EMİN GÜLER RESMİNDE DİNAMİK KURGU

Ümit Gezgin

Dinamik bir kurgunun eşlik ettiği özgün bir yapı kuruyor kendisine Emin Güler; bu yapı hareket halinde bir biçim katsayısını imlediği kadar, aynı zamanda renkle, nesneler anlamıyla ve insan, doğa, hayvan birlikteliğiyle kozmosun özgün çevrimine katılıyor. Estetik espasın içinde sanatçının yaratısal müdahale ve varoluşsal katsayılarıyla yeni tanım biçimlerine, görsel yol alışlara dönüşüyor.

Sanat düşünürü Jeremik`e göre; “Sanat, bilimin tersine nesneler dünyasına gerçekten insani bir anlam getirir.” Bu anlam hem seçilen konuyla ilintilidir, hem de sanatçının onu ele alma biçimiyle de koşuttur. Emin Güler’in resimlerine baktığımızda hümanist bir yaklaşım modeli sergilediğini, giderek bu modeli Anadolu coğrafyasının zengin bileşenleri içinden seçerek oluşturduğunu ve evrensel değer kıstasları içine, pentürün özgün yeniden varoluşuyla ileriye taşıdığını gözlemliyoruz.

Sıcak soğuk renk değerlerinin bazen karşıt, bazen nüanslarla kompozisyon içinde bezenmesi; hareket dinamizmine eşlik edecek bir biçim ve renk oluşumunun sağlanmış olması; figürlerle, onlara eşlik edecek olan kuş, at, balık; çizgi, mekan, form ve değerlerinin uyum içinde, süreklilik yaratacak tarzda bir birini dengelemesi, hep görsel bir anlam boyutunda oluşuyor onda.

Fantastik gönderimli açılımlar, farklı mekan ve perspektif gündeme getirilip, kompozisyon içinde dönüştürülmesi ve kah atların ve kuşların, kah ağaçların ve figürlerin dinamizmi imleyen bir duyarlılıkla ele alınması; bir de rengin özgün bir boyutta sıkmayan, dağılan ve bütünleşen yapı dahilinde resmi tamamlaması bu resmi belli kıstasların üzerindeki resim tanımına oturtuyor; kendi özgün dilini bulmuş bir ressamın kendine özgü anlatımları olduğu kadar sanatçının resmi; bunun ötesinde kendi anlatım dizgesini yaratmış bir üslup sahibinin de ifadeleri olarak karşımıza çıkıyor.

Bir iş, üretim, var oluş ve devingenlik içindeki insan varlığı; doğanın bütün yaratıcı gücüyle tanışarak, uygarlık nosyonu çerçevesinde, üretim ve yaratım dengesi içinde bir araya geliyor onun resimlerinde. Bu yönüyle öykülemeyi de fantastik katsayılar içinde düşünen bir resim dili ve üslubu yaratmış sanatçı. Bir yönü Anadolu gerçekliğine kadar uzanan, diğer yönü bu gerçekliği resmin pentürel katsayısıyla evrensel bir tirada dönüştüren yapı dahilinde, biçim-içerik sorunlarını kendi bünyesi içinde bileşene kavuşturmuş usta ressamın, sanatkarca anlatımları olarak karşımızda yerini alıyor bu resimler.

Keçiler, kuşlar, atlar,, bulutlar.. figürlerin insan anlatımlarının içinde, onların yaşamlarına katılan, o yaşamları biçimlendiren öyküler toplamı olduğu kadar sanatçın resimleri dahilinde; kompozisyon elemanı olarak bir ritim, denge ve harekete iştirak eden yapılar olarak da karşımıza çıkıyor. Sanatçı salt bir anlatım olgusunun resim için yeterli olmadığının ayrımında; bu yüzden kompozisyon değerlerine, renk, biçim ilişkilerine, mekanı kurgulama ve onu renkle olduğu kadar özgün bir hareket formu olan biçimle de ifade etmenin sorunsallarını yaşıyor. Bu yaşama bilinci aynı zamanda ifade de yetkinliğe, kendince estetik çözümler üretmeye ve ele aldığı konuları özgün bir dışavurum mantığı çerçevesinde dönüştürmeye götürmüş onu.

