özellikle egemenlerin gözünü Kafkasya ve benzeri su açısından zengin bölgelere çekeceğini, anlatan Çatalkılıç, Türkiye ve dünyanın bu açılardan da bilgi ve bilince sahip olması gerektiğini, belirtti.

Özellikle su kaynaklarının git gide azaldığını, fakat Kafkasya’nın bol su kaynaklarına sahip olmasının, gözlerin de oraya dikilmesine sebep olduğunu, özellikle Rusya açısından da bunun geçmişte ve günümüzde de bu şekilde olduğunu, hatırlattı.

Sorularla açılan ve detaylı açıklamalarda bulunulan söyleşi, kalıcı ve çok faydalı oldu…

Bir Cevap Yazın