Contemporary Bloom’u Eleştirmek…

Ümit Gezgin

Fuarlar bir ülkenin can damarıdır. Elbet artarak devam etmeleri gerekir ki, ‘pazar’ canlı kalabilsin ve insanlar da bu pazardan yüksek oranlarda istifade edebilirsin.

Zaten Ali Güreli de ‘biz pazara enerji vermek için düzenliyoruz bu fuarları’ diyor ve Bloom’un, önceki fuara ek olarak ‘pazara enerji’ için ortaya çıktığına atıf yapıyor.

Hangi pazar? diye de bu arada sormak gerekiyor elbet.. Ciddi bir ‘sanat pazarı’ var da bizlerin haberi mi olmadı.. Galerilerin siftahsız kapandığı, sanatçıların kan ağladığı, sanatdışı dünyanın, açlıkla burun buruna geldiği bir ortamda, sosyetenin bile, ayağını yorganına göre uzat felsefesine göre yaşamaya çalıştığı bir durumda; Ali Güreli hangi pazara enerji verecek doğrusu sormak gerekiyor…

Aslında bu pazar filen değil. Bir tür oyalanma… Körlerle sağırların ve hep aynı kişi ve galerilerin, Türkiye’de sadece kendilerinin ‘çağdaş!’ sanatı temsil ettikleri yanılgısı.. Sormazlar mı adama; sizin çağdaş sanatçı kabul ettiğiniz sanatçılar ve eserler Edirne’nin dışına çıkabiliyor mu?.. Bütün hikaye buradaki saftirik, sonradan zenginleşmiş taifeyi tavlamak değil mi?.. diye…

Bu sorulara artık kalmamış sanat eleştirmenleri ve her kimse sanat yazarları ve gazeteciler de cevap veremezler.. Bir-iki onun bunun beslemesi yazı yazanı elbet ‘yazar’ saymazsak.. Günlük gazetelerdeki ‘besleme’, dönem yazarları gibi, onlar da sabun köpüğü gibi kaybolup gidecekler zamanı gelince…

Türkiye’de sanat maalesef hep kandırmalar, aldatmacalar, vitrin gösterimleri, çiğlik ve kavramsal cehaletlerle süregelmiştir. Bloom ve ondan da sıradan diğer sanat adına ortaya çıkan fuarlar, bu çiğliğin, cehaletin içinde, olmayan pazara enerji vermek için, gerçekten birkaç kişinin cep itibarını doldurmak için, kişiyle muhkem olarak devam etmektedir.

Entellektüel kapasitesinin eksilerde olduğu bir toplumda, alanla ilgili literatürün olmadığı bir yapı içinde hangi pazar, hangi çağdaş sanattan bahsediyoruz..

Ali Güreli nereye enerji veriyor bu durumda?…

Bir Cevap Yazın