Değişim ve dönüşüm değeri yaratmış resimlerinin iç aurasında; statik olmayan, durmayan, hareket halinde resimler kurgulaması boşuna değil; bu büyük Anadolu gerçekliğinin doğasıyla insanına, toprağına, canlısına tanıklık etmiş bir sanatçının bütün samimiyeti olarak yansımasını bulmuş onda. Hem de zor olan dinamik bir kurgu bütünlüğü, bu bütünlüğü bir yalın ifadeye ve anlatıma götürecek düzlem ve düzeyde. Zor olan şeyi başarmış böylelikle.. öyküleri ve formu, renk bileşenleriyle birlikte yalınlaştırılmış bir dinamizm şeklinde anlatarak.

Bağırmayan renklerin bu plastik ifadeleri yüksek estetik katsayıları içinde Emin Güler, hem kendine özgü bir dil ve disiplin yaratmış oluyor ve hem de Türk resmi içinde kendine özgü bir tını yakalamış bulunuyor. Değişen ve anlamını git gide yitirmeye başlamış bulunan resimsel değerler ancak böyle ressamlar eliyle korunacak ve sürdürülecek gibi görünüyor. Hem resim üretmek; onun anlam ve dil zenginliğini vermek, özgün bir yapı kurmak; hem de düşünceyi, kavramı ve anlamı; köke, topraklara bağlı bir gerçekliğin izini sürerek gerçekleştirmek. Aslolan da zaten burası; ayakları yere basan, estetik değerleri yüksek, özgün görsel diller ve anlatımlar kurmak. İşte onları gerçekleştirmiş bir sanatçı olarak da Emin Güler kendine, özüne bağlı bir değişimi imlerken, yaratıcılığın özgünlük koluyla nasıl gerçekleşeceğini de bizlere göstermiş oluyor. Bu pastel tonların zengin çeşitliliği içinde sadece insanı, doğayı, toprağı ve gökyüzünü bir araya getirmiyor; aynı zamanda görsel tadı yüksek, resim gibi resimler de üretiyor.

SANAT ANLAYIŞIM

Emin Güler
   Bir sanat insanı sanat yolculuğuna çıktığında öncelikle kendi yaşantılarından, gözlem ve izlenimlerinden hareketle yapıtlarının alt yapısını kurgular.


   Ben de Anadolu’yu ve Anadolu insanının hem yaşamını bilen; hem de bu  yaşamın içinden gelen birisi olarak gözlem ve izlenimlerimle yaşanmışlıklarımın sentezini yaparak resimlerimi oluşturma çabasındayım.


   Özellikle son otuz yıla varan çalışmalarımda “Kısmetin Peşinde”, ”Denizin Bereketi”, “Gün Altında” ve “Anadolu’da Bahar” başlığı altında yaptığım çalışmalarımda; insan ve çevresinin yaşama çabası ve verdiği mücadeleler resimlerimin konularını oluşturmaktadır. Kimi zaman balıkçıların denizle mücadelesi, kimi zaman insanın toprakla kavgası, kimi zaman da bir kedinin, kuşun ya da bir başka canlının yaşam mücadelesi resim anlayışım çerçevesinde tuvalime yansır.


   Elbette ki sadece bunlar resmin oluşmasında yeterli unsurlar değildir. Resim dilinizin ifadesinde resmin plastik ögelerini kullanırken size has olan ifade biçimlerinden yola çıkarak, seçtiğiniz konularla öz ve biçim bütünlüğü ile birlikte sizin olan dili ortaya koymak ve sizin olan dilin yansımasının resimlerinizde yaşam bulmasını sağlamanız gerekmektedir.


   İşte ben de seçtiğim konularla birlikte, bana ait olan renk, kurgu ve kompozisyonlarımla Emin Güler resminin ve resim dilinin yaratılma çabası içerisinde çalışmalarımı sürdürmekteyim.

NOT: Emin Güler Resim Sergisi, 9-31 Mayıs 2022 tarihleri arasında, ANKARA, Çankaya Belediyesi Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde sanatseverleri bekliyor.

Bir Cevap Yazın