VAN YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ’NDE Disiplinlerarası Sanat Buluşması

Doç. Dr. Nazan OSKAY

Tarihsel süreçte sanatın ortaya çıkışıyla ilgili çok sayıda görüş ileri sürülmüştür. Bu görüşlerden belki de en çarpıcı olanı Tolstoy’un “İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu, kendinde canlandırdıktan sonra aynı duyguyu başkalarının da hissedebilmesi için hareket, ses, çizgi, renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerle ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştır” sözünde ifade ettiğidir.

Bu söz, insanın duymaya, görmeye ve düşünmeye başladığı andan itibaren hayatın içine gerçek manada girmeye başladığını belirtmektedir. İnsanoğlunun en eski yaratılarından biri olan sanat da bu eksende kendini keşfeden insanın doğaya karşı hissettiklerini dışa aktarma ihtiyacından doğmuştur ve insan söz konusu düşüncelerini/duygularını canlı-cansız simgeler (semboller) aracılığıyla bir yaratıya dönüştürmüştür.

Sanatın ortaya çıkma serüveninde, bir şeyin benzerini yaratarak o şeyin aslı üzerinde güç kazanacağı düşüncesi vardır ve bu da esasında Platon ve Aristoteles gibi bazı filozofların şekillendirdiği sanatın mimesis olduğu fikrine bizi götürmektedir. Bugün ise sanat değişen yaşam koşullarıyla birlikte salt doğanın bir taklidi değil toplumun politik, ekonomik ve kültürel etkinliklerinden beslenen bir olguya dönüşmüştür. 

Bu açıdan baktığımızda sanatın özünün doğa tarafından, estetiğinin ise toplumsal olaylar ve insanın toplumla olan çok yönlü ilişkileri tarafından oluşturulduğu ifade edilebilir. Nitekim Guyeu ve John Ruskin gibi birçok sanat düşünürü de sanatın özünün doğa ve insanın kattığı toplumsal değerler olduğunu söylemişlerdir. Toplumun tarihsel, siyasal ve kültürel birçok özelliğini barındıran sanatın bu sayede toplumları ortak bir paydada buluşturduğu tartışılmazdır. Sanatın; iletişim, tarih, antropoloji, matematik, fizik, kimya gibi bilimin birçok alanıyla disiplinlerarası etkileşimi söz konusudur ve bu durum hem düşünsel hem de biçimsel açıdan sanatçıya sınırsız özgürlük alanı sunmaktadır.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü olarak öğrencilerle ortaklaşa organize ettiğimiz “Disiplinlerarası Sanat Buluşması” isimli seminerler dizisi de sanatı farklı perspektiflerden sorgulatmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çağımızın değişen sanat algısının farklı disiplinlerin ortaya koyduğu bakış açılarından nasıl beslendiği ve yararlandığı akademisyen konuşmacıların katılımıyla ele alınmıştır.

                Seminerler dizisinin ilki olan ve 24 Mart 2022’de üniversitemiz Arkeoloji Bölümü’nden Öğr. Gör. Cem HAYDAROĞLU’nun anlatımında Resim Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Şeyma BİNER moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Mitoloji ve Sanat İlişkisi” seminerinde; sanat eserlerinde mitolojik figürlerin kullanılması, sanatçının mesele edindiği mitolojiden nasıl beslendiği ve anlatımının temelinde arkaik dürtülerin sanattaki karşılığının ne olduğu üzerinde durulmuştur.

Disiplinlerarası Sanat Buluşması seminerler dizisinin ikincisi ise 13 Mayıs 2022 tarihinde üniversitemiz Felsefe Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Ömür KARSLI’nın “Felsefe Açısından Sanat Sorunu” başlıklı sunumuyla gerçekleşmiştir. Antik dönemden bu yana felsefenin konu edindiği ve üzerinde sayısız tartışmalar yapıldığı sanat-felsefe ilişkisine değinen KARSLI, “filozofu sanatı düşünmeye iten şey nedir?” sorusuyla seminerine başlayarak sanat felsefesinin sanatı ele alışındaki sorunlara değinmiştir.

Sona eren her iki seminerin de öğrencilerin sanatı ve sanat eserlerini farklı yaklaşımlarla sorgulama ve yorumlama yeterliliklerine büyük katkı sağladığı kanaatindeyim. Bu nedenle Öğr. Gör. Cem HAYDAROĞLU ve Arş. Gör. Dr. Ömür KARSLI’ya kendim ve fakültem adına teşekkür ederim. “Disiplinlerarası Sanat Buluşması Seminerleri” farklı akademisyenlerin katılımıyla 2022-2023 öğretim yılında da devam edecektir.

SANATLA KALIN!

Bir Cevap Yazın